YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9970
KARAR NO : 2023/13
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
…
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2642 E., 2021/2194 K.
…
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/682 E., 2020/357 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin Bağ-Kur sigortalısı olarak çiftçilikle uğraştığını ve prim borçlarını ödediğini, 25.05.2018 tarihinde emekli olduğunu ve 840 TL emekli maaşı aldığını, yaklaşık 5 ay maaş alan müvekkilinin en son 25.09.2018 tarihinde 900 TL olarak emekli maaşını aldığını ve bundan sonra maaşının kesildiğini, kurumdan kesintinin nedenini sorduklarını ve kurumun 09.11.2018 tarihli cevap dilekçesinde ziraat odası kayıtlarının geçersizliğinin bahane edilerek emeklilik şartlarının oluşmadığı ve bu sebeple maaş ödemesi yapılamayacağından dolayı maaşının 3 ay önce kesildiğini, müvekkilinin kuruma 60.000,00 TL ödeme yaptığını, bu nedenle kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu isteğe bağlı sigorta ve şartları madde 50 de “Kişilerin isteğe bağlı olarak prim ödemek suretiyle uzun vadeli sigorta kollarına ve genel sağlık sigortasına tabi olmalarını sağlayan sigortadır. İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için Türkiye ‘de ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet etmekte iken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerdeki Türk vatandaşlarından; a) Bu kanuna tabi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak veya sigortalı olarak çalışmakla birlikte ay içerisinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmamak, b) Kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olmak, c)18 yaşını doldurmuş bulunmak, d) İsteğe bağlı sigorta talep dilekçesiyle Kuruma başvuruda bulunmak şartları aranır. ” hükmü gereğince kurum işleminin iptali ile eski emekli aylığının yeniden bağlanmasını, kesilen emekli aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesini, aylıkların iadesi olmazsa prim borcuna yansıtılmasını, emeklilik ve sigortalılık hakkının süresinin tespitini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili, Kurumun … Bağ-Kur numaralı … hakkında 22.03.2011 tarih ve 22377 sayılı … Ziraat Odası İşe Giriş Bildirgesine istinaden 4/b (Tarım/Bağ-Kur) tescili 22.03.2011 tarihinde yapıldığını ancak daha sonra talebi doğrultusunda 30.10.2001 tarihli tevkifat kesintisine göre tescili 01.11.2001 tarihinde başlatıldığını, sigortalılık durumunun tetkiki açısından 03.08.2018 tarihli yazı ile Sosyal Güvenlik Denetmenlerine mahallinde tespit için yazı yazıldığını, 04.09.2018 tarihli 2018/YY91 sayılı raporda … Ziraat Odası kayıtlarında yapılan incelemede incelemeye konu davacının tasdiksiz olarak tutulan üye kayıt defterinin 13 üncü sayfasında 348 sıra numaralı üye olarak kaydedildiğini ancak davacının üyeliğe giriş ve çıkış tarihlerinin üye kayıt defterinde yer almadığının belirtildiğini, incelemeye sunulan oda karar defterinde davacının üyeliğe kabul edildiğine ilişkin karar rastlanılmadığını, incelenen defterde silinti kazıntı ve tahrifata rastlanılmadığının bildirildiğini ve 17.07.2003 tarihinden itibaren devam eden Ziraat Odası kayıtlarının geçersiz olduğunun tespit edildiğini, davacının emeklilik gün şartı yerine gelmediğinden aylığının durdurulduğunu ve bugüne kadar aldığı aylıkların denetim raporuna göre kuruma verilen veya ibraz edilen belgelerle gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması nedeniyle kişi hatası olarak iptal ettirildiğinden faizi ile birlikte borç oluşturulduğunu, bu sebepler ve gösterilen deliler muvacehesinde haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu dikkate alındığında; kurum ve kuruluşlardan gelen belgelerde davacının büyükbaş hayvanlarının olduğu, tarımsal faaliyette bulunduğu ve traktörünün olduğu ve davacının 2011-2015-2016 yıllarında tarımsal amaçlı kredi kullanıldığı, davacıya 2018 yılında aylık bağlandığı, ziraat odası kaydının usulsüzlüğünün 2018 yılında tespit edilmesi sebebiyle hizmet iptalinin yapıldığı anlaşılmış, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 54 üncü maddesi 01.09.2014 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğundan ve maddenin 3 üncü fıkrası gereği bu tarihten sonra hizmet iptali yapılmayacağı değerlendirildiğinden davacının emekli aylığının kesilmesine ilişkin kurum işlemlerinin yasal olmadığı, bu işlemin iptali ile davacının emekli aylığının yeniden bağlanması gerektiği, kesilen emekli aylıklarının yasal faiziyle davacıya ödenmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne, davacının emekli aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile davacının emekli aylığının yeniden bağlanmasına, kesilen emekli aylıklarının davacıya yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; davacının 30.10.2001 tarihli tevkifat kesintisine göre 01.11.2001 tarihinde yapılan tarım Bağ-Kur sigortalısı tesciline esas ziraat oda kaydının gerçeği yansıtmadığının kurum denetmen raporu ile ortaya çıktığını ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının büyükbaş hayvanlarının olduğu, tarımsal faaliyette bulunduğu ve traktörünün olduğu ve davacının 2011-2015-2016 yıllarında tarımsal amaçlı kredi kullandığı, davacıya 2018 yılında aylık bağlandığı, ziraat odası kaydının usulsüzlüğünün 2018 yılında tespit edilmesi sebebiyle hizmet iptalinin yapıldığı, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 54 üncü maddesi 01.09.2014 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğu ve maddenin 3 üncü fıkrası gereği bu tarihten sonra hizmet iptali yapılmayacağı değerlendirildiğinden davacının emekli aylığının kesilmesine ilişkin kurum işlemlerinin yasal olmadığı, bu işlemin iptali ile davacının emekli aylığının yeniden bağlanması gerektiği, kesilen emekli aylıklarının yasal faiziyle davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esasdan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının tarım Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin iptal edilmesi nedeniyle aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile aylığının yeniden bağlanması, kesilen aylıkların yasal faiziyle yeniden ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2926 sayılı Kanun’un 2, 5, 10, 5510 sayılı Kanun’un geçici 54 üncü maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…