Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9797 E. 2023/145 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9797
KARAR NO : 2023/145
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/977 E., 2022/1197 K.
DAVACILAR : … mirasçıları; 1- … 2- …
3- … 4- … 5- …
6- … 7- … vekilleri Avukat …
DAVA TARİHİ : 28.02.2018
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/40 E., 2021/436 K.

Taraflar arasındaki malululiyet aylığına hak kazandığının tespiti, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile tahisili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vasisi dava dilekçesinde; vasisi bulunduğu … adına son olarak 11.10.2017 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına yapmış olduğu malulen emeklilik başvurusuna çalışma gücünün %60 ‘ndan fazlasını kaybetmediği gerekçesiyle 20.12.2017 tarihli kararla reddedildiğini, karar tarafına 16.02.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, Uşak Devlet Hastanesi’nden aldığı ilk raporda dahi özürlülük oranı %80’in üzerinde çıktığını, son alınan raporda da %90’ın üzerinde çalışma gücünün kaybı tespit edildiğini, dolayısıyla kabul edilmeyen maluliyet ve malulen emekliliğine hak kazandığının tespiti için bu davayı açtıklarını, SGK Başkanlığı çalışma gücünün %94 oranında kaybedildiğini tespit eden heyet raporuna rağmen çalışma gücünün kaybını hiçbir araştırma yapmadan, keyfi olarak %60 ‘ın altında gösterdiğini, heyet raporunda belirtilen %94 çalışma gücü kaybı olan ve 1933 doğumlu bir hastanın çalışma gücünün artması mümkün olmadığını, bu durumda bir hastanın çalışamayacağı ve çalışmasının da insan anatomisine aykırı olduğunu bu nedenle vasisi bulunduğu …’in maluliyetinden doğan malulen emekliliğine ve emekli aylığını kazandığının tespitini, kazanılan emekli aylığının tarihi tam hatırlanmamakla beraber 2012-2013 yıllarında yapılan ve yine %80 üzerinde engelli olarak çıkan heyet raporunun aksine gerekçesiz ve akla aykırı şekilde reddedilen malulen emeklilik başvurusu tarihi üzerinden tarafına ödenmesini, ilk yapılan malulen emeklilik başvurusunun tarihinin tespitini, geçmişe dönük oluşacak maaş alacakları üzerinden yasal faiz işletilip tarafına ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili tarafından; davacının 06.11.2012 tarihinde kurama tescilinin yapıldığını, davacının malulen emekli olma dilekçesi ile kuruma başvurusu üzerine Uşak Devlet Hastanesine sevkinin yapıldığını ve Uşak Devlet Hastanesinden gelen raporun … Bölge Sağlık Kurulu’na gönderildiğini, … Bölge Sağlık Kurulu tarafından 29.11.2012 tarihli 7252 sayılı karar ile davacının çalışma gücünü %60 oranında kaybetmediğine dair karar verildiğini ve bahsi geçen karar 04.12.2012 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davacı yeniden 09.11.2015 tarihinde malulen emeklilik için müracaat ederek hastaneye sevkini talep ettiğini, talebi doğrultusunda 10.11.2015 tarihinde sevk hastaneye sevk edildiğini, düzenlenen rapor … Bölge Sağlık Kurulu’na gönderildiğini, … Bölge Sağlık Kurulu 22.11.2015 tarihli karar ile davacının %60 oranında çalışma gücünü kaybetmediğine karar verdiğini, davacı tarafın itiraz etmesi üzerine dosyası Yüksek Sağlık Kurulu’na gönderildiğini, Yüksek Sağlık Kurulu davacının raporlarını inceleyerek 20.12.2017 tarihli kararı ile davacının çalışma gücünü %60 oranında kaybetmediği sonucuna ulaştığını, bu kararda davacıya 29.01.2018 tarihli yazı ile tebliğ edildiğini, her ne kadar davacı tarafından asker olduğu ve görevini ifa ederek geçirdiği iş kazası neticesinde malul kaldığı beyan edilmiş ise de davacının 5510 Sayılı Kanun’un aramış olduğu maluliyet oranını haiz olmadığı Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile sabit olduğunu, bu nedenle davacının davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; müteveffa davacı tarafça malulen emeklilik aylığına hak kazandığının tespiti ve ödenmeyen aylıkların tahsilinin talep edildiği, uyuşmazlık ile ilgili … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü 22.12.2015 tarih, 20156400507 karar sayılı Meslekte kazanma gücü kaybı oranı (sürekli iş göremezlik derecesi) tespitine ilişkin sağlık kurulu kararı ile çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmediğine karar verildiği, daha sonra alınan Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu 20.12.2017 tarih 94/17668 sayılı kararı ile sigortalının mevcut hastalık ve arızalarına göre Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına karar verildiği, bu karara yapılan itiraz üzerine alınan Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulunun 06.01.2020 karar tarih ve 715 karar sayılı raporu ile “… oğlu, 1933 doğumlu …’in Uşak EAH 22.10.2019 tarihli 3963 sayılı raporda belirtilen KOAH – kognitif bozukluk – Bilateral kortikonükleer katarakt- Kardiovasküler hastalık ve PEG kateteriyle beslenmesi birlikte değerlendirildiğinde; 03.08.2013 tarihli, 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği P.3.Maddesi gereğince çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmiş olduğu, malul sayılması gerektiği, mevcut belgelere göre; maluliyetinin Uşak EAH 22.10.2019 tarihli 3963 sayılı raporun düzenlendiği tarih itibariyle başladığı” tespit edildiği görülmüştür.

Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu raporları arasında çelişki olduğundan, çelişkinin giderilmesi için dosya ATK 2. Üst Kurulu’ na gönderilmiş olup ATK 2. Üst Kurulu’ nun 19.08.2021 tarih ve 1325 karar sayılı raporu ile “Ahmet oğlu, 1933 doğumlu …’in Uşak EAH 22.10.2019 tarihli 3963 sayılı raporda belirtilen KOAH – kognitif bozukluk – Bilateral kortikonükleer katarakt- Kardiovasküler hastalık ve PEG kateteriyle beslenmesi birlikte değerlendirildiğinde; 03.08.2013 tarihli, 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği P.3.Maddesi gereğince çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmiş olduğu, malul sayılması gerektiği, mevcut belgelere göre; maluliyetinin Uşak EAH 22.10.2019 tarihli 3963 sayılı raporun düzenlendiği tarih itibariyle başladığı ” tespit edilmiştir.

Dosyada mevcut en son çelişkiyi giderir mahiyetteki ATK 2. Üst Kurulu’ nun 19.08.2021 tarih ve 1325 karar sayılı raporundan da anlaşılacağı üzere müteveffa davacının çalışma gücünün en az %60(yüzdealtmış)’ını kaybetmiş olduğu ve malul sayılması gerektiği, maluliyetinin de 22.10.2019’den itibaren başladığı anlaşılmıştır.

Dava dilekçesiyle, Kuruma müracaat tarihinden itibaren geçerli olmak üzere maluliyet maaşının yasal faizi ile tahsili istenilmiştir.

Dosyadaki belgelerden müteveffa davacı tarafca uyuşmazlık ile ilgili olarak 11.10.2017 tarihinde Kuruma müracaat edildiği ve Kurum tarafından da 29.01.2018 tarihinde Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 20.12.2017 tarih ve 94/17668 karar sayılı raporu doğrultusunda başvuru reddedilmiştir.

Yukarıda da açıklandığı üzere, çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmesi nedeniyle malul sayılması gereken müteveffa davacının maluliyetinin 22.10.2019’den itibaren başladığı anlaşılmıştır.

5510 sayılı Kanunun 42’nci maddesindeki “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, aylık ve gelir tahsis talep tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulduğu, gerekçesiyle;
Davanın kabulüne,
Müteveffa davacı …’in 22.10.2019 tarihinden itibaren çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmiş olması nedeniyle malul sayılması ve 01.11.2019 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı mirasçıları Vekilinin İstinaf Sebepleri
Mirasçıları vekili, müvekkilinin çalışma gücünü kaybının 2012 yılından itibaren mevcut olduğunu, bu tarihten itibaren emekli olması ve maaşlarını da yine bu tarihten itibaren alması gerektiğini, bu durumu devam eden celselerde sıklıkla dile getirdiklerini, Adli Tıp Kurumu raporunun da bu sebeple dikkate alınmaması gerektiği veya mevcut durumun müzekkere yazılarak Kuruma iletilmesi yönünde talepte bulunulduğunu, ancak taleplerinin yerine getirilmediğini, Adli Tıp Kurumu’nun müvekkili hakkında maluliyet tespiti için rapor hazırlarken sadece 2019 yılını referans aldığını, dava tarihinden önceki durumlara değinmediğini, eksik rapor düzenlendiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Hak düşürücü ve zamanaşımı itirazları konusunda karar verilmediğini, davacı tarafından dava ikame edilmeden önce müvekkil Kuruma herhangi bir başvurusunun bulunmadığını, davacının; … Bölge Sağlık Kurulu’nun 29.11.2012 tarih 7252 sayılı kararında, gerek 22.11.2015 tarihli … Bölge Sağlık Kurulu’nun, ve son olarak bu karara itiraz üzerine Yüksek Sağlık Kurulu’nun 20.12.2017 tarihli davacının çalışma gücü kaybı oranının %60 oranında kaybetmediğinin tespit edildiğini, Yüksek Sağlık Kurulu raporlarına itibar edilmesi gerekmesine rağmen bu raporlara itibar edilmediğini, Adli Tıp Kurum raporlarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafça dava dilekçesinde 2012 yılından itibaren emekliliğe hak kazandığını ve ödemelerin bu tarihten itibaren yapılmasının istenildiğini, hüküm kısmında 01.11.2019 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına karar verildiğini, ilk derece mahkemesinin davayı kısmen kabul ettiğinden müvekkili Kurum lehine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
Davacının maluliyet aylığı bağlanmasını gerektirir düzeyde çalışma güç kaybının bulunup bulunmadığı konusunda yapılan incelemeler sonucu Bölge Sağlık Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından verilen davacılar murisinin maluliyetinin bulunmadığı kararı verilmiş ise de Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi ve Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporlarda “… oğlu, 1933 doğumlu …’in Uşak EAH 22.10.2019 tarihli 3963 sayılı raporda belirtilen KOAH – kognitif bozukluk – Bilateral kortikonükleer katarakt- Kardiovasküler hastalık ve PEG kateteriyle beslenmesi birlikte değerlendirildiğinde; 03.08.2013 tarihli, 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği P.3.Maddesi gereğince çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmiş olduğu, malul sayılması gerektiği,” denilmekle, yasal prosedür uygulanarak davacılar murisi …’in 22.10.2019 tarihinden itibaren çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiğine dair tespit yerinde ise de, maluliyetin başlangıç tarihi olarak 2012 talep edildiği, mahkemece maluliyetin başladığı tarih 22.10.2019 tespit edilmekle, talep kısmen kabul edildiği halde kabul hükmü kurulmasının hatalı olduğu, maluliyet oranının dava devam ederken oluştuğu belirlenmekle, Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından, istinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yukarıda sıralanan gerekçeler ışığında kısmen yerinde olduğu, ancak bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle,
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine,
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; Uşak 1. İş Mahkemesi’nin 30.11.2021 tarih, 2018/40 Esas ve 2021/436 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
Davanın kısmen kabulü ile,
Müteveffa davacı …’in 22.10.2019 tarihinden itibaren çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmiş olması nedeniyle malul sayılması ve 01.11.2019 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine;
Maluliyet aylıklarının müteveffa davacı mirasçılarına 5510 sayılı Kanun’un 42’inci maddesi uyarınca üç aylık sürenin sonundan itibaren başlamak üzere hak ediş tarihlerine göre ay be ay hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; malulen emeklilik aylığına hak kazandığının tespiti ve ödenmeyen aylıkların tahsili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,5510 sayılı yasanın 25 ve 26. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.