YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10776
KARAR NO : 2023/10718
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2192 E., 2023/1862 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/414 E., 2023/54 K.
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının kamuda doktor olarak çalışması sonrasında emekli olduğunu ve 15.02.2013 tarihinden itibaren de davalı Kurum ile akdedilen sözleşme uyarınca Aile Sağlığı Merkezi’nde aile hekimi olarak çalıştığını, davacının aile hekimi olarak çalışması sırasında emekli aylığını da aldığını ancak 21.07.2015 tarihinde SGK tarafından emekli aylığının kesildiğinin bildirildiğini ve kendisine ödenen aylıkların (61.639,26 TL) faizi (6.340,01 TL) ile birlikte iadesinin talep edildiğini, talep üzerinde davacı tarafından Kuruma 14.09.2015 tarihinde 48.826,80 TL ve 15.09.2015 tarihinde de 20.004,58 TL olmak üzere toplam 68.831,38 TL ödeme yapıldığını, o günden sonra da sadece aile hekimliği çalışması karşılığı ücret aldığını, Kurum işlemlerinin hatalı olduğunu, davacının aile hekimliği çalışması sırasında emekli aylığı almasında yasal engel bulunmadığını, SGDP kesintisi yapılarak aynı zamanda emekli aylığı da ödenerek sürecin devamının sağlanması gerektiğini, Kurum uygulamasının yasal geçerliliği olmadığını, bu gerekçelerle davalı Kuruma … 10. Noterliğinin 28.03.2019 tarihli ihtarnamesi ile başvuru yapıldığını, ihtarnamenin davalıya 01.04.2019 tarihinde tebliğ edildiğini ancak Kurum’un sessiz kaldığını, başvuru sonrasında ise 30.04.2019 tarihinde davacının aile sağlığı merkezindeki çalışmasının sonlandırıldığını ve emekli aylığı bağlandığını, Mayıs 2019 tarihinden sonra sadece emekli aylığı aldığını, 7036 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi kapsamında olmadığından arabuluculuk başvurusu yapılmadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının 15.02.2013 – 30.04.2019 tarihleri arası almaya hak kazandığı emekli aylıklarından davacıya ödenmesi lazım gelen emekli aylığı alacağının, (davacının davalı Kuruma ödemek zorunda kaldığı 68.831,38 TL de dahil olmak üzere) hesaplanarak şimdilik 150.000,00 TL’nın faizi (T.C Merkez Bankasının belirlediği en yüksek mevduat faizi) ile birlikte davalı kurum tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özet olarak; davacının memur olması nedeniyle görevli Mahkemenin İdare Mahkemeleri olduğunu, açılan davanın haksız olduğunu, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Emeklilerin yeniden hizmete alınması” başlıklı 93 üncü maddesinde emeklilik ve yaşlılık aylığı kesilmeden çalışabilecek kişilerin sıralandığını, davacının durumunun sayılan kişilere uymadığını, davacı hakkında yapılan işlemde hata bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacının davasının, mahkememizin görevli olmaması nedeniyle” gerekçesiyle;
“Yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle, davanın usulden reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal kararlar gereğince davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “Dava, davacının emekli aylığı alacağının hesaplanarak ödenmek zorunda kalınan aylığın faiziyle birlikte davalı idareden tahsili isteğine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince dairemizin iade kararı gereği davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. Verilen karar dairemizin iade kararına, bu kararda sözü edilen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 31.03.2022 gün ve 2022/247 esas, 2022/4715 karar sayılı kararına uygundur. Aylığın 5434 sayılı Kanun kapsamında olması bu kanun kapsamındaki mensubiyetin kazanıldığı tarih, 5510 sayılı Kanun’un geçici 4 üncü maddesi ve bu maddeyi yorumlayan ve dairemizce de benimsenen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi kararları ile Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına uygundur.
Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yaşlılık aylığının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371; 5335 sayılı Kanun’un 30 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un geçici 4 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.