YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1047
KARAR NO : 2023/1430
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2324 E., 2022/3283 K.
FER’Î MÜDAHİL : …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 23.10.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/408 E., 2022/271 K.
Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, Müvekkilinin işverenin hakaret edip işten kovduğu 17.11.2017 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, işverenin davacının 17.1.2015 tarihinde işe girdiği ve 10.10.2016 tarihinde işten çıktığı şeklinde bildirimde bulunduğu, 17.3.2013-17.1.2015 tarihleri arasında 1 yıl 10 aylık hizmeti ile 10.10.2016-17.11.2017 tarihleri arasındaki 1 yıl, 1 ay, 7 günlük hizmetinin bildirimini vermediği ve primlerini de yatırmadığı, davacının davalıya ait işyerindeki son ücretinin net 3.000-TL olduğu, davacının 17.3.2013-17.1.2015 tarihleri arasında 1 yıl 10 ay süre ile, 10.10.2016-17.11.2017 tarihleri arasındaki 1 yıl, 1 ay, 7 günlük sürede davalı işyerinde 3.000.-TL net ücretle iş sözleşmesi ile çalıştığının, belirtilen sürelerin sigortalılıkta geçtiğinin tespitine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, Davacının müvekkiline ait olan hukuk bürosunda 17.01.2015-10.10.2016 tarihleri arasında avukat katibi olarak asgari ücretle çalıştığını ve buna ilişkin bildirimlerin ilgili kuruma yapıldığını, davacı tarafın bu davayı açmasının asıl nedeninin 2017 yılının Haziran ayından itibaren müvekkiline ait işyerinde avukatlık stajı yapmaya başlayan davacının sonradan kız arkadaşı olduğu öğrenilen Av. … ile birlikte müvekkilinden habersiz gerçekleştirdikleri bir kısım usulsüz işlemleri örtbas etme çabası olduğu, öte yandan davacının 10.10.2016 tarihinde müvekkiline ait işyerinden ayrıldıktan sonra hem Kıbrıs’taki öğrenimine devam ettiği, hem de müvekkiline ait büroya arada sırada yardım amaçlı geldiği, kaldı ki davacının sık sık Kıbrıs’a da gittiği için kesintisiz ve devamlı yardımcı olma durumunun da söz konusu olmadığı, yine davacının 17.01.2015-10.10.2016 tarihleri arasında asgari ücret aldığı ve 3.000 TL gibi bir maaş almasının söz konusu olmadığı ve özetle haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri Müdahil vekili, davacı …’a ait hizmet döküm cetvelinde davalı … unvanlı işyerinde 2013 yılına ait işe giriş bildirgesine ve çalışmasına rastlanılmadığını, davacının davasının haksız olup reddi gerektiği, hizmet tespiti davalarında yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranması gerektiği, hizmet tespiti davalarında kurum kayıtlarının esas olup aksinin ancak benzer yazılı deliller ile ispatlanabileceği, bu tür hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden davanın hiç kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiği, davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bir kısım bordro tanıklarının davacının 2014 yılı ilk aylarında davalının işyerinde çalışmaya başladığını beyan etmesi karşısında davacının 17.03.2014 tarihinde işe başladığına dair iddiasının ispatlandığı kabul edilmiştir. Davacının 22.07.2016 tarihinde Kıbrıs’ta okula kayıt olduğu ardından 10.10.2016 tarihinde işten çıkışının bildirildiği ancak dosyaya sunulan sosyal mesajlaşma programı çıktıları ve tanık beyanları doğrultusunda davacının yurtdışında bulunduğu süreler haricinde davalının işyerinde çalışmaya devam ettiği anlaşılmıştır. Dosyada dinlenen tüm tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere davacının davalının işyerinde bildirilen sürelerden daha fazla çalışmasının bulunduğu yöntemince ispatlanmıştır. Dava dilekçesinde davacının 3.000 TL net maaş ile çalıştığı iddiası karşısında bu miktarın senetle ispat sınırı üzerinde kaldığı bu sebeple dosyaya davacının aldığı maaşa yönelik senet veya tanık dinlenilebilmesi için delil başlangıcı sayılacak belge sunulmadığı anlaşıldığından talep davacının asgari ücretle çalıştığı kabul edilmiştir. Davacının davalının işyerinde 10.10.2016-17.11.2017 tarihleri arasında çalıştığı iddiası yönünden ise yurtdışı giriş çıkış kayıtları dikkate alınarak yurttan çıkış tarihi işten ayrılış, yurda giriş yaptığı tarihin ertesi günü işe başlangıç tarihi olarak kabul edilerek davanın kısmen kabulüne, davacının davalının işyerinde 17.03.2014-17.01.2015, 05.11.2016-13.11.2016, 04.12.2016-11.02.2017, 25.02.2017-17.03.2017, 27.03.2017-13.05.2017, 22.05.2017-22.08.2017, 25.08.2017-28.10.2017, 06.11.2017-17.11.2017 tarihleri arasında asgari ücretle hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, dava şartlarının oluşmadığını, dosya kapsamında tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, davalı müvekkilinin davacının ne zaman yurt dışına giriş çıkış yaptığını bilme şansının bulunmadığını, döndüğü zamanlarda çalışıp çalışmadığı hususunun da şüpheye mahal vermeyecek biçimde ispatlanamadığını, dinlenen tanıkların aynı dönemde müvekkil davacının eğitim masraflarını karşıladığını onu evladı gibi gördüğünü, çalışmanın sürekli ya da kesintili olup olmadığının tespitinin önemli olduğunu tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili, zamanaşımı itirazları olduğunu, davacının hizmet cetvelinde davalı … unvanlı işyerinde 2013 yılına ait işe giriş bildirgesine ve çalışmasına rastlanmadığını, çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranması gerektiğini, kurum kayıtlarının esas olduğunu, aksinin benzer yazılı delille ispatlanabileceğini tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tüm dosya kapsamı, SGK kayıtları, bordro tanık beyanları, davacının yurt dışı giriş çıkış kayıtları, resmi kurumlardan gelen müzekkere cevapları birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işveren yanında talebe konu olan ve kuruma eksik bildirilen sürelerde davalı yanında hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı, davacının tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı görülmekle; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 17.03.2014-17.01.2015 ve 10.10.2016-17.11.2017 tarihleri arasında çalıştığının ve prime esas kazancının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…