Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11025 E. 2023/11654 K. 22.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11025
KARAR NO : 2023/11654
KARAR TARİHİ : 22.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/250 E., 2023/171 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında Mahkemece görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.12.2008-05.07.2013 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin gözetilmesi gerektiğini, davacının bir işverenin yanında hizmet akdine bağlı olarak çalışmış olması gerektiğini, çalışmalarının eylemli olarak işverene ait işyerinde gerçekleşmiş olması gerektiğini, 5510 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde gösterilen ve sigortalı sayılmayanlar başlığını taşıyan maddedeki kimselerden olmaması gerektiğini, bu üç şartın birlikte gerçekleşmemesi asıl olup birinin dahi eksikliği halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, açılan hizmet tesit davalarının kamusal nitelikte olduğunu, davacının işyerinde fiili çalışmasının bulunup bulunmadığının temin edilebilir ise işyeri kayıtlarından, bordro kayıtlarından, yoksa komşu işyerleri veya davacının bu işyerinde çalıştığını bilen şahısların ifadelerine başvurarak ayrıca çalışma olgusunun işveren kayıtlarından ücret tediye bordrolarının tespit edilmesinin gerektiğini, Kanunda çifte sigortalılığın mümkün olmadığını, bu nedenle çalıştığını iddia ettiği tarihlerde 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin alt bentlerine göre çalışmasının bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiğini, davacı ile Kurumları arasında hizmet akdi ilişkisi bulunmadığından maddi konularda Kurumları aleyhine husumet yöneltilemeyeceğini, öncelikle zamanaşımı itirazları nedeniyle davanın reddine bu olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı şirket yetkilisi İsmail Cansoy 04.07.2014 tarihli oturumdaki beyanında davacının 11 ay çalıştığını iddia ettiğini ancak işyerinin sürekli olmadığını, davacının çalıştığı günlerin sigortasını yaptırdığını, davacının … Gıda ve Barsu da çalıştığını, davanın reddini talep ettiğini, işyerini 2013 yılı Haziran ayından beri kızı ile birlikte çalıştırdığını, şu an başka işçinin olmadığını, para teklif edenlerin kendileri olduğunu beyan etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.07.2014 tarihli ve 2013/288-2014/296 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili ile davalı işveren temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 19.01.2015 tarihli ve 2014/23867-2015/651 K. sayılı ilamında; eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece 02.07.2021 tarihli ve 2015/96-2021/182 sayılı kararla; davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 01.06.2022 tarihli ve 2022/4966-2022/8323 K. sayılı ilamında; “… davalı işverenin bulunduğu yörede balık av yasağının hangi dönemler uygulandığı ve ne kadar süre ile uygulandığı belirlenmeli, işyerinin 20.07.2011 tarihinde kapsama girdiği hususu da gözetilip davalı işverenin dava konusu döneme ilişkin vergi dairesinden muhtasar beyannameleri sorularak, davalı şirketin sürekli mi, yoksa, mevsimlik mi çalıştığı araştırılmalı; aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ile bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işyerinde hem sürekli, hem de mevsimlik işlerin yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde, gerekirse davacının davasını somutlaştırması adına hangi bölümde çalıştığı, ne tür işler yaptığı net olarak belirlenmeli; bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, davacı tarafça iddia edilen çalışmalara ilişkin Kurum tespitleri (müfettiş ve yoklama memuru raporları, mahalli denetim tutanakları v.s) sorularak getirtilmeli; toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre, çalışma iddiası ispatlandığı takdirde, işin mevsimlik olduğu ve/veya davacının mevsimlik işlerde çalıştığı anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenerek, davaya konu talep hakkında bir karar verilmelidir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, toplanan deliller kapsamında çalışmanın mevsimlik olduğu değerlendirilerek, “Davanın kısmen kabulü ile,

1-)Davacının davalı şirkete ait 1024220032 sicil nolu işyerinde 01.12.2008- 05.07.2013 tarihleri arasında:01.12.2008-31.12.2008 döneminde 1 ay,

01.01.2009-31.12.2009 döneminde (15 Mart-15 Haziran dönemi hariç) 9 ay,

01.01.2020-31.12.2010 döneminde (15 Mart-15 Haziran dönemi hariç) 9 ay,

01.01.2011-31.12.2011döneminde (15 Mart-15 Haziran dönemi hariç) 9 ay,

01.01.2012-31.12.2012 döneminde ( 15 Mart-15 Haziran dönemi hariç) 9 ay ve

01.01.2013-05.07.2013 döneminde (15 Mart-15 Haziran dönemi hariç) 3 ay 5 gün olmak üzere toplam 40 ay 5 gün hizmet aktine bağlı mevsimlik olarak çalıştığının tespitine,

2-)Davacının davalı şirkette mevsimlik olarak çalışmış olmasından dolayı davacının 15.03.2009-15.06.2009, 15.03.2010-15.06.2010, 15.03.2011-15.06.2011, 15.03.2012-15.06.2012 ve 15.03.2013-15.06.2013 dönemlerine ilişkin talebin reddine,” dair hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, mahkemece uyulan bozma ilamı sonrası yapılan araştırmalar nezdinde, her yıl 15 Mart-15 Haziran dönemleri arasında av yasağı olduğu belirlenerek mevsimlik çalışma gözetilmek kaydıyla davanın kısmen kabulüne karar verildiği ne var ki araştırmanın yetersiz olduğu anlaşılmıştır.

2.Öncelikle aynı işverene karşı açılmış Eğirdir Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 13.12.2022 tarih ve 2022/262-2022/390 sayılı dava dosyası ile 04.07.2014 tarih 2013/289-2014/297 sayılı dava dosyası ikmal edilip o dosyalardaki delillerin de irdelenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan iş yeri kapasite raporunun yıllık 200 gün üzerinden çalışmaya göre hazırlandığı ve iş yeri kapasitesinin çok büyük olmadığı dosya kapsamına göre belirgin olup, mahkemece yıllık 200 gün üzerinden hesaplama yapılan kapasite raporu ile av yasağı dönemi karşılaştırması yapılarak, kapasite raporunun hangi dönemleri esas aldığı araştırılarak av yasağı dönemi ile mukayese edilmeli, farklılığın neden kaynaklandığı araştırılmalı, açılan dava dosyaları ile varsa açılmış başka dava dosyaları bulunup bulunmadığı davalı Kurumdan sorularak varlığı halinde ilgili dava dosyaları da ikmal edilmek suretiyle elde edilecek deliller nazarında bir karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.