Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/10657 E. 2023/12341 K. 04.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10657
KARAR NO : 2023/12341
KARAR TARİHİ : 04.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/329 E., 2023/1521 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/1094 E., 2021/1120 K.

Taraflar arasındaki asıl davada kesilen maluliyet aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti, birleşen davada yersiz aylık ve ikramiyelerin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl davanın davalısı/birleşen davanın davacısı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl davanın davalısı/birleşen davanın davacısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya 01.02.2012 tarihinden itibaren Kurumca malüliyet aylığı bağlandığı, 19.07.2019 tarihine kadar bu aylığı almaya devam ettiği, fakat aylık bağlanma tarihi itibariyle ziraat odası kaydının olduğu gerekçesi ile malül aylığının iptal edildiği, 61.876.28 TL borç çıkarıldığı, ayrıca 30.09.2019 tarihi itibariyle 8.926,59 TL prim aslı borcu, 1.704,12 TL gecikme zammı olmak üzere 10.630,71 TL prim borcu talebinde bulundukları, davacının emekli olduktan sonra çiftçilikle uğraşmadığı, sehven ziraat odası kaydının silinmediği iddiasıyla kesilen maluliyet aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, 61.876,28 TL ve 10.630,71 TL borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; …’e 19.01.2012 tarihli sağlık kurulu kararına istinaden 01.03.2012 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlandığı, davacının 28.10.1994 tarihinde Ziraat Odasına kaydolduğu, bu kaydının 10.07.2019 tarihine kadar devam ettiği, bağlanan maluliyet aylığının 5510 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi uyarınca bağlanan aylığını 28.10.1994 tarihinde kapatılması gerektiği anlaşıldığından davacının aldığı maluliyet aylığının iptal edildiği iddiasıyla yersiz toplam 65.876,28 TL aylık ve bayram ikramiyesinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, davacının 7110123161 Bağno ve 1/36637 tahsis dosyası ile 19.01.2012 tarihli sağlık kurulu raporuna dayanarak 01.03.2012 tarihinden itibaren malül aylığı bağlandığı, 28.10.1994 tarihinde başlayan Ziraat Odası kaydının aylık başlangıç tarihi itibariyle kapalılması gerekirken 10.07.2019 tarihine kadar devam ettiğinin tesbit edilmesi üzerine yasa gereğince malül aylığının iptal! edildiği, davacının talabine istinaden 05.09.2019 tarihinde tekrar maluliyet işlemlerinin gelen olumlu rapora göre başlatılabilmesi için Bağ-Kur prim borcunun ödenmesi gerektiği bildirildiği, yapılan işlemin yasal olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının diyaliz hastası olup % 60 maluliyetine göre tarımsal faaliyet yapamayacağı, bu yöndeki tanık beyanları, Ziraat Odası kaydının tek başıma tarımsal faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, 2015 yılında 4/a sigortalısı olarak işe başlamış ise de bu sigortalılığın 17.04.2015-21.04.2015 arası sürmüş olmakla makul süre olduğu ve bunun da aylık kesimine neden olmayacağı kanaatine varılmakla dava devam ederken prim borcunun iptal edilmiş olduğu 29.07.2021 tarihli SGK yazı cevabında bildirildiği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile davacının maaşının iptaline ilişkin kurum işleminin iptali ile, iptal edilen tarih itibariyle aylığın yeniden bağlanmasına, davacının emeklilik aylığının başından itibaren iptali sebebiyle davacı adına 61.876,28 TL borç tahakkuk işleminin iptaline ve davacının borcu olmadığının tespitine, davacının Prim borcu yargılamaya devam ederken iptal edilmiş olduğundan bu talebe yönelik karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maluliyet aylığının ziraat odası kaydının devam ettiğinden iptal edildiği, davacının pancar faaliyeti bulunduğu, davacının destek talebi bulunduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 01.03.2012 tarihi itibariyle maluliyet aylığı bağlandığı, 28.10.1994 tarihinde başlayan ziraat odası kaydının 10.07.2019 tarihine kadar devam ettiği, davacının devam eden ziraat odası kaydı nedeniyle tarım Bağ-Kur sigortalılığının devam ettirildiği ve sigortalılığının devam etmesi nedeniyle maluliyet aylığının kesildiği, davacının ziraat odası kaydı dışında tarımsal faaliyetinin devam ettiğine ilişkin herhangi bir kaydının bulunmadığı, dava devam ederken prim borcunun iptal edilmiş olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çalışmaya devam ettiği gerekçesiyle davacının maluliyet aylığının kesilmesi üzerine asıl davada maluliyet aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve borçlu olmadığının tespiti ile birleşen davada yersiz ödemelerin tahsili davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 5510 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4/b-4 maddesi ile “tarımsal faaliyette bulunanların bu kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından sigortalı sayılacağını”, 5510 sayılı Kanun’un 8/3 maddesi “tarımsal faaliyeti bulunanların kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt tarihinden itibaren ilgili Kurum ve Kuruluş ve birliklerin sigortalı işe giriş bildirgesi düzenleyerek en geç bir ay içinde Kuruma vermekle yükümlü olduklarını, ayrıca tarımla uğraşanların kendilerinin de bildirim yapabileceklerinin belirtildiği” 5510 sayılı Kanun’un 9/b-5 maddesi “Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetlerinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği tarihten itibaren sigortalılığının sona ereceği” bildirilmiş, 5510 sayılı Kanun’un 6/1-ı maddesinde; Kamu idarelerinde ve Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanla’ın sigortalı sayılmayacağı ve aynı Kanun’un 6/2 maddesinde ise birinci fıkranın (ı)bendinin uygulanmasında Türkiye Ziraat Odalar Birliğinin görüşünün alınacağı bildirilmiş, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 16 ncı maddesinde bu Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde belirtilen “otuz” ibaresi, bu maddenin yürürlüğe girdiği yıl için “onbeş” olarak uygulanın ve prime esas günlük kazancın otuz katını geçmemek üzere takip eden her yıl için bir puan artırılacağı bildirilmiştir.

2. Somut olayda; 01.03.2012 tarihinden itibaren maluliyet aylığı almakta iken çalıştığı iddia edilen davacının, Ziraat odası kaydının devam ettiği 2015 yılında Şeker Fabrikasına ürün teslim ettiği ve 17.04.2015-21.04.2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının, tarımsal faaliyet gelirlerinin yukarıda izah edilen sınırlar altında olup olmadığı araştırılmamıştır. Mahkemece, davacının 2015 yılı tarımsal faaliyet geliri ile bu faaliyete ilişkin masraflar araştırılmalı, davacının maluliyet aylığı aldığı dönemde sigortalı kapsamda çalışması bulunup bulunmadığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve sonucuna göre sigortalı çalışmasının bulunduğu dönemlerde maluliyet aylığı alamayacağı nazara alınarak bir karar verilmelidir.

3. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.