YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11412
KARAR NO : 2023/11281
KARAR TARİHİ : 15.11.2023
AHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/350 E., 2022/426 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.11.2010 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu vefat eden Kurum sigortalısının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirden oluşan Kurum zararının %50’sine tekabül eden miktarının davalı işverenden tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı taraf birleşen dava ile asıl dosyada geçersiz sayılan ıslah dilekçesi nedeniyle oluşan bakiye alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı firma yetkilisi …cevap dilekçesinde özetle; Davada rücu şartlarının oluşmamış olduğunu, Davanın … Anonim Türk Sigorta A.Ş.’ne ihbar edilmesini, Kazazede işçinin bağışlanamaz derecede ağır kusurunun mevcut olduğunu, kaza yapan şirketlerine ait … plakalı aracın kaza tarihi itibariyle … Anonim Türk Sigorta A.Ş.’ne … poliçe numarası ile karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, davacı kurumun alacağını limit dahilinde ihbar edilen … Anonim Türk Sigorta A.Ş. Tarafından karşılanmasının söz konusu olduğunu kaza tarihi itibariyle poliçe sorumluluk limitinin 175.000,00 TL olduğunu belirterek haksız adçılan davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
2.Davalı taraf birleşen dosyaya beyanda bulunmamıştır.
3.İhbar olunan … vekili ihbara karşı beyanlarında; … Plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 08.05.2010-13.01.2011 arası … numaralı Trafik poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, davalının işveren sıfatıyla doğacak olan sorumluluğunun müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli ve 2014/604-2015/863 sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 11.10.2018 tarihli ve 2016/7036-2018/7880sayılı ilamı ile konusunda uzman bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece 06.02.2020 tarihli ve 2018/932-2020/83 sayılı kararla; davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 11.03.2021 tarihli ve 2020/11829-2021/3176sayılı ilamı ile; sair temyiz itirazları reddedilerek, taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi kapsamında karar verilmesi gerektiği, bozma sonrası ıslah yapılamayacağı gerekçeleriyle karar bozulmuştur.
C. Üçüncü Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece 12.10.2021 tarihli ve 2021/186-2021/488 sayılı kararla; asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 20.04.2022 tarihli ve 2022/2922-2022/5946sayılı ilamı ile “…Hükmüne uyulan bozma ilamında bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı ve 5510 sayılı Kanun’un 23. maddesine yönelik talep bulunmadığına işaret edilmesine rağmen ek davaya konu edilen tutarın esasen uygulama olanağı bulunmayan 5510 sayılı Kanun’un 23. maddesi kapsamında belirlenen fark tutar olduğu gözetilmeksizin yazılı hüküm kurulması yerinde değildir. Peşin sermaye değerli gelirin davalı işverenin kusuruna isabet eden % 30 kusur karşılığına hükmedilmesi gerekir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “Tüm dosya kapsamından; dava konusu olayın iş kazası olduğu, müteveffa …’ın kaza tarihinde davalı işveren nezdinde çalıştığı, dava konusu kazanın meydana gelmesinde yeterli iş güvenliği tedbiri almadığının Yargıtay denetiminden geçen kusur raporu ile sabit olduğu, bu bağlamda dava konusu kurum zararından sorumlu olduğu, her ne kadar dava dışı sigortalı …’ın kaza tarihi itibariyle sigortası yapılmadığından, 5510 sayılı yasanın 23.maddesi uyarınca, davalı işverenin kurum zararının tamamından, kusur indirimi yapılmaksızın sorumlu tutulması gerekmekte ise de, Yargıtay bozma ilamında açıklandığı üzere davacı kurumun dava dilekçesinde kusur oranında tazminat talebinde bulunduğundan, taleple bağlı kalınması gerektiği, bu bağlamda hesaplama tekniği yönünden bozma sebebi yapılmayan 10/09/2019 tarihli hesap raporunda tespit edilen toplam 16.660,51-TL kurum alacağının, dava dilekçesi ile talep edilen 12.815,78-TL lik kısmının asıl davada davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı kurum bakiye alacağı için ek dava açarak, eldeki dosya ile birleştirmiş olup, kurumun bakiye alacağının 3.844,73-TL olduğu anlaşılmakla, birleşen dosyanın da kabulüne karar verilmiş, davalı tarafça kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay incelemesi neticesinde mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yeni esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Bozma ilamına uyularak peşin sermaye değerli gelirin davalı işveren’in kusuruna isabet eden %30 kusur karşılığı, asıl dava yönünden 3.844,73 TL, birleşen dava yönünden 1.153,41 TL olarak belirlenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
” gerekçesiyle
“I-Asıl dava yönünden;
1-Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,
-3.844,73-TL’nin onay tarihi olan 30.03.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı kuruma verilmesine, fazlaya ilişkin istemen reddine,
…
II-Birleşen pazarcık 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/191 Esas sayılı dosyası yönünden;
1-Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ,
-1.153,41-TL’nin onay tarihi olan 30.03.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı kuruma verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,…” dair hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir .
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunu’nun 21 ve 23 ncü maddeleri
3. Değerlendirme
1.Mahkemece uyulan son bozma ilamında, bir önceki bozma ilamı gereği bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı ve 5510 sayılı Kanun’un 23 ncü maddesine yönelik talep bulunmadığına işaret edilmesine rağmen ek davaya konu edilen tutarın esasen uygulama olanağı bulunmayan 5510 sayılı Kanun’un 23 ncü maddesi kapsamında belirlenen fark tutarı olduğu, peşin sermaye değerli gelirin davalı işverenin kusuruna isabet eden %30 kusur karşılığına hükmedilmesi gerektiği hususları belirtilmiştir.
2-Son bozma ilamına uyan mahkemece, bozma ilamı sonrası ıslah olmayacağı da dikkate alınarak dava dilekçesinde talep edilen miktarın %30 karşılığı ile ek davanın %30 karşılığı hesaplanarak asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
3.Mahkemece, asıl dava yönünden, 25.631,56 TL lik ilk peşin sermaye değerli gelirin %30 luk kısmına karşılık gelen 7689,47 TL üzerinden kabulüne, 5510 sayıl Kanun’un 23 üncü maddesine dayalı olarak açılan ek davanın reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.