Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11745 E. 2023/10587 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11745
KARAR NO : 2023/10587
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasında Mahkemece görülen maluliyet aylığı bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin malulen emeklilik başvurusu reddeden davalı idare işleminin iptali ile davalı Kuruma başvuru tarihinden itibaren malulen emekliliğinin tespitine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.12.2015 tarihli ve 2012/769-2015/1282 sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 13.12.2016 tarihli ve 2016/11080-2016/14919 sayılı ilamı ile; 5510 sayılı Kanun’un 95 inci maddesinde belirtilen prosedür gereğinin yapılması ile 5510 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesinde şartlar değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece 17.12.2020 tarihli ve 2017/325-2020/408 sayılı kararla; davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 24.11.2021 tarihli ve 2021/4202-2021/14823 sayılı ilamı ile;”…31.08.2006-12.07.2010 tarihleri arası 1833 gün prim ödemesi bulunan davacının askerlik borçlanmasına göre sigortalılık başlangıcının 15.11.2004 olduğu anlaşılmakla, her ne kadar 1800 gün prim ödeme şartı yerine gelmiş ise de, 10 yıllık sigortalılık süresinin 15.11.2014 tarihinde dolduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. “gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “Davanın kabulü ile;
1-Davacı … (T.C: 41737824354)’ın 05.03.2010 tarihi itibari ile Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca malul olduğunun tespitine, davacıya 15.11.2014 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline,

2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Sair hususların gerekçeli kararda belirtilmesine,” dair hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet aylığı şartları oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının maluliyet aylığına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30, 294, 297 nci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 25, 26, 27 ve 95 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 294 üncü maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Anılan 294 ncü maddenin 4 üncü fıkrası uyarınca zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucu tefhim edilebilir, ancak tefhimden itibaren bir ay içinde gerekçeli kararın yazılması gerekir.

2.Belirtilen açıklamalar ışığında mahkemenin gerekçeli kararı incelendiğinde, hükmün 3 nolu bendinde “Sair hususların gerekçeli kararda belirtilmesine” dair belirleme yapıldığı, söz konusu hükmün 6100 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin 1 nci fıkrasının (ç) bendi kapsamında yetersiz olduğu, yargılama giderleri yönünden ayrıca hüküm kurulması gerektiğinin gözetilememesi isabetsiz bulunmuştur.

3.Tahsis yapılmasına ilişkin eldeki davada, Kuruma başvuruda bulunulduğu tarih veya dava tarihi itibarıyla tümüyle oluşmayan tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, Anayasa’nın 141 nci maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 6100 sayılı Kanun’un “Usul ekonomisi ilkesi” başlıklı 30 uncu maddesinde yer alan, hâkimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen aybaşından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulması, kuşkusuz, yargılama aşamasında gelir/aylık bağlama koşulları gerçekleşen sigortalı yönünden tahsis talep günü itibarıyla şartlar oluşmamakla Kurumun dava açılmasına sebep olan herhangi bir haksız işleminin de söz konusu bulunmadığı gözetilerek yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması gerekmektedir.

4.Diğer taraftan her ne kadar 15/11/2014 tarihinden itibaren malululiyet aylığı bağlanmasına dair hüküm kurulmuş ise de 5510 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi gereği bu tarihi takip eden ay başından itibaren maluliyet aylığının bağlanması gerekmektedir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.