Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1136 E. 2023/1115 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1136
KARAR NO : 2023/1115
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/466 E., 2022/374 K.
vekili Avukat …, Avukat …
FER’Î MÜDAHİL : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 21.07.2017
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının 01.08.2000-13.06.2017 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmasının tespitini, sigorta başlangıç tarihinin 01.08.2000 tarihi olarak tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket vekili, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, davacının davalı işyerinde 18.11.2004 tarihinde işe başladığını, 13.06.2017 tarihi itibariyle de iş ilişkisinin sona erdiğini, kötüniyetli olarak işbu davayı açtığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Fer’i Müdahil Kurum vekili, davacının hizmetlerinin tespitinin istendiği dönemlerde sosyal yardımlaşma vakıflarından yardım alıp almadığının araştırılması gerektiğini, davacının hak düşürücü süre olan 5 yıldan önceki taleplerinin reddinin gerektiğini, davacının yasa gereği fiili sigortalı çalışmaları bulunduğunu ispatlamak zorunda olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli ve 2017/399-2018/442 Karar sayılı kararıyla; “davanın reddine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli ve 2018/4012-2019/1308 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairenin 21.09.2020 tarih ve 2020/6653 -2020/4661 sayılı kararında;
“Yapılacak iş, mahkemece dinlenen tanıkların ifadeleri davacının çalıştığı süreleri tam olarak belirlemeye elverişli olmadığı gibi davanın reddi içinde yeterli olmadığından (zira bir kısım tanıklar çalışmayı doğrulamış bir kısmı ise net bilgi verememiştir), davalı …’ne ait … sicil nolu işyerine ait 01.08.2000- 18.11.2004 arası dönem bordroları getirtilerek belirtilen dönemde çalışması bulunan diğer bordro tanıklarının adresini Sosyal Güvenlik Kurumu ve zabıta marifetiyle araştırıp tespit ederek bu tanıkları dinlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, SGK ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun’un 2, 6, 9 ve 79/10 uncu maddeleri gereğince belirlendikten sonra sonucuna göre karar vermek ibarettir. ” gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 01.08.2000 ile 18.11.2004 tarihleri arasında davalı … Konservecilik Gıda San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait … sicil nolu işyerinde sürekli olarak fiilen asgari ücretle ve hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili; davacı tanıklarının bir kısmı tarafından müvekkil şirket aleyhine açılmış olan davalar bulunduğunu, tüm delillerin davacının, davalı şirket bünyesinde mevsimlik işçi statüsünde çalıştığı ve çalışmaya başladığı ilk tarihin 2004 yılı Kasım ayı olduğunu ortaya koyduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Fer’i müdahil Kurum vekili; davanın 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığını, dinlenen davacı tanıklarının beyanlarınun davanın kabulü için yeterli olmadığını, bordro tanıklarının beyanlarının alınmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine kanaatle ve eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.