YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1194
KARAR NO : 2023/2739
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2985 E., 2022/2757 K.
DAVA TARİHİ : 18.11.2019
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/765 E., 2021/236 K.
Taraflar arasındaki bağkur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince denetime elverişli karar vermek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurumun işleminin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İstinaf kanun yolunda asıl olan denetim olup, bu kanun yolu, ilk derece aşamasında dosyanın taraflarının sunduğu ve hakimin re’sen toplaması gereken tüm delillerin toplanmış olması ve delillerin tartışılarak değerlendirilmesi ile sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin belirlenmiş bulunması esasına dayalıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uygun ve denetlenebilir bir karar verilmesi gereği yanında; HMK 353 (1) a-6 maddesi kapsamında belirtildiği üzere ve yukarıda sebepleri belirtildiği şekilde ” (Değişik bent: 22.07.2020 – 7251 S.K./35. md) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.” halinin de inceleme konusu karar yönünden gerçekleştiği ortadadır. Aksinin kabulünün yani 353/1-a-6. Maddesindeki düzenlemenin lafzi olarak anlaşılması ve yorumlanması halinde istinaf incelemesi bir denetim (kanun yolu) incelemesinden çıkacak ve bir nevi ilk derece yargılama mekanizması haline dönüşecektir. Hal böyle olunca; duruşma yapılmaksızın HMK 353 üncü maddesi uyarınca, davacının istinaf istemlerinin kabulü İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, belirtilen noksanlıklar giderilip, dava dilekçesindeki istemler yönünden denetime elverişli bir karar verilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata aykırı olduğunu, Bam Dairesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1 Ekim 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, kanun yollarından İstinafı düzenleyen sekizinci kısım birinci bölümde yer alan duruşma yapılmadan verilecek kararları öngören 353 üncü maddesi “(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa;
a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:
1) Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması.
2) İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması.
3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması
4) Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması.
5) Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, karar verilmiş olması.
6) (Değişik:22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, temyiz edilebilen kararları düzenleyen 361 inci maddesi “(1) Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.”
Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma yapmadan usulden karar verebileceği haller HMK’nın 353/1-a bendinde sayılmıştır. Bu maddeye göre usul hukukuna ilişkin önemli aykırılıklar bulunması gerekmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 353/1-a bendine göre vereceği “gönderme” kararlarının “kesin” olduğu madde metninde belirtilmiştir. Gönderme kararı nihai bir karar olup mahkemenin nihai kararına karşı başvurulabilecek bir kanun yolunun bulunmaması halinde bu karar şekli anlamda kesinleşir. Kanunda kesin olduğu belirtilen kararlar aleyhine kanun yoluna başvurularak denetim yapılamaz. Mahkeme kararının hukuka uygun olmaması sonuca etkili değildir. HMK 361 inci maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.İnceleme konusu olayda, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin HMK’nın 353/1-a, 6 ncı maddesine ilişkin olduğu anlaşılan 23.11.2022 tarihli hükmün kesin ve temyizi kabil nitelikte karar değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin HMK’nın 353/1-a, 6 ncı maddesine ilişkin olduğu anlaşılan 23.11.2022 tarihli hükmün kesin ve temyizi kabil nitelikte olmadığından davalı Kurumun vekilinin temyiz talebinin REDDİNE,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…