Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1075 E. 2023/1969 K. 03.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1075
KARAR NO : 2023/1969
KARAR TARİHİ : 03.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/734 E., 2022/1700 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 06.04.2020
KARAR : Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/109 E., 2021/48 K.

Taraflar arasındaki 5454 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak tahsis başvurusu yapılabilecek tarihin 03.02.2021 olarak tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı … Başkanlığının istinaf isteminin kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine dair, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Hava Kuvvetleri Komutanlığında muvazzaf subay olarak 15 yılını doldurduktan sonra özel havayolu şirketinde pilot olarak çalıştığını buradaki hizmet akdinin de sona erdiğini, davacının fiili hizmet süre zammının 1395 gün olarak hem hizmet süresinden hem de emeklilik yaşından indirilmesi gerektiğini, emsal kararlarında bu şekilde olduğunu beyan ederek davacının yaşlılık aylığı bağlanması için başvuru yapabileceği tarihin 03.02.2021 olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ilk itirazlarını ileri sürerek davacının talebinin tahsis talebi olmadığını dava dilekçesinde belirttiği talep bakımından da hukuki yararının bulunmadığını belirterek, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Somut olayda, davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında fiili hizmet zammının hem sigortalılık süresinde hem de emeklilik yaş hadlerinden indirilmesi konusunda nazara alınması gerekmektedir. 14.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait toplam fiili hizmet zammı süresi yaştan indirilerek tahsise esas yaşın hesaplandığı ve davacının toplam 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet süresi zammının tahsis koşulları olan 53 yaştan indirilmesi neticesinde davacının, davalı kuruma yaşlılık aylığı bağlanmasını talep edebileceği şartların 03.02.2021 tarihinde yerine geleceği, davacı tarafından kuruma yaşlılık aylığı bağlanması için 03.02.2021 tarihinde başvuru yapabileceği kanısına varılarak davanın kabulüne, davacının davalı Kuruma yaşlılık aylığı bağlanması için başvuru yapabileceği tarihin 03.02.2021 olduğunun tespitine, dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı Kurum vekili, davacı hakkında hukuki yarar koşulunun gerçekleşmediğini dava tarihininden sonraki bir tarihin tahsis talep edilecek tarih olarak tespitinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki bilgi ve belgelerden, 18.12.1973 doğumlu olan davacının 15.10.1992-14.03.2012 tarihleri arası 4/c kapsamında sigortalı olduğu, (ayrıca 1395 gün yani 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammı) hizmeti bulunduğu, o tarihinden itibaren de 4/a kapsamında sigortalı olduğu, 18.03.2020 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, kurumun tahsis talebini reddettiği, davacının 23.05.2002 tarihinde 9 yıl 7 ay 8 gün hizmeti olduğu, aylık bağlama şartları yönünden 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesi B-j bendi uyarınca 25 yıl sigortalılık süresi 53 yaş ve 5600 prim gün sayısına tabi olduğu, 3 yıl 10 15 gün fiili hizmet zammı yaş haddinden indirildiğinde davacı 03.02.2023 tarihinde tahsis talebinde bulunabilecektir.

Ancak, dava hakkı hukuki yarar ile sınırlıdır. Davacının dava açma hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde korunmaya değer bir yararı olmalıdır. Hukuki yarar bir dava şartı olup, mahkeme dava şartlarını re’sen incelemekle görevlidir.

Bu ilkeden hareketle, mahkeme dava şartı olarak hukuki yararın varlığının, taraflarca dava dosyasına sunulmuş deliller, olay veya olgular çerçevesinde, kural olarak davanın açıldığı tarihe göre, kendiliğinden ve yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerekir. Her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere ilişkin koşullara göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması ve tarafların da, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararlarının kalmaması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmalıdır.

Eldeki davada, davacının dava tarihinden sonraki bir tarihte tahsis başvurusu yapılabileceğinin tespitini istediği, aylık bağlanabilmesi için yazılı başvuru gerektiği, bu tarih geldiğinde davacının tahsis isteminde bulunup bulunmayacağının bilinemeyeceği dikkate alındığında, ileriye etkili olarak hüküm tesisinin, yasal olarak mümkün olmadığı, bu durumun usul ekonomisi ilkeleri ile de bağdaşmadığı, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından, davalı kurumun istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde, daha önceden verilen kararların onandığını, davlı kurumun tahsis talep edilebilecek tarih itibari ile de olsa uyuşmazlık çıkartması karşısında bu davayı açmakta hukuki yararının var olduğunun kabulü ile davanın görülmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 06.04.2020 tarihinde açılan eldeki davada, 5454 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak tahsis başvurusu yapılabilecek tarihin 03.02.2021 olarak tespit edilip edilemeyeceğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5434 sayılı Kanun’un 32 nci, 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

.