Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/10607 E. 2023/11259 K. 15.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10607
KARAR NO : 2023/11259
KARAR TARİHİ : 15.11.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1360 E., 2023/1476 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/176 E., 2022/380 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü kararını kaldırarak davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis eden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının Hollanda’da ilk defa çalışmaya başladığı tarihin Türkiye’de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü ile tahsis talep tarihini takip eden ay başı itibariyle 4/b kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının ve Kurumca çıkartılan borç yönünden ilgili dönem bağlanacak toplam aylık tutarında Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 51 yaşını doldurmadığını, 4/a kapsamında bildirilen hizmetlerinin iptal edildiğini, borçlanmanın 4/b kapsamında sayıldığını, davacının Hollanda’da çalışmaya başladığı tarihin Türkiye’de sigortalılık başlangıcı kabul edilemeyeceğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2022 tarihli ve 2021/176 Esas, 2022/380 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacının Hollanda’da sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı 05.08.1991 tarihinin Türkiye’de sigortalı başlangıç tarihi olarak kabulü ile davacının tahsis talep tarihini takip eden ay başı 01.07.2013 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile davacının iptal edilen aylığı nedeni ile Kurumca bu tarihten 4/-b maddesi kapsamında bağlanacak aylık tutarında Kuruma borçlu olmadığının tespitine, (4/1-a maddesi kapsamında bağlanan aylık ile 4/1-b maddesi kapsamında bağlanacak aylık farkı tutarında borçlu olduğuna) karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 15.12.2022 tarihli ve 2022/3043 Esas, 2022/2359 Karar sayılı kararıyla; sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti bakımından; somut olayda, davacının 05.08.1991 tarihinde Hollanda’da sigortalı çalışmasının bulunduğu, yukarıda yer alan yasal mevzuat kapsamında bu tarihin Türkiye’de de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, yaşlılık aylığı bakımından ise, somut olayda, davacının 11.05.2013 – 20.05.2013 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında geçen çalışmalarının iptal edilmesinden sonra 3201 sayılı Kanun gereğince yaptığı ev kadınlığı borçlanma süresinin 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b bendi kapsamına alındığı, borçlanma tutarını 03.06.2013 tarihinde ödemesi nedeniyle bu tarihten 7200 gün geriye gidilmek suretiyle maletme işleminin yapıldığı, buna göre de tahsis talep tarihi olan 13.06.2013 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı koşullarının oluşmadığı gözetildiğinde, Kurum işlemlerinde bir hata bulunmadığı gerekçesiyle; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile … 3. İş Mahkemesine ait 03.10.2022 gün ve 2021/176 Esas – 2022/380 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yerine, davanın kısmen kabulü ile davacının Hollanda’da sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı 05.08.1991 tarihinin Türkiye’de sigortalı başlangıç tarihi olarak tespitine, fazlaya ilişkin istemin redddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 22.03.2023 tarihli 2023/1614 Esas, 2023/2998 Karar sayılı bozma kararında; dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerektiği Mahkemece, aylık bağlanma koşullarının yargılama aşamasında oluşup oluşmadığı usulünce irdelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmeli; yine yargılama giderleri açısından da davanın açılmasına Kurumun sebebiyet verip vermediği belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1-Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti bakımından; somut olayda, davacının 05.08.1991 tarihinde Hollanda’da sigortalı çalışmasının bulunduğu, yukarıda yer alan yasal mevzuat kapsamında bu tarihin Türkiye’de de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, yaşlılık aylığı bakımından ise, davacının 11.05.2013-20.05.2013 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında geçen çalışmalarının iptal edilmesinden sonra 3201 sayılı Kanun gereğince yaptığı ev kadınlığı borçlanma süresinin 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b bendi kapsamına alındığı, borçlanma tutarını 03.06.2013 tarihinde ödemesi nedeniyle bu tarihten 7200 gün geriye gidilmek suretiyle maletme işleminin yapıldığı, buna göre tahsis talep tarihi olan 13.06.2013 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı koşullarının oluşmadığı, ancak tahsis talebinde bulunmasından sonra 50 yaşını tamamladığı 13.06.2014 tarihinde 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b bendi kapsamında yaşlılık aylığı koşullarının oluştuğu, yersiz aylık ödemeleri bakımından ise 13.06.2014 tarihine kadar 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında aldığı yaşlılık aylıkları tutarı ile 13.06.2014 tarihinden sonra 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b bendi kapsamında bağlanacak yaşlılık aylığı farkı tutarında Kuruma borçlu olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı HMK’nın 356 ncı ve 359 uncu maddeleri uyarınca karar vermek gerektiğinden; 6100 sayılı HMK’nın 356 ve 359 uncu maddeleri uyarınca davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulüne, … 3. İş Mahkemesine ait 03.10.2022 gün 2021/176 Esas 2022/380 sayılı kararının kaldırılmasına, yerine; davanın kısmen kabulü ile davacının Hollanda’da sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı 05.08.1991 tarihinin Türkiye’de sigortalı başlangıç tarihi olduğunun tespitine, davacının 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b bendi kapsamına aktarılan yurt dışı borçlanmasına esas sigortalılık süresine göre yaşlılık aylığı şartlarının oluştuğu 13.06.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, davacının 13.06.2014 tarihine kadar 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında aldığı yaşlılık aylıkları bakımından Kuruma borçlu olduğunun ve 13.06.2014 tarihinden sonra 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b bendi kapsamında bağlanacak yaşlılık aylığı farkı tutarında Kuruma borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; 13.06.2013 tarihli tahsis talebinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

Davalı vekili; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu öne sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yapan davacının Hollanda’da ilk defa çalışmaya başladığı tarihin Türkiye’de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü ile tahsis talep tarihini takip eden aybaşı itibariyle 4/b kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının ve kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin beşinci fıkrası, 3201 sayılı Kanun’un, 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi ile değişik 5 inci maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi