Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11790 E. 2023/11263 K. 15.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11790
KARAR NO : 2023/11263
KARAR TARİHİ : 15.11.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/136 E., 2023/1285 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Espiye Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2016/260 E., 2020/252 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tarım sigortalılığının tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulü kararını kaldırarak davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis eden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle davacının eşi …’ın 4/a ve 4/b sigortalılık ve askerlik hizmetlerinin birleştirilmesi ile 939 gün 4/a sigortalısı olduğunun tespiti ile ölüm nedeni ile eşi olan davacının 4/a sigortalılığının dul aylığına hak kazandığının tespitine, bu görüşleri kabul edilmediği takdirde davacının eşinin 01.10.2008-03.03.2011 tarihleri arasında 4/b Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini, diğer sigortalılık hizmetleri ile birleştirme isteklerinin kabulü ile 1809 gün üzerinden ölüm nedeni ile davacının eşi …’ın 4/b sigortalısı emekliliğinin ve davacının dul aylığı almasına hak kazandığının tespitine, davacının borçlanma isteğinin kabulüne, dul ve yetim aylığının primlerin ödenme tarihinden itibaren bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve içeriğinden aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, Kurumun yasalar gereği hareket ettiğini, mevzuatın izin vermediği bir işlem yapmadığını, suiniyetle hareket etmediğini belirtmiş; öncelikle davanın reddini, aksi takdirde Kurum ve görevlilerinin kötü niyetle hareket etmemiş olmaları nedeni ile aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.09.2020 tarihli ve 2016/260 Esas, 2020/252 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; davacının ölü eşinin Bağ-Kur 4/1-b kapsamında 01.10.2008-03.03.2011 tarihleri arasında 873 gün sigortalı olduğunun tespitine, 540 gün askerlik borçlanması ile birleştirilmesine, davacının dul aylığı bağlanmasının tespiti yönündeki talebinin 1800 gün prim şartı sağlanmadığından reddine karar vermiştir.

IV.İSTİNAF
… Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 23.03.2022 tarihli ve 2022/323 Esas, 2022/453 Karar sayılı kararıyla; davacının istinaf dilekçesinin HMK’nın 352/1 maddesi uyarınca usulden reddine, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşılmakla HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, davalının istinaf talebinin kabulü ile davanın kısmen kabul – kısmen reddi ile davacı murisinin 01.01.2009-31.12.2009 tarihleri arasında Bağ-Kur 4/1-b kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, tespit edilen hizmet sürelerinin 540 gün askerlik borçlanması ile birleştirilmesine, davacının dul aylığı bağlanmasının tespiti yönündeki talebinin 1800 gün prim şartı sağlanmadığından reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 23.11.2022 tarihli 2022/12831 Esas, 2022/14783 Karar sayılı bozma kararında; davacının eşinin 24.04.1995-30.06.2008 arasında 4/a kapsamında 291 gün, 28.10.2013-14.02.2014 tarihleri arasında 108 gün 4/b Tarım Bağ-Kur kapsamında sigortalı bulunduğu, muafiyet belgesine istinaden 14.02.2014 tarihinde sigortalılığının durdurulduğu, TMO … Şube Müdürlüğünce eş …’ın fındık teslimatından dolayı 25.12.2008 tarihinde 118,64 TL prim kesintisi yapıldığı, kolluk araştırmasına göre tarımsal faaliyette bulunduğu, 12 dönüm civarında fındık bahçesinin bulunduğunun belirtildiği, tanık beyanlarına göre tarımsal faaliyette bulunduğu anlaşılmış ise de; davacının 2926 sayılı Kanun’a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak hususlar ayrıntılı olarak araştırılmalı, bu bağlamda zirai faaliyetin devamlılığı ve niteliği kapsamında davacıya ait edinim sebep ve tarihlerini de içerir tapu kayıtları da getirilmek suretiyle davacının hangi ürünleri yetiştirdiği, yetiştirdiği bu ürünlerin nerelere satıldığı tespit edilmeli yine davacının ilgili meslek kuruluşlarına yapılan bildirimi ve /veya başvurusu da irdelenmek suretiyle yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde tarımsal faaliyet araştırması yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği,

Mahkemece; davacı murisinin tespit edilen hizmet sürelerinin 540 günlük askerlik borçlanması ile birleştirilmesine karar verilmesine rağmen, Dairece yapılan geri çevirmeye Kurum tarafından verilen 03.11.2022 tarihli cevabi yazıda; davacı murisi sigortalının sicil dosyasında askerlik borçlanması talebi olmadığının bildirilmesi karşısında; askerlik borçlanma süre ve tarihleri Kurumdan sorularak tespit edilmeli;

Mahkemece; davacı murisinin 4/1-a ve 4/1-b çalışmaları dikkate alınarak tahsis talep tarihi itibariyle aylık bağlanma koşullarının oluşup oluşmadığı usulünce irdelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; yukarıda belirtilen Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda mahkeme tarafından davacı murisinin tevkifatın yapıldığı 25.12.2008 tarihini takip eden ay başından itibaren 2009 yılı boyunca tarım sigortalısı olduğunun kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının Tarım Bağ-Kur tespiti ile ölen eşinden dolayı aylık bağlanmasını da talep ettiği, ölen eşinden dolayı aylık bağlanması yönünden davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Kanun’un 32/2 nci maddesi olduğu, anılan maddenin ”Ölüm aylığı; a)En az 1800 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş,” “…durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığından dolayı prim ve prime ilişkin her türlü borcunun olmaması veya ödenmesi şarttır.” hükmünü içerdiği davacının 4/a kapsamındaki 291 gün sigortalılığı ve Dairece tespitine karar verilen sigortalılık süresi göz önünde bulundurulduğunda 1800 gün şartını taşımadığından bu talebin reddine karar verilmesi gerektiği askerlik borçlanması yönünden ise, Kuruma her zaman başvuruda bulunulabileceği göz önünde bulundurularak bu talebin de reddine karar verilerek; davanın kısmen kabul – kısmen reddi ile davacı murisinin 01.01.2009-31.12.2009 tarihleri arasında Bağ-Kur 4/1-b kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, ihya talebinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını ve davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini öne sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve yaşlılık aylığının bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2 nci, 3 üncü, 6 ncı, 9 uncu ve 10 uncu maddeleri ve 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının b) bendi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.