Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9885 E. 2022/11848 K. 05.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9885
KARAR NO : 2022/11848
KARAR TARİHİ : 05.10.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
No :

Dava, kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının 1985 -1992 yılları arasında 1479 Sayılı bağkur, 01/09/1994 – 29/12/1997 arası 2926 Sayılı tarım sigortalısı 29/12/1997 tarihinden 31/05/2000 tarihine kadar 1479 sayılı yasaya sigortalı olup kurumca emekli olabileceği söylenerek emekli olduğunu ve emekli olduktan sonrada taksici olarak çalışmaya devam ettiğini, maaşını çekememesi üzerine maaşının bloke edildiğini öğrendiğini kurumun 16 yıl önce yaptığı hatanın borç olarak çıkarıldığını ve itirazlarının red edildiğini, borcun zaman aşımına uğradığını, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili,davacının 01/06/2000 tarihinde 1479 Sayılı sigortalılık üzerinden yaşlılılk aylığı bağlandığını, maaş bağlama sırasında mülga 2929 Sayılı yasanın 8. Maddesi uyarınca son 7 yılın fiili hizmet süresi içerisinde 2926 sayılı sigortalılık günleri fazla olduğundan yaşlılık aylığının bu yasaya göre bağlanması gerektiğini işlemin yerinde olup davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “Davacı vekili tarafından açılan davanın kabulü ile,
1-Davacı hakkında düzenlenen 29/8/2016 tarih 11964764 sayılı T.C. … Burdur … Müdürlüğü tarafından düzenlenen borç bildirimde yer alan borçtan dolayı davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine”, karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı SGK vekili; kararın yerinde olmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Bölge Adliye Mahkemesince “ Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle Burdur 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi 2016/392 Esas 2019/536 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, ” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili; Kurum işleminin yerinde olduğunu ve davanın reddi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
2928 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun “Aylığı bağlayacak kurum” başlığını taşıyan 8. maddesinin birinci fıkrasında da, birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden ilgililere, son (7) yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı ve ödeneceği açıklanmıştır.
5510 sayılı Yasanın 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermektedir.
Somut olayda; davacı sigortalının yaşlılık aylığı 31/05/2000 tahsis talep tarihi itibariyle, 25/04/1959-25/10/1961 tarihleri arasında 600 gün Askerlik borçlanmasının bulunduğu, 02/01/1985-16/04/1992 tarihleri arasında 1479 Sayılı Kanuna tabi 2624 gün (7 yıl 3 ay 14 gün) hizmetlerinin bulunduğu, 01/01/1993-31/08/1994 tarihleri arasında 300 gün 2925 Sayılı Kanuna tabi hizmetlerinin bulunduğu, 01/09/1994-29/12/1997 tarihleri arasında 1198 gün (3 yıl 3 ay 28 gün) 2926 sayılı kanuna tabi hizmetlerinin bulunduğu, 29/12/1997-31/05/2000 tarihleri arasında 1479 Sayılı Kanuna tabi 872 gün (2 yıl 5 ay 2 gün) hizmetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Eldeki davada;
1-31/05/2000 günlü yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi itibariyle, davacı sigortalının 2829 sayılı Yasanın 8. maddesi hükmü kapsamında son 7 yıldaki fiili hizmet süresine göre; 2925 Sayılı Yasaya göre 300 gün, 2926 sayılı yasaya göre 1198 gün, 1479 sayılı yasaya göre 872 gün hizmetinin bulunması nedeniyle, yaşlılık aylığının 2926 sayılı yasa kapsamında bağlanması gerektiğine ve kurum işleminin bu yönüyle yerinde olduğuna dair mahkeme kararı yerinde görülmüştür.
2-Dava konusu borçlu olmadığının tespiti yönünden verilen kararın ise eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmıştır.
5510 Sayılı yasanın 96/b maddesinde; Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır şeklinde düzenlenmiştir.
Dosyada mevcut kurum yazısından anlaşıldığı üzere, davacının tarım bağkur birikmiş aylığının 62.434,56 TL olduğu, 1479 Sayılı Kanuna tabi bağlanan yaşlılık aylığından 5510 Sayılı yasa 96/a kapsamında yersiz ödenen 111.722,027 borçtan mahsuplaşma yapıldığının ve kurumun 05/09/2016 yazısı ile davacıya bu durumun bildirildiği belirtilmiş, Dairemizin 29/06/2022 tarihli geri çevirme kararı sonrası 1479 Sayılı Kanun kapsamında iptal edilen ve ay ay ödenen aylıkların 27/03/2011-27/06/2016 döneminde 57.638,88 TL olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, 5510 sayılı Yasanın 96/b maddesi kapsamında istirdat dönemi belirlenmeli, Kurumdan davacının 1479 Sayılı Yasa kapsamında aldığı aylıklar ile 2926 Sayılı Kanun kapsamında alması gereken aylıklar yönünden mahsuplaşma yapıldıktan sonra, sonucuna göre karar verilmelidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.