YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9854
KARAR NO : 2022/16378
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile davanın hukuki yarar yokluğunda reddine dair karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde çalışmakta iken 20.01.2020 tarihinde kaza geçirdiğini, kazanın iş kazası olduğunu, kaza ile ilgili Kuruma gerekli bildirimlerin yapıldığını ve kendisinin de iş kazası olduğunun tespiti için Kuruma başvuruda bulunduğunu, Kurum tarafından herhangi bir cevap verilmediğini beyanla, meydana gelen kazanın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … Başkanlığı vekili, davacı tarafından Kuruma yaptığı başvurunun sonucu beklenmeden dava yoluna gidildiğini, davada hukuki yararının bulunmadığını, dava açıldığı tarihte müvekkili Kurumun kazanın iş kazası olmadığına ilişkin olumsuz bir cevabının bulunmadığını, dava açmadan önce Kurumun cevabının beklenmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Ltd. Şti. vekili tarafından verilen beyan dilekçesi ile, açılan davayı kabul ettiklerini, davacının bu davada hiçbir hukuki menfaatinin bulunmadığını, … bildirgesinde kazanın işverence 20.01.2020 günü iş kazası olarak bildirildiğinin görüldüğünü, kazanın iş kazası olduğu yönünde bir şüphe veya bir itirazlarının bulunmadığını beyan ettikleri görülmüştür.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince “1-Her iki davalı yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,” dair karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
“…Kurumun 26.01.2021 tarihli yazısında, “Müdürlüğümüz sigortalılarından olup 20/01/2020 tarihinde işkazası geçiren … T.C. Kimlik Numaralı …’ın anılan kaza olayı ile ilgili olarak vekili Av. …’in 27/04/2020 tarihli sürekli işgöremezlik gelir talebi dilekçesi üzerine dilekçe ve ekleri incelenmiş, ancak dilekçe ekinde yer alan vekaletname Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 80. Maddesine uygun olmadığından talebine istinaden herhangi bir işlem yapılamamıştır.
Sigortalının geçirdiği iş kazası ile ilgili Müdürlüğümüzce işlem yapılabilmesi için Av. …’e müracaat ile ilgili belgelerin sigortalı tarafından doldurulup imzalanması veya Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 80. Maddesine uygun düzenlenmiş vekaletnamesi ile kendisi tarafından doldurulması gerektiği 16/06/2020 tarihli ve … sayılı yazımız ile bildirilmiştir.
Sigortalının veya vekilinin Merkezimize müracaatı/dilekçesini iletmesi halinde iş kazası yönünden sürekli iş göremezlik derecesi tespiti işlemlerine başlanabileceği, sigortalının dosyasındaki başvuru belgelerinin bir suretinin ekte gönderildiği,
Sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinin % 10 veya üzerinde tespitlenmesi halinde Kurumumuzun 2016/21 sayılı Genelgesi gereği Sosyal Güvenlik Denetmenleri Servisinden tahkikat isteminde bulunulabileceği ve tarafına gelir bağlanacağı” belirtildiği, Kurum yazısından da anlaşılacağı üzere, davacının 20.01.2020 tarihinde davalı işverene ait işyerinde geçirdiği iş kazasının 22.01.2020 tarihinde işveren tarafından Kuruma iş kazası olarak bildiriminin yapıldığı, davacının 27.04.2020 tarihinde sürekli iş göremezlik geliri talebi ile Kuruma başvurusunun bulunduğu, 09.07.2020 tarihinde ise iş bu davayı açtığı görülmekle, davacının uyuşmazlık konusu olmayan hususun tespitini istediği ve Kuruma yapılan başvurunun sonucunu beklemeden davayı açtığı anlaşılmakla, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekmiştir….” gerekçesiyle “A-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine,
B-)Davalı … Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Bergama 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 12.11.2021 tarih, 2020/262 Esas ve 2021/535 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
1-Davanın hukuki yarar yokluğundan reddine,” dair karar verilmiştir.
V-TEMYİZ NEDENLERİ:
Davacı vekili, hukuki yararın bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ
Dosya kapsamı incelendiğinde, 20.01.2020 tarihide meydana gelen kaza için, davalı işverenlik tarafından 22.01.2020 tarihinde davalı Kuruma bildirim yapıldığı, davacı vekilinin 27.04.2020 tarihinde kazanın iş kazası sayılması yönünde davalı kuruma başvurduğu, başvuruda bir takım eksiklikler bulunduğundan bahisle kurum tarafından 16.06.2020 tarihli yazı ile davacıya cevap verildiği, 09.07.2020 tarihinde işbu davanın açıldığı ve 08.11.2021 tarihinde söz konusu kazanın davalı kurum tarafından iş kazası sayıldığı anlaşılmaktadır.
11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunun 64. maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine “31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” hükmü 3. fıkra olarak eklenerek 5510 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan davalarda (hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç) dava açılmadan önce Kuruma başvuru zorunlu hale getirilmiştir. 25.10.2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 5521 sayılı Kanunu yürürlükten kaldırarak onun yerini almıştır. 7036 sayılı Kanunun 4. maddesinde de “…31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına başvurulması zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz…” şeklinde düzenleme yapılarak 5510 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan davalarda dava açılmadan önce Kuruma başvuru şartı tekrar edilmiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, bölge adliye mahkemesince, yukarıda belirtilen ve devamla “…davacının 27.04.2020 tarihinde sürekli iş göremezlik geliri talebi ile Kuruma başvurusunun bulunduğu, 09.07.2020 tarihinde ise iş bu davayı açtığı görülmekle, davacının uyuşmazlık konusu olmayan hususun tespitini istediği ve Kuruma yapılan başvurunun sonucunu beklemeden davayı açtığı anlaşılmakla, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekmiştir…” gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu iş kazasının işveren tarafından olay tarihinden iki gün sonra davalı Kuruma bildirilmesi, davacının 27.04.2020 tarihinde davalı Kuruma başvurması ve Kurum tarafından 16.06.2020 tarihli yazı ile bir takım eksiklikler nedeni ile evrakı iade etmesi, başvurudan itibaren altmış gün içinde gerekeni yapmaması hususlarıyla birlikte davanın açılış tarihi ve 08.11.2021 tarihinde olayı iş kazası olarak kabul etmesi karşısında, kurumun yukarıda belirtilen kanunda öngörülen altmış günlük süreye riayet etmeyerek red iradesini ortaya koyduğu ve giderek dava açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan yargılama safhasında olayın davalı kurum tarafından iş kazası olarak sayılması ile davalı işverenin işkazası bildiriminde bulunması karşısında, davanın konusuz kaldığı belirgin olup, mahkemece bu husus gözetilerek karar verilmesi gerekmektedir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.