YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1131
KARAR NO : 2023/1322
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
…
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/263 E., 2022/32 K.
…
…
KARAR : Ret
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozmasına uyulmasından sonra davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı iş yerinde 01.08.2004 – 29.07.2014 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili beyanında: davacının belirtilen tarihlerde çalışmalarının tespit edilemediğini, kaldı ki 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi hükmünce, kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirmesine ilişkin davanın, tespiti istenilen hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiğini, bu nedenle öncelikle davanın yerleşik Yargıtay kararları karşısında hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2015/56 Esas, 2016/147 Karar sayılı kararıyla; sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğu, fiili çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak sigortalılıktan söz edilemeyeceği, gerçek çalışma olgusununsomut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtlanması gerektiği, davacının kesintisiz çalışma iddiasını usulüne uygun olarak ispat edemediği gerekçesiyle davacının hizmet tespit davasının reddine , karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 21.Hukuk Dairesince, 19.02.2018 gün ve 2016/13461 Esas, 2018/1421 Karar sayılı ilamı ile; somut olayda ise; davacının serbest hamal olarak mı yoksa davalı yanında hizmet akti ile mi çalıştığı tereddüte mahal bırakmayacak derecede belirlenmeden sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; zabıtaya yeniden yazı yazılarak talep edilen dönemde davalıya ait işyerine komşu işyeri sahipleri ile bu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş kişilerin isimlerinin ve adreslerinin tespit edilmesini istemek ve bu kişileri dinlemek, davacının delil olarak bildirdiği Mersin 4. İş Mahkemesi’nin 2014/758 E. sayılı dosyasının bir suretini dosya arasına almak, ayrıca yine davacının delil olarak bildirdiği banka kayıtlarına ve PTT dekontlarına dair davacının beyanını alarak söz konusu kayıtları ilgili bankalardan ve PTT’den istemek, davalının davacıdan sonra yanında çalışanlar olup olmadığını araştırmak, ilgili meslek/ticaret odasından davalı işyerine ait kapasite raporu ile vergi dairesinden tüm vergi beyannameleri istenilerek; (gerektiğinde keşif yapılarak tespit edilecek) işyeri mekan ve büyüklüğü/fiziki şartları ve her türlü veri gözetilerek davalıya ait işyerinde çalışması gereken sigortalı sayısını dikkate almak, davacıya davalıya ait işyerinde geçen çalışmalarını açıklattırmak ve böylece; davalıya ait sebze meyve komisyoncusu olarak tescil edilen işyerinde yapılan taşıma işinin davalıya bağlı sürekli çalışan hamallarla mı yoksa piyasa hamallarıyla mı yapıldığını, çalışmanın varlığını ve kesintili olup olmadığını, tam zamanlı mı kısmi zamanlı mı olduğunu, davacının çalıştığını iddia ettiği işin her yıl talep edilen sürenin tamamında yapılıp yapılmadığını, yılın hangi aylarında bu işin yapıldığını, çalışmanın yapıldığı aylarda eksiksiz tam gün olarak (her ay 30 gün üzerinden) bu işin yapılıp yapılmadığını, yapılmadı ise ayda kaç gün anılan faaliyette bulunulduğunu, ücretin kim tarafından ödendiğini, ödenen ücret miktarını ve nasıl ödendiğini (günlük, haftalık, aylık) belirlemek ve toplanan deliller değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ,tüm toplanan bilgi ve belgeler dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davalı adına kayıtlı iş yerinin dava konusu edilen tarihlerde faal olduğu, davalının Mersin halinde B-1 Blok 22 ve 23 nolu yerleri kullandığı, … Komisyon Evi olarak iş yerinin bilindiği, Tekirdağ talimat yolu ile alınan beyanında davacının söz konusu dekont ve banka kayıtlarının çalışmanın karşılığı kendisine yapılan ödemeler olduğunu beyan ettiği, tüm bu kayıtların bilirkişi marifeti ile incelenmesinde ödemelerin 100TL 1TL şeklinde olduğu bununda işçi ücreti olma imkanının olmadığının rapor edildiği, davacının bir yerde hamal bir yerde ise katip olarak çalıştığını beyan ederek çeliştiğinin rapor edildiği, dinlenen bir kısım tanıklar …’i tanımadığını ifade etmiş, tanık İbrahim…’i tanıdığını ve halde sadece davalının değil diğer kişilerinde işini yaptığını ifade etmiş, dinlenen … davacının ev komşusu ve halde … isimli kişi yanında çalıştığını beyan ederek beyanda bulunmuş ise de HC incelenmesinde … farklı farklı iş yerlerinde kaydı olduğu görülmüş, yine… ile ortak iş yaptığı beyanı da dikkate alındığında hizmet akdi ile çalışmanın ispatı bir beyan olmadığı kanaatine varılmış. Yine alışveriş yaptığını bu nedenle çalışmayı bildiğini söyleyen …’nın da beyanı hizmet akdini ispat eder nitelikte görülmemiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde dosya kapsamındaki tüm belgeler alınan beyanlar gereği davacının davalı yanında sürekli bağımlı ücret ile hizmet akdi varlığı niteliğinde bir çalışmasının olmadığı kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının piyasa hamalı olmadığını, davalının yanında çalıştığını, sunulan hesap dökümlerinden davacı ile davalı arasında hizmet akdi olduğunun açıkça anlaşılacağını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçeleri kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece mahkemesi kararının ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…
…