Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1148 E. 2023/4366 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1148
KARAR NO : 2023/4366
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2779 E., 2022/2356 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/412 E., 2021/171 K.

Taraflar arasındaki ödeme emri iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Gaziosmanpaşa Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından müvekkiline 717.353,21 TL tutarında ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, söz konusu borcun asıl borçlusunun müvekkilinin S.S. Çiçek Üretim ve Pazarlama Kooperatifi olduğunu, müvekkilinin bu kooperatifte bir dönem yönetim kurulu üyeleği yaptığını ancak müvekkilinin bu borcu ödeme durumunda olmadığını, davalı kurumun borcu S.S. Çiçek Üretim ve Pazarlama Kooperatifi’ nden tahsil etmesi gerektiğini belirterek müvekkiline gönderilen ödeme emirlerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının, Gaziosmanpaşa Sosyal Güvenlik Merkezi’nde 2 4776 06 06 1081965 034 07-89 sicil sayılı dosyada işlem gören S.S. Çiçek Üretim ve Pazarlama Kooperatifi’nin yetkililerinden biri olduğunu, davaya konu ödeme emirleri işbu şirketin kurumca yapılan denetimleri sonucunda ödenmeyen prim, işsizlik sigorta primi, damga vergisi ve bunlara ait gecikme zamlarından kaynaklanmadığını, bu nedenle dava dışı şirket ve davacı da dahil olmak üzere şirket yetkilileri hakkında icra takibi başlatıldığını ve ödeme emirleri gönderildiğini, işbu ödeme emirlerinin usule ve yasaya uygun olduğunu, zira 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesi gereğince kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile ilgili görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri, kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ayrıca dava dilekçesinde bahsi geçen … 8. Vergi Mahkemesi kararı ile … Bölge İdare Mahkeme 6. Vergi Dava Dairesi kararının görülmekte olan işbu dava konusu ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi bulunmadığını, bu nedenle de dava konusu ödeme emirleri ve müvekkil kurum ile hiçbir ilgisi bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili; davacının feragati bulunmadığını, Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, %10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Ödeme emrine konu Kurum alacaklarının S.S. Çiçek Üretim ve Pazarlama Kooperatifi tarafından yapılandırıldığı, taksitlerin ödendiği, yapılandırma yapılması ile dava konusuz kaldığından Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği,haksız çıkma tazminatına hükmedilemeyeceği, Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un “Ortak Hükümler” başlıklı 3 üncü maddesinin 13 üncü fıkrası:

“a) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır. Borçlularca, Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez.

b) Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir. Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili gerektiği hâlde tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara ilişkin ilgili kamu idaresi aleyhine açılmış davalardan vazgeçme dilekçelerinin verileceği idari mercii belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

c) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın bu Kanunun yayımı tarihinden sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz.

ç) Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz.” düzenlemesini içermektedir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2-Dava konusu Kurum alacağının 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı anlaşıldığından, anılan yasal düzenleme uyarınca taraflar lehine yargılama giderine, avukatlık ücretine ve fer’ilerine hükmedilmemesi, tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin de kendi üstlerinde bırakılması isabetlidir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.