YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1034
KARAR NO : 2023/1558
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/792 E., 2022/1727 K.
FER’Î MÜDAHİL : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 30.09.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/92 E., 2021/450 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının … ‘in 12.10.2010 tarihinde … Konfeksiyon Ltd. Şti.’de işe girdiği, bu şekilde işe giren müvekkilin ve işten çıkarıldığı tarih olan 26.08.2016 tarihine kadar kesintisiz olarak bilfiil çalıştığı, maaş olarak ise resmi olarak asgari ücret üzerinden sigorta primi yatırıldığı, ancak davalı şirketin müvekkilin sigortasını 06.07.2011 tarihinde başlattığı, bu durumun tanık beyanları ile ortada olmasına rağmen, davalı şirketten alınabilecek hizmet belgeleri ve işe giriş föylerinden de görüleceği, müvekkilin gerçekte işe başladığı tarih ile sigorta girişinin farklı göründüğü, ayrıca Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20101/5073 soruşturma numaralı, 2011/2486 K., numaralı “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ” ile de anlaşılacağı üzere müvekkilin sigorta başlangıç tarihinden çık daha önce işe başladığı, müvekkilin gerçekteki çalışma süreleri ile davalı şirketin kötü niyetli bildirimleri neticesinde SSK’da beliren çalışma süreleri farklı olduğundan iş bu davayı açma gereğinin hasıl olduğu, ayrıca müvekkilin çalışmadığı ve maddi durum açısından sıkıntı çekmekte olduğu, Mersin Barosu Adli Yardım Bürosu aracılığıyla da dava açmak istemesini de göz önünde bulundurarak Adli Müzaheret talebinin mevcut olduğu, açıklanan nedenlerle öncelikle Adli Müzaheret talebinin kabulüne, müvekkilin davalı olarak gösterdiği şirket … Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde 12.10.2010 ile 26.08.2016 tarihleri arasında kesintisiz olarak işçi olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığı, iş sözleşmesinin başlangıç tarihinin 06.07.2011 tarihi olduğu, yazılı belge ile bu durumu ispat edebileceği, iş sözleşmesindeki işe başlama tarihinin açıkça belirtildiği, bu sebeple davacının sonraki dönem içerisinde çalışmasının SGK’ye çalıştığı süre kadar bildirilmiş olması sebebi ile davanın reddinin gerektiği, davacının hak ettiği yıllık izinler yönünden imzaladığı yıllık izin defterinin de işe başlama tarihinin 06.07.2012 tarihi olduğunun sabit olduğu, ayrıca işe giriş bildirgesinde 06.07.2011 tarihinde işe girişinin yapıldığına dair imzalı işe giriş bildirgesinin de bulunduğu, bu da mahkemenin dosyası yönünden kesin delil niteliğinde olduğu, davacının haksız kazanç temini için açmış olduğu tazminat davasına haklı sebep uydurmak için amirlerine küfür ve hakareti sebebi ile işten çıkışını perdelemek adına açmış olduğu bu davanın reddini talep ettiği, açıklanan nedenlerle davanın imzalı işe giriş bildirgesi yazılı iş sözleşmesi gibi delillerin gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davasını ve beyanlarını kabul etmediği, Kanun gereğince yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilemeyen sigortalıların çalıştıklarını hizmetin geçtiği yılın sonunda başlayarak 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak alacaklarını ilam ile ispatlayabilirlerse bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazançları toplamı ile prim ödeme gün sayılarının nazara alınacağı hükme bağlandığından 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın sukut-u hak yönünden reddinin gerektiği, ayrıca yasa gereği müvekkil kuruma karşı açılan bu tür hizmet tespitine yönelik davalarda müvekkil kurumun zorunlu davalı olmaktan çıkarılarak feri müdahillik sıfatının getirildiği, bu yasal zorunluluk nedeni ile müvekkil kurumun sayın mahkemece feri müdahil olarak kabulüne karar verilmesini talep ettiği, davacının davasına dayanak bu iddiasını yazılı delil ve ispat etmesi gerektiği, bu gibi hizmet tespitine yönelik davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden ve bu nedenle özenle yürütülmesi gerektiğinden sigortasız geçen hizmetlerin tespiti amacıyla sigortalılar tarafından kurum ile işveren aleyhine çalışıldığı iddia edilen hizmet sürelerinin tespiti amacıyla açılan davalarda öncelikle çalışıldığı iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğinin ya da çalışmanın kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması, daha sonra hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda iş yerinin gerçekten var olup olmadığı, 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konusundaki tanık beyanlarının iş yeri kapsam, kapasite ve niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesi, konularında araştırma yapılarak çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya bırakmayacak şekilde tespiti gerektiği, açıklanan nedenlerle haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davalı iş yerinin konfeksiyon imalatı alanında iştigali olduğu, dava konusu tarihlerde faal olduğu, dinlenen tanıkların sigortasız çalışma olmadığı beyan ettiği ve davacının tek net giriş tarihini bildiren kişinin tanık… olduğu, diğer hiç bir tanıkça net beyan verilmediği, iş bu kapsamda da davacının ilk sigorta girişinin verildiği 06.07.2011 öncesi çalışma hususunun hiç bir şüphe bırakmayacak şekilde net bir şekilde ispat edilemediği, sigorta girişi yapıldığı tarihten itibaren davalı iş yeri çalışanı olduğu, bildirim yapılan dönemdeki 2013/10., 2014/10., 2015/3., 2015/8., 2015/12., 2016/1 inci aylara ilişkin eksik gün bildirimlerinin belgelerinin Kurum kayıtlarında olduğu, bu aylardaki eksik gün girişlerinin yerinde olduğu, ancak 2012/3 üncü ay, 2014/1 inci ay, 2015/1 inci ay, 2015/2 inci ay, 2016/4 üncü ay, 2016/5 inci aylarda eksik gün belgelerinin Kurum kayıtlarına geçmediği, iş verence de bu hususta işçi imzası taşıyan eksik gün puantaj belgesi sunulmadığı anlaşılmakla bu aylarda davacının tam zamanlı 30 ar gün olarak çalışma yaptığı kabul edildiği gerekçesiyle,
Davanın kısmen kabulü ile,
02.10.2010 – 05.07.2011 arası hizmet tespit talebinin ispat edilememesi nedeni ile reddine,
06.07.2011 – 26.08.2016 tarihleri arasında 2012/3 üncü ay, 2014/1 inci ay, 2015/1 inci ay, 2015/2 inci ay, 2016/4 üncü ay, 2016/5 inci aylarda bildirimlerin eksik olduğunun tespiti ile iş bu aylarda davacının 30 gün çalışma yaptığının tespitine, fazla istemin reddine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Mahkemece verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, müvekkilinin işe giriş bildirgesinden daha önce çalıştığının bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını, tanık beyanları ile müvekkilinin iddialarının ispatlandığını, dosyaya sunulan soruşturma evrakının iş yerinde çalıştığını ispatladığını savunmuş mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının çalışmadığı günler yönünden eksik gün bildirimi yapıldığını ve bu dönemlerin primlendirilmediğini, davacının bu dönemlerdeki çalışmalarını ispatlayamadığını savunmuş, Mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Feri Müdahil Vekilinin İstinaf Sebepleri
Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece davacının çalışma iddiası olan dönemle ilgili yeterli araştırma yapılmadığını, davacının çalışmasına dair belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğinin, iş yerinin varlığının araştırılmadığını, ücret konusunda yalnızca tanık beyanlarına dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu savunmuş Mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.
Feri müdahil Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının 12.10.2010 – 26.08.2016 tarihleri arasında davalı adına kayıtlı iş yerinde çalışmasına ilişkin çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…