Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9829 E. 2023/162 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9829
KARAR NO : 2023/162
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 03.06.2022
SAYISI : 2019/932 E., 2021/1067 K.
FER’Î MÜDAHİL : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 06.04.2016
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/181 E., 2019/77 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince davacının feragat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair ek karar verilmiştir.

Karar davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından ek karar ise yine davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 30.07.2011-02.01.2016 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı; davacı ile kendisinin 30.07.2011 tarihinde karşılıklı irade beyanı ve rızaya dayalı olarak evlenmeye karar aldıklarını ve kendisinin evinde beraber yaşamaya başladıklarını, davacının ölen ilk eşinden aldığı dul maaşının kesilmemesi için ısrarla resmi nikah istemediğini belirttiğini, birlikte yaşarken davacının ikinci eşini bıçakla ağır yaralamak suçundan dolayı 10.04.2012 tarihinde cezaevine girdiğini, Denetimli Serbestlik Yasası’ndan yararlanılarak 07.01.2013 günü tahliye olduğunu, tekrar beraber yaşamaya başladıklarını, davacının tahliyeden sonra 28.08.2013 tarihine kadar Denetimli Serbestlik Yasası gereğince ücretsiz kamu hizmetinde bulunduğunu, kendisinin emekli sağlık memuru olarak 04.01.2006 tarihinden bu yana …/… adresinde sağlık kabini işlettiğini, davacı ile hiçbir zaman yazılı veya sözlü bir iş akdinin olmadığını, davacının Narlıdere semt polikliniği yanında, bazen de Narlıdere dışında seyyar oyuncak satışı yapmaya başladığını, davacının oyuncak satışı yapmadığı ve Karataş Ticarette çalışmadığı günlerde “evde sıkılıyorum” diyerek çalıştırdığı sağlık kabinine geldiğini, öğle yemeğini beraber yediklerini, bilgisayarda facebooka girip müzik dinlediğini, kendisinin hasta ile ilgilenirken başka bir hasta gelirse kendi isteği ile gelen hastayı karşıladığını, bazen kendisine sorarak onlara randevuyu verdiğini, evlilik birliği oluşturmak amacıyla ortak yaşam sürdürdüklerini, davacının “aile hukuki ilişkisi” dahilinde şahsına yardımda bulunduğunu, fiilen ücretli olarak çalışmayan eşlerin sigortalı işçi olarak sayılmadığını, davanın tamamen şahsi bir husumetle ikame edildiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

2.Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili; çalışma olgusunun yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delilerle kanıtlanması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davacının davasının kabulüne;

Davacının davalı iş veren …’a ait 1476876.35 sicil sayılı işyerinde 30.07.2011-09.04.2012 ve 08.01.2013-02.01.2016 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1327 gün çalıştığı, 1327 günlük çalışmasının kuruma bildirilmediğinin tespitine,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili, davacının iddiasını usul ve yasaya uygun deliller ile ispat edemediğini, dosyada alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sundukları deliller ve mahkeme tarafından toplanan delillerin değerlendirilmediğini, dosya kapsamında yapılan 19.04.2016 tarihli zabıta araştırması dikkate alınmadığını, davacının kendi nam ve hesabına kaldırımda oyuncak satmasının yanlış değerlendirilip yorumlandığını, davacının kendisi tarafından müvekkiline gönderilen … 5. Noterliği’nin 16.05.2017 tarih 14048 yevmiye nolu ihtarnamesinin dikkate alınmadığını, taraflar arasında dini nikahlı evlilik ilişkisi söz konusu olup, herhangi bir hizmet akdinin söz konusu olmadığını beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.İstinaf kanun yoluna başvuran fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili, hukuka aykırı düzenlenmiş bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davacının iddiasını yazılı belgelerle ispat edemediğini, Kurum kayıtlarına dayalı hüküm kurulması gerekirken sadece tanık beyanlarına dayalı eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “bir kısım davalı tanıklarının anlatımlarından davalıya ait işyerinde yemek hizmeti sunduğunun belirtildiği, ayrıca bu işyerinin bölüm ve eklentisi olan davalıya ait işyerinin ön bölümünde oyuncak sattığı, davacının ekonomik yaşamında baskın ve etkin çalışmasının davalı işyerinde durması, kulak delmesi ve buruna hızma takması, iğne yapması ve davalı işverenin işyerindeki etkinliği sırasında ona yardım etmesi şeklinde gerçekleşmesi nedeniyle, taraflar arasında hizmet akdinin varlığını kabul eden mahkemenin tespiti yerinde ise de, davacının cezaevinde kaldığı sürelere göre 09.04.2012-07.01.2013 ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından kamuya yararlı işte ücretsiz çalıştırıldığı 25.01.2013-12.04.2013 dönemi dışlanarak hizmet süresinin tespit edilmesi gerekmekle, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından kamuya yararlı işte ücretsiz çalıştırıldığı 25.01.2013-12.04.2013 arasını düşmeyen mahkeme kararının hatalı olduğu anlaşılmakla, davacının 30.07.2011-02.01.2016 tarihleri arasında; 30.07.2011 – 31.12.2011 döneminde 152 gün, 01.01.2012 – 09.04.2012 döneminde 99 gün, 08.01.2013 – 24.01.2013 döneminde 17 gün, 13.04.2013 – 31.12.2013 döneminde 258 gün, 01.01.2014 – 31.12.2014 döneminde 360 gün, 01.01.2015 – 31.12.2015 döneminde 360 gün, 01.01.2016 – 02.01.2016 döneminde 2 gün olmak üzere toplam 1248 gün olduğu kabul edilmiştir.” gerekçesiyle

“A-) Davalı vekili ve fer’i müdahil vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile; … 12. İş Mahkemesi’nin 14.03.2019 tarih, 2016/181 Esas ve 2019/77 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına

1-Davanın kısmen kabulü ile

-Davacının davalı işveren …’a ait 1476876.35 sicil sayılı işyerinde 30.07.2011 – 31.12.2011 döneminde 152 gün, 01.01.2012 – 09.04.2012 döneminde 99 gün, 08.01.2013 – 24.01.2013 döneminde 17 gün, 13.04.2013 – 31.12.2013 döneminde 258 gün, 01.01.2014 – 31.12.2014 döneminde 360 gün, 01.01.2015 – 31.12.2015 döneminde 360 gün, 01.01.2016 – 02.01.2016 döneminde 2 gün olmak üzere toplam 1248 gün hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığının ve 1248 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine,

-Fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesince, yargılama aşamasında sunulan davadan feragat dilekçesi ve sonrasında bundan vazgeçmeye ilişkin dilekçesi hakkında “…kesin hüküm sonucunu doğuracak feragat beyanının mümkün olmadığı eldeki davada; irade bozukluğu içerdiği belirtilen beyana HMK 123 veya 150 nci maddesi uyarınca anlam yüklenmesi de mümkün olmadığından; dosyanın iadesine dayanak yapılan 18.01.2022 tarihli dilekçe nedeniyle HMK 310/3 maddesi uyarınca bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur.” gerekçesiyle “1-Davacının davadan feragat iradesinin bulunmadığı anlaşılmakla HMK. 310/3 üncü maddesi uyarınca karar verilmesine yer olmadığına,” dair 01.06.2022 tarihli ek karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, davanın ispat edilemediğini, tanıkların davacının yakınları olduğunu, hizmet akdi unsurlarının oluşmadığını, ihtarnamenin ve ceza dava dosyalarının dikkate alınmadığını yine ek kararın yerinde olmadığını belirterek kararın ve ek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
C.A.Davalının Ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Davacının 31.03.2022 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan edip 11.04.2022 ve 31.05.2022 tarihli beyanlarında feragat iradesinin bulunmadığına dair beyanı ile Bölge Adliye Mahkemesinin buna ilişkin gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, ek kararın onanmasına karar verilmiştir.

C.B. Davalının ve Fer’i Müdahil Kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, davalıya ait iş yerinde 30.07.2011-02.01.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemli açılan işbu davada, davalı tanıklarının anlatımlarından iş yerinde yemek hizmetleri sunduğunun anlaşıldığı, davacının iş yeri içerisindeki işverene yönelik çalışması dışında ayrıca bu iş yerinin bölüm ve eklentisi olan davalı iş yerinin ön bölümünde oyuncak sattığı, İlk Derece Mahkemesince, tüm tanık anlatımları ile bilgi ve belgeler doğrultusunda baskın ve etkin çalışmanın davalı iş yerindeki çalışma olduğu gözetilerek karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasındaki hizmet akdinin varlığını kabul eden İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, davacının Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından kamuya yararlı işte ücretsiz çalıştırıldığı dönemin de düşülmesi gerektiği gözetilip İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yukarıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuş ise de, hizmetin geçtiği sürelerin tespiti yönünden eksik araştırma yapıldığı anlaşılmıştır.

3.Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

4.Dosya kapsamında bulunan deliller incelendiğinde, dosyaya sunulmuş olan ajandanın yeterince incelenmediği, zira işverenliğin sünnet, kulak delme, hızma takma, iğne yapma girişimlerinde bulunduğu, ajandada bir kısım girişim yapılan kişilerin isimlerinin yer aldığı, mahkemece bu kişiler yönünden yeterince araştırma yapılmadığı, diğer taraftan iş yeri önünde davacının oyuncak sattığı belirgin olup her ne kadar İlk Derece Mahkemesince bunun baskın çalışma olmadığı değerlendirilmiş ise de bu konuda da yeterince araştırma yapılmadığı anlaşılmakla, ajanda da adı geçenlerden ulaşılabilen tanıkların ifadesine başvurularak çalışmanın niteliği belirlenmeli, gerektiğinde tam – kısmi çalışma değerlendirilmeli, iş yeri önünde oyuncak satım işinin hangi saatler arasında gerçekleştiği daha detaylı araştırma ile netleştirilmek suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

5. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Davalının ek karara yönelik temyiz istemi yönünden, Bölge Adliye Mahkemesince verilen 01.06.2022 tarihli Ek Kararın ONANMASINA,

2.Davalının ve fer’i müdahil Kurum vekilinin temyiz istemleri yönünden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.