Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11236 E. 2023/9590 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11236
KARAR NO : 2023/9590
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/147 E., 2023/1263 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/41 E., 2021/437 K.

Taraflar arasındaki talep tarihini takiben yaşlılık aylığı tahsisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili davacının 3201 sayılı Kanun gereğince yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğunu, çıkan borç bedelini 2014 yılında ödediğini, ödeme yaptığı tarih itibariyle kazanılmış hakları bulunduğundan ödeme tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre müvekkilinin emeklilik işlemlerinin yapılması talebiyle davalı Kuruma başvuru yaptığını, Kurum tarafından başvurunun reddedildiğini belirterek, dava konusu Kurum işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemişir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Kurum işleminin iptaline, davacının Türkiye’ deki sigorta başlangıç tarihinin 13.02.1994 olarak kabulü ile 01.08.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, yapılan işlemlerin usul yasaya uygun olduğunu, davacı tarafından yapılan başvurunun kurum tarafından haklı olarak reddedildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2016/5575 E., 2016/10507K. ve 2018/3677 E.,2018/11116 K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere “Uluslararası sözleşme ile hüküm altına alınmış bir hususta, 3201 sayılı Kanun’un 5 inci mad. ikinci fıkrası uyarınca, borçlanılan ev kadını süresinin, sigorta başlangıcı olarak talep edilen tarihten geriye götürülerek sonuca ulaşılması usul ve yasaya aykırıdır. Bu durumda hem sözleşme hükmünün, hem de 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birlikte uygulanması imkanı bulunmamaktadır.

Davacının yurtdışı sigortalılık başlangıcı öncesi yapılan borçlanma sigortalılık başlangıcını geriye çekmeyecektir. Ancak, Türkiye’deki sigorta başlangıcı olan 06.08.2014 tarihinden borçlanılan 5678 gün geriye gidilir ise sigortalılık başlangıç tarihi 29.10.1998 olacaktır. Bu tarih de kurumun kabul ettiği sigorta başlangıç tarihi 01.07.2001 tarihinden daha önceki bir tarih olduğundan sigorta başlangıç tarihinin bu tarih olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Sigorta başlangıcı 06.04.1998 tarihi olarak kabul edildiğinde 506 sayılı Kanun geçici 81 inci maddenin B bendinin ” o” alt bendine göre 20 yıl sigortalılık 54 yaş ve 5975 prim günü gerektiğinden 06.04.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı şartlarını taşımadığı, bu yöndeki kurum işleminin yerinde olduğu sabittir. Mahkemece davacının yurtdışı sigortalılık başlangıcı öncesi yapılan borçlanmasını sigortalılık başlangıç tarihinden geriye çekmesi hatalı olduğu gibi yaşlılık aylığı şartlarını da bu sigorta başlangıç tarihine göre belirleyerek davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalının istinaf talebinin kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyada mevcut delillerin hüküm kurmak için yeterli olduğundan delil toplanmasına ve duruşma açılmasına gerek olmaksızın davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.” gerekçesi ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 29.10.1998 olduğunun tespitine, yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında 1993 yılından itibaren ikamet ettiğini, on sekiz yaş sonrasına tekabül eden 1993-2001 yılı ev kadınlığı süresini 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanıp ödediğini, 1993 yılının sigortalılık başlangıç tarihi olarak alınarak yaşlılık aylığı tahsis talebini takiben aylık bağlanması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili, sigortalı hakkında yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının yurtdışı ev kadınlığı borçlanma süresinin, yurtdışı sigortalılık başlangıç tarihini başa çekip çekemeyeceği hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1.1 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi
1.2 Davanın yasal dayanağı olan 3201 sayılı Kanun’un “Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi” başlıklı 5 inci maddesinin 2 inci ve 3 üncü bendi ” Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.” düzenlemesini,
Aynı maddede 5 inci bent olarak bulunan “(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.(Ek cümle: 10/9/2014-6552/29 md.) Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.” düzenlemesini amirdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. İnceleme konusu davada, 01.07.1969 doğumlu davacının, yurtdışında sigorta primi ödemesinin 01.07.2001 tarihi itibariyle başladığı, Türkiye’de ilk kez 4/1-a kapsamda 06.08.2014 tarihinde sigortalılık başlangıcının bulunduğu, 3201 sayılı Kanun kapsamında 23.01.1994-28.12.2009 tarihleri arasında 5678 günlük ev kadınlığı borçlanması yaparak ödediği, yukarıdaki kanuni düzenlemeler kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucu, yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi ve yargılama aşamasında yaşlılık aylığı bağlanması koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.