YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1196
KARAR NO : 2023/1296
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2715 E., 2022/2377 K.
DAVALILAR :1-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat … 2- … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 09.10.2012
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/173 E., 2022/411 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde tüpgaz dağıtıcısı olarak 17.04.1995-03.09.2012 tarihleri arasında hizmet akdiyle çalıştığını bildirilmeyen çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının işe giriş bildirgesinde yer aldığı üzere müvekkili şirkette 19.12.2008 tarihinden 15.9.2012 tarihine kadar tüp gaz dağıtıcı sıfatı ile çalıştığını, bu süre boyunca da müvekkili şirket tarafından davacıya ilişkin tüm ödemelerin süresi içinde ve eksiksiz olarak gerçekleştirildiğini, davacının 19.12.2008- 15.9.2012 tarihleri arasında müvekkili nezdinde hizmet verdiğini, müvekkili şirkete noter kanalıyla gönderdiği ihbarnamede yer alan beyanı ile dava dilekçesindeki belirttiği işe başlama tarihlerinin gerçek dışı olduğunu, davacının asılsız iddialarının aksine müvekkili şirkette çalıştığı sürede boyunca hizmet akdini hiçbir şekilde feshetmediğini, müvekkili şirketin 2009 yılına ait hesap pusulasında da herhangi bir kesinti olmadığını, davacıyla ilgili tüm ödemelerin yapıldığının açıkça görüldüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Kurum vekili davanın reddini talep etmiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle; eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen kararın kaldırılması için istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı … Organizasyon İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili özetle; “Mahkeme yalnızca davacı tanık beyanlarına itibar ederek hüküm kurmuştur. Bu nedenle karar usul ve yasaya aykırıdır, bozulmalıdır. Komşu işyeri tanığı olarak gösterilen Cevriye Tangal, … iş hanının karşısında oturduğunu iddia etmektedir. Tanık ifadesinde ”15 sene boyunca bana tüp getirmiştir. Çalışması sürekli ve aralıksızdır.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Ancak belirtilen bu tanık komşu iş yeri tanığı değildir. Yalnızca adresini verdiği yerde ikamet ettiğini iddia etmektedir. Bir kimsenin kendisine tüp getiren kişinin 20 sene öncesinde çalıştığı işyerini hatırlaması hayatın olağan akışına aykırıdır. Ayrıca tanığın orda oturup oturmadığı araştırılmamış ve netlik kazanmamıştır. Komşu iş yeri tanığı olarak dinlenen …, kendisinin … Organizasyon firmasının faaliyet gösterdiği … iş hanında 1994 yılından bu yana muhasebeci ve iş hanı yöneticisi olarak çalıştığı için tarafları tanıdığını davacının 1995 yılından 2012 yılının 10. veya 11. ayına kadar kesintisiz ve aralıksız olarak çalıştığını ve işe başlama tarihini gün ve ay olarak hatırlamadığını, ne kadar ücret aldığını da bilmediğini beyan etmiştir. Ancak, iş yeri tanığı olarak dinlenen …’ün gelen SGK kayıtlarında 1991 yılında emekli olduğu, sonrasında ise çalışmasının bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenle davacının çalıştığı döneme ilişkin bilgi ve görgüsünün bulunması mümkün değildir. Yine komşu iş yeri tanığı …’un hizmet cetvellerinin incelemesinde 01.07.1994 tarihinde işe başladığı ve 20.11.1995 tarihinde işten çıkışının gerçekleştiği görülmektedir. Bu nedenle davacının 1995 yılından itibaren kesintisiz olarak çalıştığına dair beyanı gerçeği yansıtmamaktadır. Tanık …’in beyanları, müvekkil şirketin iddialarını teyit eder mahiyettedir. Ancak Mahkeme, bu hususu dikkate almadan hüküm kurmuştur.Davacı tanıklarından …’ın kendisine ilişkin anlatımları ile kayıtlar incelendiğinde; tanığın SGK’ya bildirilen işe başlama tarihinin 1995 olduğu ve işe başlama tarihiyle ilgili beyanının çelişkili olduğu ve anlatımlarıyla kayıtların birbirini tutmadığı ve dolayısıyla anlatımlarının gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Davacının müvekkil şirkete keşide ettiği ihbarname ile davacının posta yoluyla müvekkil şirkete gönderildiği iddia edilen ihbarnamenin kıyaslanmasında sayın mahkemenin her iki belgeyi eşdeğer delil niteliğinde değerlendirmesine itiraz etmekteyiz. Davacı, müvekkil şirkete noterden keşide edip gönderdiği ihbarnamede çalıştığı döneme ilişkin ikrarda bulunmuştur.” gerekçeleriyle ve belirtilen sebeplerle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda; dosya kapsamı, mevcut delil durumu itibarıyla, Mahkemece tüm delillerin toplanmaya çalışıldığı, bordro tanıkları … ve …’ün beyanları ile yakın komşu işyeri çalışanı … ile …’un çalıştığı işyeri olan yakın komşu işyeri işleteni …’in beyanları ile bu tanıklarla ilgili tescilli Kurum kayıtları da dikkate alındığında; bir kısım belgelerde davacının 19.12.2008 tarihinden itibaren çalıştığı ibaresi geçmekte ise de, kamu düzeni ile ilgili ve Sosyal Güvenlik Hukukunu ilgilendiren bu davada, gerek bordrolu ve gerekse yakın komşu işyeri tanığı ve davacının davalı işyerinde fiilen çalıştığına dair komşu tanık beyanları da dikkate alındığında mahkeme kararının yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığı gerekçesi ile davalı … Organizasyon İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmişitir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri istinaf gerekçeleri ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…