YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1179
KARAR NO : 2023/3074
KARAR TARİHİ : 24.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1161 E., 2022/2193 K.
DAVALILAR : … Mirasçıları:
1-… vekili Avukat …
2-…
FERİ MÜDAHİL : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 02.12.2015
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/854 E., 2021/129 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı,1990 yılından itibaren haftada 6 gün ev hizmetlerinde çalıştığını, zaman içerisinde davacının çalışmasından memnun kalan davalının isteği üzerine, haftada bir günde aynı semtte ikamet eden davalının kızının ev işlerine yardım ettiğini, işe başlarken kendisine kısa süre sonra sigorta kaydının yaptırılacağının söylendiğini, ancak bir türlü kaydının yaptırılmadığını, kendisinin ısrarları sonucu ancak süre sigorta kaydının yaptırıldığını, 7 ay sonra bu kaydın da sonlandırıldığını öğrendiğini, oysa davalı yanında çalışmasının toplamda 25 yılı aştığını belirttiğini ileri sürerek fazlaya munzam zarara, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin haklar saklı tutularak, davacının 01.01.1990 gününden başlayarak davalı … ‘ın yanında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası …’ın … sokaktaki evinde 1995 Ekim veya Kasım ayında haftada 1 gün temizlikçi olarak işe başladığını, iddia edildiği gibi, haftada 6 gün çalışması olmadığını, zira o tarihlerde müvekkilinin akrabası olan …’ın evine ve ayrıca 15 günde bir de …’ın yengesinin … Caddesindeki evine temizliğe gittiğini, kaldı ki muris … bir devlet memuru olduğundan evde devamlı olarak işçi çalıştırmasının bütçesi bakımından da mümkün olamayacağını, ancak haftada 1 gün de … sokakta bir evde çalıştığını, ayrıca haftada 2 gün de …’nun eşine bakmak için çalıştığını, bu evde davacı …’in kayınvalidesi çalışmakta iken emekli olarak ayrıldığı için onun yerine …’in başladığını, … beyin eşi ölene kadar haftada 2 gün sürekli çalıştığını, davacının muris … emekli olana kadar 1 ay yazlığa gittiğinden çalışmadığını, 1 Ocak 1997 de emekli olduktan sonra da senede 5-6 ay yazlığa gittiğinden davacının bir çalışması olmadığını, 1996 da Çayyolu’na taşındıktan sonra da haftada 1 gün çalışmaya başladığını, bu arada diğer çalıştığı evlere de gitmeye devam ettiğini, müvekkili 1998 yılında evlendikten sonra da davacı … haftada 1 gün müvekkiline de gitmeye başladığını, ayrıca boşta kaldığı günler de müvekkilinin teyzesine dahi gittiğini, … 1997 de emekli olduktan sonra davacı Mayıs ayı başından Ekim-Kasım ayına kadar hiçbir şekilde çalışmadığını, çünkü bu tarihlerde …’ın Anamur’daki yazlıkta bulunduğunu, Eylül 2013 de davalının eşinin sağlık durumu bozulduğundan dolayı her gün çalışmasının teklif edildiğini, davacı da kabul edince sigortası yapılarak işe başladığını, bu arada davalının kızına da gittiğinden iki taraflı sigortası yapılıp primlerinin de ödendiğini, Mayıs/2014 ayında müvekkilinin annesinin sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine gece de çalışması için teklifte bulunulmuş ise de davacının kabul etmemesi üzerine işine son verildiğini, davacının emekliliğini sağlamak için müteveffa …’ı kullanmak istediğini, 5 yıllık süre hak düşürücü sürenin geçtiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili ek süre talebinde bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Toplanan deliller, dosya kapsamı, tanık anlatımları ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacının 01.01.1990 tarihinden başlayarak davalı yanında çalıştığının tespitinin talep edildiği, dosya arasına alınan hizmet cetveli incelendiğinde davacının … yanında 17.02.2013 tarihinde işe giriş bildirgesinin verildiği, 31.05.2014 tarihinde de işten çıkışının kuruma bildirildiği, Anamur Jandarma Komutanlığı’na yazılan yazıya verilen cevapta …’ın iki üç sene önce vefat ettiği, Anamurda bulunan evi oğlu ve kızının tatil amaçlı olarak kullandığı, daimi olarak kalmadıklarının belirtildiği, nüfus kayıtları incelendiğinde …’ın 13.11.2015 tarihinde eşi …’ın 16.02.2015 tarihinde vefat ettiğinin, … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 02.09.2014 tarihli inceleme raporunda 1990 yılından 31.05.2014 tarihine kadar … unvanlı ev hizmetleri işyerinde çalıştığı ancak işyeri kayıt ve belgelerinde imzasının olmadığını beyan ettiği, bu itibarla adı geçen kişiye 2013/05 sayılı genelgenin ilgili hükümleri doğrultusunda 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası gereğince iş mahkemesine başvuru yönünde bilgi verilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği, davacının davalıların murisi … ve …’a ait iki farklı ev hizmetleri mahiyetinde bulunan işyerlerinden 17.02.2013-31.05.2014 tarihleri arasında kısmen ancak ayda 30 gün olacak şekilde ayrı ayrı sigortalılık bildirimlerinin bulunduğu anlaşılmıştır. 506 sayılı Sosyal Sigortalara Kanun’u ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’u kapsamında ev hizmetlerinde sigortalı olabilmek için hizmet akdiyle çalışma işin işverene ait işyerinde yapılması, Mülga 506 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 5510 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi kapsamında olmamak şartlarını birlikte arandığının, 506 sayılı Kanun’un sigortalı sayılmayanlar başlıklı 3 üncü maddesi uyarınca ev hizmetlerinde çalışanların (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç) yine 5510 sayılı Kanun’un sigortalı sayılmayanlar başlıklı 6 ncı maddesi uyarınca ev hizmetlerinde çalışanların (ücretli ve sürekli çalışanlar hariç) sigortalı sayılmayacağı, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ev hizmetlerinde çalışanların ücretle ve sürekli çalışmaları halinde sigortalı sayılabileceği, sürekli çalışma konusunda ise haftanın çoğunun ev işlerinde geçirmiş ve çalışmanın bir süre devam etmiş olmasının arandığı yargıtay kararları değerlendirildiğinde de 3 günden fazla ev hizmetlerinde çalışan kişinin sigortalı sayılmasının gerekeceği, dosyada dinlenen tanıkların ifadeleri değerlendirildiğinde çalışmanın çocuk bakımı dönemi dışında haftada bir kaç günler sınırlı olduğu, davalıların murisinin tüm yaz dönemini…’da bulunan yazlığında geçirdiği, bu dönemde boş olan evde temizlik yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı …’in kızının 16.12.2002 tarihinde doğduğu ve bakımının davacı tarafından 3,5 yıl kadar yapıldığı, ücretin de ödendiği, davalı muris …’ın evinde yapılan çalışmanın ise tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde haftada 1-2 gün ile sınırlı olup sigortalı sayılmak için aranılan süreklilik şartının gerçekleşmediği kanaatine varıldığı” gerekçelerine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak; tanıkların yeniden dinlenilip, yeniden bilirkişi raporu alınmasına, davacının 01 Ocak 1990 gününden başlayarak kesintisiz çalıştığının kabulüne, aksi halde ise 06 Eylül 2019 günlü bilirkişi raporu esas alınarak 01 Nisan 2002-31 Mayıs 2014 arasındaki çalışmasının kesintisiz olduğunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilerek, müvekkili Kurum lehine vekalet ücretine hükmolunmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davacı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
2.Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece eksik incelemeye dayalı gerekçesi belirtilmeksizin karar verildiği, müvekkil kurum lehine vekalet ücretine yargılama giderine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…