YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10091
KARAR NO : 2023/11209
KARAR TARİHİ : 14.11.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/155 E., 2023/226 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile tahsili, birleşen borçlu olmadığının tespiti davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dava davalısı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davacının, 18.07.2013-31.12.2013 ve 01.01.2014-28.02.2014 tarihleri arasındaki çalışmalarının fiili olmadığının 13.03.2015 tarihli ve 2015/MT/35 sayılı denetim raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle yaşlılık aylığının iptal edildiğini ileri sürerek, Kurum işleminin iptali ile davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, ödenmeyen aylıkların ait oldukları aylardan itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini, birleşen dava dilekçesinde ise davacı vekili; Ordu İş Mahkemesinin 2016/268 E. sayılı dosyasında iptal edilen aylıklar nedeniyle tahakkuk ettirilen 16.703,73 TL’den dolayı davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2018 tarihli ve 2016/115 – 2018/514 E.K. sayılı kararıyla; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile usul ve yasaya aykırı karar verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2019 tarihli ve 2018/2853 – 2019/648 E.K. sayılı kararı ile hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle Kurum denetimi sırasında şirket müdürü ve muhasebecisinin birbiri ile çelişen beyanları ile davacının faal bakkal dükkanının bulunması karşısında davacının fiili çalışmasının bulunmadığı görülmekle, yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında; “… Somut olayda, her ne kadar mahkemece davacının çalışmalarının filli olmadığına yönelik tespit yerinde ise de, aylık koşulları değerlendirilirken yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak, davacının iptal edilen sigortalılık süresi dışında, mevcut prim ödeme gün sayısı belirlenerek irdeleme yapılmalı ve davacının borçlu olup olmadığı hususunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği” belirtilerek, eksik inceleme sonucu verilen hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2023 tarihli ve 2022/155 – 2023/226 E.K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, bozma sonrası alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde, 506 sayılı Kanun’un Geçici 81 inci maddesinin C bendindeki şartlar göz önünde bulundurulduğunda, 05.10.1955 doğumlu davacının 05.10.2010 tarihinde 55 yaş koşulunu doldurduğu, 3600 gün ile 58 yaşında geçici 85/C b-c bentleri uyarınca yaşlılık aylığına hak kazanabileceği, iptal edilen tahsis kararına göre, davacıya 5625 gün ile aylık bağlandığı, dava dışı … Elektrik En. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.’deki 273 günün iptali ile geriye 5352 gün hizmetinin kaldığı, davacının 2011 yılından 360, 2012 yılından 360 gün, 2013 yılından geçerli 150 gün ve 2010 yılından ise 05.10.2010 tarihinden sonra 81 günü toplandığında 951 günün, geçerli gün sayısı 5352 günden indirilmesi halinde 4401 gün sayısına indiği halde 05.10.2010 tarihi itibariyle aranan 3600 gün koşulunu gerçekleştirmeye yeteceği, 05.10.2010 tarihi itibariyle 58 yaşa göre yaşlılık aylığı talebinde bulunulmasının mümkün olduğu, sonuç itibariyle gün sayısındaki azalmanın aylık bağlama tarihini değiştirmeyeceği ancak aylık tutarı sigortalı leh ve aleyhine değişebileceği tespit edildiğinden, iptal öncesi duruma göre ve iptal sonrası mevcut duruma göre davacıya ödenmesi gereken aylık tutarı hesaplanarak, mevcut duruma göre hesaplanan ödenmesi gereken aylık tutarı, iptal edilenden yüksek olduğu anlaşıldığından, davacının Kuruma iadesi gereken bir bedel olmadığı tespit edilmekle,
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile
a)Davacının, 05.10.2010 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline,
b)13.03.2015 tarih 2015/MT/35 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen Raporuna istinaden davacının fiili çalışmaya dayanmayan sigortalılık sürelerinin iptaline dair kurum işlemi yerinde olduğundan bu yönden kurum işleminin iptaline yönelik talebin reddine,
2-Birleşen 2016/268 Esas sayılı dosya yönünden davacının davasının kabulü ile
a)Davalı Kurumca davacı aleyhine tahakkuk ettirilen 17.05.2016 tarih, 7.195.742 nolu borç bildirim belgesine konu 16.703,73-TL borçtan dolayı davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dava davalısı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili, Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının aylığa hak kazanamadığını ve Kuruma borçlu olduğunu belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile tahsiline, birleşen davada Kuruma borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı SGK vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Kurumun, taraf olduğu davalarda, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un 36 ncı maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin, asıl ve birleşen davada yargılama giderleri arasında olan peşin harçtan sorumluluğuna hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
VII. KARAR
1. Davalı SGK vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2022/155 E. sayılı dosya yönünden; (3) numaralı bendinde yer alan “Davacı tarafından işbu dosya için yatırılan 29,20 TL peşin harcın davalı SGK’dan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin silinmesine, yerine “Davacı tarafından işbu dosya için yatırılan 29,20 TL peşin harcın davalı SGK harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 29,20 TL peşin harcın istek halinde davacı tarafa iadesine” yazılmasına, 2016/268 E. sayılı dosya yönünden; (5) numaralı bendinde yer alan “Davacı tarafından yapılan 22,00 TL yargılama giderinin ve 285,26 TL peşin harç olmak üzere toplam 307,26 TL’nin davalı SGK’dan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin silinerek yerine 5. bent olarak “Davacı tarafından yapılan 22,00 TL yargılama giderinin davalı SGK’dan alınarak davacıya verilmesine”, 6. bent olarak “Davacı tarafından işbu dosya için yatırılan 285,26 TL peşin harcın davalı SGK harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 285,26 TL peşin harcın istek halinde davacı tarafa iadesine” yazılmasına, hükmün bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.