Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1101 E. 2023/1548 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1101
KARAR NO : 2023/1548
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/985 E., 2022/1857 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 28.11.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/310 E., 2022/52 K.

Taraflar arasındaki kurum işlemi iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; fiili birliktelik dolayısı ile kesilen yetim aylığına dair kararın iptali ve aylığının tekrar bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kurum işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 2015 yılından itibaren davacı … ile davacının eski eşi …’nın farklı adreslerde ikamet ettikleri ve yaşadıkları her yönüyle tespit edilmiş olmasına rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı müvekkilinin …’ın polise vermiş olduğu ifadesinde ablası ile beraber yaşadığı … ,…/… adresinde alındığını, bu adresin ise ablası … ile beraber yaşadığı ikamet adresi olduğunu, davacının 2015 yılından itibaren mernis adresi olduğunu, 2015 yılından sonraki seçimlerde … ve …’nın aynı sandıkta oy kullanmadıklarının sabit olduğunu, tarafların aynı okulda oy kullanmalarının sebebinin ise davacının ablası ile beraber yaşadığı yerin aynı okul bölgesi olması nedeniyle aynı okulda oy kullandıklarını belirterek, mahkemece verilen kararın kaldırılmasını,davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eski eşi ile birlikte yaşadığı kanaatine varılarak eşinden boşandığı halde, boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı belirlenen davacının yetim aylığının kesilmesine yönelik kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf kanun yoluna başvuru sebepleri ile aynı gerekçelerle davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işlemi iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ıncı maddesinin 2 inci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer’i müdahil vekillerinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine;

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye …’ın muhalefetine karşın , Başkan … , Üyeler …, …, …’nın oyları ve oy çokluğuyla

22.02.2023 tarihinde karar verildi.

(M)

KARŞI OY GEREKÇESİ

1. Somut uyuşmazlıkta, davacı kadın 1997 yılında eşinden boşanmıştır. Davacı-karşı davalı kadına boşanma kararı verildikten sonra ölen babasından dolayı bağlanan yetim aylığı 2019 yılında yapılan denetim sonrası fiili birliktelik nedeni ile 2008-2019 yılları için 5510 sayılı Kanun’un 56 ıncı maddesi uyarınca ödenen aylıkların yersiz ödendiği gerekçesi ile borç çıkarılmıştır.

2. Dairemizin 07.10.2021 tarih ve 2021/7072 Esas, 2021/11762 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerimde belirttiğim gibi davacı boşandığında 506 sayılı Kanun yürürlüktedir. 5510 sayılı Kanunun 5754 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik geçici 1 inci maddesi uyarınca kesilmede 506 sayılı Kanun uygulanmalıdır. Anılan kanunda ise boşanılan eş ile birlikte yaşama olgusu bir kesilme nedeni olarak düzenlenmemiştir. 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen boşanma olgusuna uygulanması olanağı, önceye etki yasağı nedeni ile olanaklı değildir.

3. Çoğunluğun önceye etki yasağı ilkesine aykırı olarak, lafzi yorum ve sigortalı aleyhine yorumu benimseyerek, sonradan gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak salt birlikte yaşama ve boşanan eşin desteğini alma koşulunu yeterli kabul etmesi, Kanun’un ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçelerine aykırıdır.

4. Açıklanan bu gerekçelerle mahkeme kararının bozulması gerekirken, fiili birlikteliği yeterli görerek kararın onanması görüşüne katılınmamıştır.