Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11276 E. 2023/9589 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11276
KARAR NO : 2023/9589
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/183 E., 2023/1159 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/115 E., 2021/153 K.

Taraflar arasındaki yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 3201 sayılı Kanun gereği yurtdışında geçen borçlanmaya esas sürelerini borçlanarak 01.05.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya başladığını, davacının 21.11.2016 tarihinde Almanya’da trafik kazası geçirdiğini, trafik kazasında karşı tarafın kusurlu olması nedeniyle, Alman mevzuatı gereğince ” tazminat ” açıklaması ile Alman Emeklilik sigortasına prim yatırılmaya başlandığını, söz konusu kazaya ilişkin dava süreci devam ettiği için, yargılama sürecince bu ödeme devam edeceğini, davacının … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne dilekçe yazarak durumu anlattığını, bunun üzerine … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce davacının yaşlılık aylığı durdurularak 01.05.2017-20.02.2019 tarihleri arası maaş ödemelerinin yersiz ödeme adı altında borç olarak kaydedildiğini, Alman sigorta kasasına davacı adına yatırılan ödemelerin ikamete dayalı yardım olmadığını belirterek, davacının yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten ödeme tarihine kadar yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemişir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacının yaşlılık aylığının kesildiği tarihten yeniden bağlanılması gerektiğinin tespiti ve buna göre her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten ödeme tarihine kadar yasal faiziyle ödenmesi gerektiğine, davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf gerekçeleri doğrultusunda temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.1 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 3201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.