YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1118
KARAR NO : 2023/1101
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/38 E., 2022/420 K.
MİRASÇILARI :1- … 2- …
3- …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 09.09.2015
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; … ili …,… Parsel 3. Kat 8 nolu bağımsız bölüm mesken olarak 1/4 hissesi müvekkili adına kayıtlı olduğunu, davalı Kurum tarafından davacıya ait paya haciz şerhi konulduğunu, hacze karşı meskeniyet iddiasında bulunduklarını ve haczin terkinine karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek, meskeniyet iddialarının kabulü ile neticede haciz şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir yasaya aykırılık bulunmadığını, davanın görevli mahkemede açılmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2017 tarihli ve 2016/199 Esas, 2017/177 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2018 tarihli ve 2017/2098 Esas, 2018/2207 Karar sayılı kararıyla; Davalı kurumdan gelen yazı cevabında; tüzel kişilik adına 31.07.2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun gereği yapılandırma talebinde bulunulduğu, davacının yapılandırma talebinin bulunmadığı, dava konusu ödeme emirleri için şirket yönetim kurulu üyeleri … ve …’a ait … İli, … ,… 125 parselde bulunan taşınmazın 1/4’er hisselerinin … 7. İcra Dairesi tarafından 24.04.2018 tarihinde açık artırma usulü satışı yapılmış olup, ilgili taşınmaz satışından … payına 21.988,54 TL, … payına 21.988,54 TL dosyaya para gönderildiği, haricen şirket tüzel kişiliği yada yönetim kurulu üyeleri tarafından şirket borçları için ödeme yapılmadığı, 31.08.2018 tarihinde şirket borçları için başvurusu yapılan 7143 sayılı yapılandırma taksitler süresinde ödenmediği için bozulmuş olup, dava konusu ödeme emirleri hakkında icra takibinin devam ettiğinin belirtildiği,mahkemece yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında; Mahkemece, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü vasıtasıyla davacı adına başka mesken niteliğinde taşınmaz olup olmadığı araştırılmalı, haczedilen evin haline münasip ev olup olmadığının tespiti ile, içinde emlakçılık yapan kişilerin bulunduğu bilirkişilerden mahcuzun bulunduğu yer ve konumlarını irdeler şekilde ve emsal konumda olan taşınmazların satışları hakkında da araştırma yapılmak suretiyle mahcuzun değerini irdeleyen rapor alınarak, davaya konu taşınmazın bulunduğu yerde aileyi oluşturan kişiler dikkate alındığında haline münasip evi alabileceği değerin yukarıdaki kurallara göre tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, diğer hissedarlar tarafından icra mahkemesine açılan dava dosyalarındaki tahkikat yeterli görülerek dosyada herhangi bir tahkikat yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan bozma ilamı sonrası yargılamada; Yargıtay bozma ilamında belirtilen eksikliğin giderilmesi için ilgili tapu müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevaptan dava konusu taşınmaz haricinde davacı adına kayıtlı başka bir taşınmaz bulunmadığı, tüm dosya kapsamı içerisideki bilgi ve belgeler ile bilirkişi heyet raporundaki hesaplama ve tespitler birlikte değerlendirildiğinde; davalı kurum tarafından haciz işlemi uygulanan davacıya ait taşınmaz hissesinin bilirkişi heyet raporu ile tespit edilen değeri ile emsal taşınmazların değerleri dikkate alındığında taşınmazın davacının haline münasip meskeni olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, davaya konu … ili …,… mevkii 1259 Ada, 125 Parselde kayıtlı 3.Kat 8 nolu bağımsız bölümün davacının 1/4 payı hususunda meskeniyet iddiasının kabulüne, taşınmaz üzerine konulmuş olan haciz şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğu, haczin kaldırılmasına karar verilmesinin yerinde olmadığı yönlerinden kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının haline münasip evi üzerine konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 6183 sayılı Kanun’un 70 inci maddesidir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…