YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12
KARAR NO : 2023/589
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2009 E., 2022/2724 K.
DAHİLİ DAVALI : … (T.C. …) vekili Avukat …
DAHİLİ DAVALI : … (T.C. …)
DAVA TARİHİ : 14.03.2017
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/82 E., 2022/116 K.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı …’in 1998/06 dönemi itibari ile 2926 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 36 ıncı maddesi uyarınca prim borçlarını ödediği halde Kurum kayıtlarında sigorta tescil tarihinin 08.04.2008 olarak gözüktüğünü, söz konusu yanlışlığın düzeltilmesi için Kuruma yapılan başvurunun, 1998/06 dönemi ve sonrasına ait tevkifat kesinti listelerinde … adına kesinti yapıldığının tespit edildiği ancak iş bu kesintilerin davacıya ait olup olmadığının tespit edilemediğinden tescil talebinin reddedildiğinin bildirildiğini ileri sürerek, davacının 4/1-b sigortalılık başlangıç tarihinin tevkifatın kesildiği tarih olan 1998/06 dönemini takip eden aybaşı olarak tespitine karar verilmesini istemiş; 12.01.2022 tarihli beyan dilekçesi ile, davacının 01.07.1998-31.01.2000 tarihleri arasında 4/1-b sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; … adında 8 kişi olduğunu (tevkifat yapılacak şartlara uygun olan 4 kişi), yapılan kesintinin kime ait olduğunun kesin olarak tespit edilemediğinden komisyon kararıyla tevkifattan hizmet talebinin reddedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dahili davalı … (T.C. …) vekilince ibraz edilen 24.01.2020 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin T.C. hudutları içerisinde hiçbir zaman çalışma kaydının ve tarımsal faaliyetinin bulunmadığını, çiftçilik yapması nedeni ile sigorta tescil kaydının da bulunmadığını, 1975 yılından itibaren tüm öğrenim hayatını KKTC’de geçirerek halen makine mühendisi olarak çalışması nedeni ile eldeki dava ve davaya konu tespiti talep edilen tarımsal faaliyetle hiçbir ilgisinin bulunmadığını belirtmiştir.
Dahili davalı … (T.C. …) mahkeme huzurunda verdiği beyanında; davacının öz amcasının oğlu olduğunu, 1987 yılında köy hizmetlerinde çalışmaya başladığını ve 2016 yılında emekli olduğunu, hiç bir zaman çiftçilik yapmadığını, … isimli komisyoncuyu tanımadığını, …’e herhangi bir ürün tesliminde bulunmadığını, davacının çiftçilikle geçimini temin ettiğini, domates, patlıcan, marul gibi sebzeleri yetiştirip sattığını ifade etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosya kapsamı incelendiğinde, tevkifat sorumlusu … tarafından 1998 yılı Haziran ayı listesinde, … adında bir şahıstan tevkifat kesintisi yapıldığı, davacının Kuruma yapmış olduğu başvuru üzerine Kurum’un, tevkifat listesindeki …’in kimlik alt bilgileri olmadığından aidiyetin tespit edilemediğini, bu nedenle ilgili dönem hizmet verilemediğinin davacıya bildirildiği, mahkememizce davacı ile aynı ad ve soyadı taşıyan kişilerin Nüfus Müdürlüğü’nden araştırıldığı ve tevkifat yapılacak şartlara uygun 4 kişinin tespit edildiği, davalı kurumun bu kişilerin sigortalılık durumlarına ilişkin bilgi verdiği, bu 4 kişiden davacı dışındaki 3 kişinin mahkememizce dinlendiği, dinlenen kişilerin uyuşmazlık konusu hususla bir ilgisi bulunmadığının anlaşıldığı, ayrıca … de dahil dinlenen tanıkların davacı …’in, Haziran 1998 tarihinde …’e ürün sattığını beyan etmesi karşısında anılan tevkifatın davacıya ait olduğunun anlaşıldığı; ayrıca dava konusu uyuşmazlığın davacı dışındaki … adındaki kişilerin de hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle onların da davaya dahil edilmesi sağlanarak, aidiyetin kime ait olduğu hususunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde araştırıldığı, öte yandan davacının 08.04.2008 tarihinde Ziraat odası kaydının başladığı, talebi üzerine 08.04.2008 tarihinde tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, teslim ettiği ürünlerden Haziran/1998 tarihinde prim kesintisi (tevkifat) yapıldığı, yapılan bu kesintinin 20.07.1998 tarih 5481100 nolu dekont ile kesinti yapan Komisyoncu … tarafından Halk Bankası kesinti hesabına ödendiği, davacının dosyaya ibraz ettiği 10/1996 ve 01/2000 dönemlerine ait yapılan kesintilerin, davalı kurum kayıtlarına ödendiği, davacının Ziraat odası kaydı 08.04.2008 tarihinden itibaren başlayıp devam ettiğinden tescil tarihi olan 08.04.2008 tarihine kadar prim ödemesinin bulunmadığı, aidiyete konu 1998 haziran tevkifat kesintisi ile dava dilekçesi ekindeki müstahsil makbuzları ve aradaki süreler de (makul süre olup olmadığı) gözetilerek tevkifat kesintisi ve mezkur müstahsil makbuzları ile sınırlı olarak ve davacının 12.01.2022 tarihli dilekçesi dikkate alınarak ve belirtilen gerekçelerle davanın kabulü ile; davacının 01.07.1998-31.01.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun’a tabi tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, dahili davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; tevkifat sorumlusu … Sebze ve Meyve Komisyoncusu tarafından Kuruma gönderilen, 1998/06 ay dönemine ait tevkifat listelerinde … adında bir şahıstan kesinti yapıldığı fakat tebliğ gereği tevkifat sorumlusu tarafından düzenlemek zorunda oldukları kesinti listesinde belirtilmesi zorunlu olan baba adı, doğum tarihi, doğum yeri, bağ-kur numarasının belirtilmediği tespit edilmiş olduğunu, bu nedenle, 09.02.2015 tarih ve 2319054 varide numarasıyla, … adında kuruma bu taleple daha sonra gelebilecek kişilerin tespiti için Serik İlçe Nüfus Müdürlüğüyle yazışma yapılmış, gelen cevabı yazıda … adında 8 (sekiz) kişi olduğu için, (Tevkifat yapılacak şartlara uygun olan 4-kişi) yapılan kesintinin kime ait olduğu kesin olarak tespit edilemediği görüldüğünden, komisyon kararıyla tevkifattan hizmet talebi reddedilmiş olduğunu, 5510 sayılı Kanun’un 86/1 inci maddesi uyarınca çalıştırılan işçilerin sigorta prim ödeme gün sayıları, sigorta primlerini gösterir kayıt ve belgelerin Kuruma bildirilmesi mecburiyeti işverene ait bir yükümlülük olduğu emsal birçok kararda ortaya konulmuş olduğunu, bildirilmeyen dönem ve kayıtlar için Kurumun sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair hüküm Kurulmasına rağmen, davalı Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiş olduğunu, usule ve hukuka uygun olan Kurum işlemleri sebebiyle, eksik ve hatalı inceleme yapan yerel mahkemece verilen kararın usul ve esas açısından hukuka aykırı olduğunu belirterek, kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlık ürün teslim ve tevkifat belgelerinde alt kimlik bilgilerinin yer almaması sebebi ile aidiyet uyuşmazlığını içermektedir. Mahkemece benzer kimlik bilgilerine sahip iki kişi dahili dava edilmiş, bir kişi de dinlenmiştir. Anılan kimselerden dayanak belgelerle ilgili hak iddiasında bulunan olmamıştır. Dinlenen komisyoncu ve komisyoncunun muhasebecisi dahil davacı bakımından tarımsal faaliyetin varlığı ortaya konmuştur. Karara konu ihtilaflı dönemde davacının ürün teslimi ve bağkur prim kesintisi yapıldığını gösteren belgeler dosya içerisindedir. Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 1998 yılı 6. ayına ait tevkifat belgesinde adı geçenin davacı olduğunun ve tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7 inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle nüfus kayıtlarından tespit edilen ve tanık sıfatıyla beyanı alınan …’in (T.C. …) ifadesi, dahili davalıların beyanları, komisyoncu …’ün davacı dışında kendisine mal teslim eden … isimli bir şahıs olmadığı ve 1996, 1998, 1999, 2000 tarihli tevkifat bildirimlerinin bizzat tarafından yapıldığına yönelik ifadesi ve 1998-2000 yılları arası tevkifat belgeleri ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı SGK vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…