Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1105 E. 2023/1556 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1105
KARAR NO : 2023/1556
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3066 E., 2022/2394 K.
FER’İ MÜDAHİL : …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 15.03.2021
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/503 E., 2022/566 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ile feri müdahil kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ile fer’i müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 16.03.1994 – 30.03.1994 tarihleri arasında davalı … bünyesinde itfaiye görevlisi olarak kesintisiz çalıştığını, müvekkilinin 22.03.1994 tarih ve 24865 sayılı işlem ile Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına işe giriş bildirgesine istinaden girişi yapıldığını, müvekkilinin çalışması işe giriş bildirgesi ile SGK’ ya bildirilmiş ise de kuruma aylık dönem bordroları verilmediğini, SGK tarafından müvekkilin çalışmaları sigortalı hizmet olarak kabul edilmediğini, işveren tarafından ilgili kuruma dönem bordrosunun verilmemesi nedeniyle müvekkilin emeklilik hakkı tehlikeye girdiğini, kendisine yükletilmeyecek bir kusurdan dolayı telafisi mümkün olmayan bir mağduriyetin içine sürüklediğini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin 16.03.1994 – 30.03.1994 tarihleri arasındaki çalışmalarının davalı işveren nezdinde kesintisiz ve sigortalı çalışma olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin tamamen gerçekten yoksun olduğunu, belediye arşivlerinde çalıştığına dair herhangi bir belge dahi bulunmadığını, hak düşürücü süre olan 5 yıl içinde açılmadığından davanın usülden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARAR
Davacının resmi kayıtlara geçmeyen dönemlerde çalıştığını ve ücretini aldığını gösterir belgelerin bulunmamasının nedeninin yönetim değişikliğinden kaynaklandığı ve davalı idare nezdinde davacı sigortalının çalışmalarına ilişkin herhangi bir kayıt içeren belgelerin bulunmamasının da arşiv kayıtlarının düzgün tutulmamasının bildirildiği anlaşıldığından dinlenen tanık beyanlarına itibar etme gereği hasıl olduğu, 3/1994 dönem bordrosunda ismi bulunan ve yine Silvan Belediyesi tarafından 1994 yılında mezbahane ve itfaiye biriminde çalışanlara ilişkin listede gösterilen tanıklar dinlenmiş olup, tanıkların tamamının Kurumdan, Belediyeden ve Vergi Dairesinden ayrıca zabıta marifetiyle yapılan araştırma kapsamında, bordro tanıklarının 3/1994 döneminde aynı işyerinde çalıştıkları, komşu işyeri tanıklarının da ilgili dönemde işyeri çalıştırdıkları bu kapsamda davacının çalışmasını bilebilecek durumda oldukları, davacının davalı Kurum nezdinde vardiyalı sistemle itifaiye eri olarak işe başladığı, yerel seçimlerde belediye başkanının değişmesi nedeni ile davacının da aralarında bulunduğu bir kısım kişilerin iş akdine son verildiği, 1994 Mart ayında işe başlayıp, seçimlerden bir iki hafta sonra işten çıkarıldığı yönündeki tanık beyanlarının birbirini desteklediği, www.ysk.gov.tr’den alınan bilgiye göre yerel seçimlerin 27.03.1994 tarihinde yapıldığı, tanık beyanlarına göre davacının mart ayının başında çalışmaya başladığı hususu 16.03.1994 tarihli işe giriş bildirgesi ve seçimlerden sonra işten çıkarıldığı yönündeki beyanları ise seçim takvimi ile uyumlu olduğu, bu kapsamda çalışma olgusunun somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya konulduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle,

Davanın kabulüne,

Davacının 16.03.1994-30.03.1994 tarihleri arasında … unvanlı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle kesintisiz çalıştığının ve bu çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Yerel Mahkemece verilen kabul kararının hatalı olduğunu belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Feri Müdahil Vekilinin İstinaf Sebepleri
Yerel Mahkemece verilen kabul kararının hatalı olduğunu belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.

Fer’i müdahil kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının Silvan Belediyesi Başkanlığında 16.03.1994 ile 30.03.1994 tarihleri arasında itfaiye eri olarak geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile fer’i müdahil kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.