Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9842 E. 2023/7753 K. 11.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9842
KARAR NO : 2023/7753
KARAR TARİHİ : 11.07.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/198 E., 2022/263 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 06.01.2004 tarihinde…Amörtisör Otomoliv Yedek Parça Metal Sanayi Tic. Ltd. Şti’nde işe başladığını, davacının çalıştığı testerenin aşırı gürültüsünden dolayı kulaklarının ağır işittiğini, sağ kulağının orta derecede işitme kaybına uğradığını, işverenin davacıya kulaklık vermediğini, kulaklarından rahatsızlanması üzerine 2009/Şubat ayında davalı şirket kurucularına ait …Plastik Hırdavat San Tic. Ltd, Şti’nde hiç ara vermeden çalıştırılmaya başlandığını, şirketin ünvanı plastik/hırdavat olsa da kimyasal yollarla krom kaplama işinde çalıştırıldığını, burada da kimyasallardan dolayı akciğerlerinden mesleksel astım hastası olduğunu, burnunda delik ve kemik erimesi olduğunu, ayrıca ellerinde yaralar çıktığını, bu konu ile ilgili ayrıca …Plastik Hırdavat San Tic.Ltd. Şti’ne dava açtıklarını, …Plastik Hırdavat San Tic.Ltd. Şti’nde rahatsızlanması üzerine 2010/9 uncu ayından itibaren yine davalı şirkette çalışmaya başladığını ve 30.10.2010 tarihinde de davalının davacının işine son verdiğini beyanla manevi tazminat ve iş görmezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; geçici de olsa zarar verebilecek bölümlerde gereken iş güvenliği tedbirlerinin alındığını, davacının işten ayrılmasının 4 yıl olduğunu, davacının dava dilekçesinde 2 şirketten bahsettiğini, her 2 işyerinde de aynı iş yapılıyormuş gibi beyanlarda bulunduğunu, davacının yaptığı işten dolayı meslek hastalığına tutulmadığını, aynı işyerinde yıllarca aynı işi yapan tüm çalışanlarda böyle bir rahatsızlığın oluşmadığını, sadece davacıda oluşmuş ise bu durumun davacının gerekli işgüvenliği malzemelerini kullanmamasından kaynaklandığını, kusurun tamamının da davacıda olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli ve 2012/500 Esas, 2019/511 Karar sayılı kararıyla; mevzuata göre Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun raporuna göre işitme kaybının mesleki olmadığı kanaat edinildiğinden davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2020 tarihli ve 2019/3827 E- 2020/708 K
sayılı kararıyla; dava dilekçesi içeriğinden davacının talebinin davalıya ait işyerinde gerçekleşen 2004-2009 yılları arasındaki çalışmaları nedeniyle uğradığı işitme kaybı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna girdiği iddiasıyla tazminata ilişkin olduğu, her ne kadar Kurum Yüksek Sağlık Kurulu tarafından davacının işetme kaybının mesleki olduğu ve sürekli iş göremezlik derecesinin %19 olduğuna karar verilmiş ise de gerek Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu kararı, gerekse Adli Tıp 2. Üst Kurulunun kararı ile davacının işitme kaybının mesleki olmadığına karar verildiği gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 01.06.2021 tarih ve 2020/7125 E- 2021/7347 K sayılı ilamıyla; … Sosyal Güvenlik Müdürlüğü‘nün 23.12.2014 tarihli kararında davacının işitme kaybının mesleki olduğu ve % 18 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğunun tespit edildiği, keza SSYSK‘nın 25.11.2015 tarihli kararında da davacının işitme kaybının mesleki olduğu ve düzeltme kaydıyla % 19 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğunun tespit edildiği, her iki raporda da hastalığının 05.07.2013 tarihinde başladığının kabul edildiği, Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 18.10.2017 tarihli kararı ile Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu 03.01.2019 tarihli kararında ise tespit edilen işitme kaybının 2005 ve 2011 yılları arasında tüm odyolarda benzer bir pattern izlendiği ve aynı işinde çalışırken işitme seviyelerinin bozulmadığı cihetle mesleki olmadığı ve maluliyetinin de değerlendirilemediğinin mütalaa edildiği, ancak anılan bu raporlarda işitme kaybı hastalığının sonradan ortaya çıkma ihtimalinin bulunup bulunmadığı, davacının çalıştığı ortam gözetilerek bu ortamın işitme kaybına sonradan neden olup olmayacağının irdelenmediği, Kurum raporu ve SSYSK kararlarında belirlenen sürekli işgöremezlik oranlarının nasıl ve ne sebeple oluştuğu araştırılmadan eksik inceleme sonucu karar verildiği, mahkemece yapılacak işin, gerekirse davacının muayene edilmesi ve yukarıda belirtilen eksikliklerin irdelenmesi suretiyle, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan davacıda meydana gelen işitme kaybının mesleki olup olmadığının tespit edildiği rapor alarak oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek
ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamı uyarınca, işitme kaybı hastalığının sonradan ortaya çıkma ihtimali bulunup bulunmadığı, davacının çalıştığı ortam gözetilerek bu ortamın işitme kaybına sonradan neden olup olmayacağı irdelenerek Kurum raporu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararlarında belirtilen sürekli iş göremezlik oranlarının nasıl ve ne sebeple oluştuğu da yeniden değerlendirilmek üzere dosyanın yeniden ATK Başkanlığı 2. Üst Kuruluna tevdi edildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulu’nun 16.12.2021 tarih ve 1992 sayılı kararında sonuç olarak özetle;” … hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler 2. Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde, Mustafa oğlu 1979 doğumlu …’ın mesleki astım hastalığının bulunduğu, ancak 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan çalışma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği hükümleri muvacehesinde maluliyetini gerektirmediği; kişinin incelenen tıbbi belgelerinde tespit edilen işitme kaybının 2005 ve 2011 yılları arasında tüm odyogram tetkiklerinde benzer bir patern izlediği ve aynı işinde çalışırken işitme seviyelerinin bozulmadığı, ilgili yönetmelikte mesleki işitme kaybının değerlendirilmesindeki yükümlülük süresinin 6 ay olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 05.07.2013 tarihinde başladığı kabul edilen işitme kaybının çalıştığı iş yerindeki maruziyetine bağlı olmadığı cihetle, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan çalışma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği hükümleri çerçevesinde mesleki olmadığı bu doğrultuda maluliyetinin değerlendirilemediği oy birliği ile mütalaa olunur” dendiği, buna göre bozma ilamı sonrasında Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan aldırılan rapordan davacı lehine, evvelce verilen karardan farklı bir sonuca ulaşılamadığı gerekçesiyle davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz sebepleri olarak özetle; Adli tıp raporuyla astım hastalığının mesleki olduğunun tespit edildiğini, sürekli iş göremezliğe yol açmadığının belirtildiğini, astımın işyeri koşullarından kaynaklandığını, adli tıp raporunun işitme kaybının mesleki olmadığına dair gerekçesini kabul etmediklerini, astım ve işitme kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, manevi tazminatın şartlarının oluşabilmesi için illa sürekli iş gücü kaybı olması gerekmediğini, Adli Tıp Kurulunun davacının astım nedeniyle meslek hastalığını kabul edip sürekli iş gücü kaybı yoktur şeklinde rapor verdiğine göre davacının geçici iş gücü kaybının araştırılması ve geçici iş gücü kaybına göre de belirli bir maddi tazminat verilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 95 inci madde hükümleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,