Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9620 E. 2022/14431 K. 17.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9620
KARAR NO : 2022/14431
KARAR TARİHİ : 17.11.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
No :

Dava, maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi

I-İSTEM
Davacı, 20/12/2006 yılında … sicil numarası ile sigortalı olarak işe başladığını müvekkilinin malulen … için gereken sigortalılık süresi ve prim şartını tamamladığını kurumca haksız olarak reddedildiğini, müvekkilin Karaman Devlet Hastanesi … Kurulu’nun 28/07/2010 tarihli raporu gereğince %42 oranında engelliliği bulunduğunu, söz konusu rahatsızlığı ilerleyerek maluliyetinin çalışma gücünün %60’ını kaybettiğini, ilk işe girdiğinde malul olmadığını çalışma sürecinin ilerleyen aşamasında bu oranın arttığını, müvekkilin durumunda herhangi bir değişikliğin olmadığını, müvekkilin durumunun daha da kötüye gittiğini kurum tarafından müvekkilin … talebinin reddedildiğini, müvekkilin sigortalı olmadan önce malul sayılacak derece de rahatsızlığı bulunmadığını rahatsızlığı çalışma şartlarının zorluğu neticesinde nüksettiğini ve ağırlaştığını maluliyet aylığına hak kazanmanın koşullarının müvekkilinde olduğunu ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı, maluliyet aylığının bağlanabilmesi için ilk defa sigortalı olarak çalıştığı tarihten önce malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızasının bulunmaması gerektiğini, davacının kurum sağlık kurulu ve yüksek sağlık kurulu tarafından malul sayılmadığını, çalıştığı işten ayrılmamış olduğunu ve çalışmaya devam ettiğini, tahsis talep ve beyan taahhüt belgesi ile aylığa başvuru yapmış olmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARLARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi, davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar vermiştir.
B-BAM KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esasdan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, müvekkilinin davayı açmakta güncel ve açık hukuki yararı bulunduğunu, müvekkilinin, 20.12.2006 yılında … sicil numarası ile sigortalı olarak çalışmaya başladığını, malulen … için gereken sigortalılık süresi ve prim gün şartını tamamladığını, ancak kurumca talebinin haksız olarak reddedildiğini, müvekkilinin Karaman … Kurulu’nun 28.07.2010 tarihli raporu gereğince %42 oranında engelliliği bulunmakta olup; söz konusu rahatsızlığı ilerleyerek maluliyetine sebebiyet verdiğini, özellikle müvekkilinin çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiğini, bu sebeple müvekkilin malulen emekli aylığına hak kazandığının tespiti gerektiğini, ilk defa çalışmaya başladıktan yıllar sonra bile %42 oranında engelli olduğunu, ilk işe başladığında malul olmadığını, çalışma sürecinin ilerleyen aşamasında bu oranın arttığını, nitekim yargılama aşamasında alınan adli tıp kurumu raporları ile de sabit olduğu üzere müvekkilimizin açıkça malulen … aylığına hak kazandığını, mahkeme kararının eksik araştırmaya dayandığını, müvekkilinin davayı açmakta açık hukuki yararının bulunması ve sigortalı lehine yorum ilkesi gereğince ve alınan Adli Tıp Kurumu raporları ile de sabit olduğu üzere müvekkilin malulen emekli aylığına hak kazandığının tespiti ile aylık bağlanması gerektiği ortaya konulmuş iken aksi yöndeki davanın reddi kararının usul ve kanuna aykırı olmuş olup; kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
İnceleme konusu dosyada; Davacının 06.09.2018 tarihli aylık bağlanmasına ilişkin talebinin kurum tarafından davacının çalışma gücünün en az %60’nı kaybetmediğine karar verildiğinden reddedildiği, YSK tarafından verilen kararda da davacının çalışma gücünün en az %60 oranında kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyada … 3. İhtisas Dairesinden ve … 2. Üst Kurulundan alınan raporlarda davacının en az %60 oranında çalışma gücünü kaybettiği ve maluliyet başlangıç tarihinin 24/08/2007 tarihi olduğu hususlarının mütala edildiği görülmektedir.
5510 sayılı Yasanın 25. maddesinde “Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûllük sigortası bakımından malûl sayılır.
Ancak, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün %60’ını kaybettiği önceden veyasonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya özürü sebebiyle malûllük aylığından yararlanamaz…” hükmü düzenlenmiştir.
Somut dosyada; Davacı 5510 sayılı Yasanın 25 ve devamı maddeleri uyarınca malul sayılması ve maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti ile aksi kurum işleminin iptalini talep etmiştir. Davacının bu istem ile dava açmasında hukuki yararı olup, talebin eda davasına konu edilebileceğinden bahisle tespit davası açmasında hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde değildir. Zira davacıya maluliyet aylığı bağlanabilmesi için öncelikle maluliyet oranının ve maluliyet aylığına hak kazandığının tespit edilmesi ve bu tespitler neticesine göre kurum işleminin yerinde olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Bu itibarla davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesi usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 17.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.