Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/12062 E. 2023/11821 K. 27.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12062
KARAR NO : 2023/11821
KARAR TARİHİ : 27.11.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/137 E., 2022/382 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının babasının vefat ettiği, eşinden boşandığı ve eski eşinin …’da davacının …’da ikamet ettiği, davacının bir işi ve geliri olmaması nedeniyle dul aylığı aldığı, davalı Kurumun 16.01.2014 ve 17.02.2014 tarih 60991618/417542-9/65384 nolu işlem ile davacının ölüm aylığını iptal ettiği, gerekçe olarak davacının eşi ile arasındaki boşanmanın muvazaalı olduğunu ileri sürdüğü, davacının boşandığı eşinden olan müşterek çocukları nedeniyle yazları memleketine gittiği zaman çocukları ile birlikte eşi ile bir araya gelmek zorunda oldukları, tarafların 7 müşterek çocuğu olduğu, tarafların hileli boşandıkları ve bir arada yaşadıkları iddiasının doğru olmayıp soyut bir iddia olduğu iddisaıyla Kurum işleminin iptali ile davacının yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasını ve tahakkuk ettirilen cezanın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespit edildiği ve aylığının kesildiği ve Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 24.05.2016 tarihli ve 2014/262 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararla davacının babası olan Eyüp Üstün ün 09.10.1991 tarihinde öldüğü, davacının 1997 yılında şiddetli geçimsizlik nedeniyle eşi …’den boşandığı, boşandıktan sonra dinlenen tanık beyanlarına göre …’da yaşayan çocukları ile birlikte davacının yaşamaya başladığı ve kızı … ile birlikte oturduğu, kızı …’ın evlenmesinden sonra …’ın çocuklarına bakmaya başladığı ve çocukların evlerine dönüşümlü olarak gittiği, Karadeniz Ereğlisi’ndeki kızının yanına gidip kaldığı, boşandığı eşi …’in ise Karadeniz Ereğlisi … Mahallesindeki evinde oturduğu, davacının Karadeniz Ereğlisi Ormanlı Beldesi … Mahallesinde bulunan kızının yanına gittiği, SGM nin inceleme raporuna dayanak ifade sahipleri … ve…’ın talimatla alınan ifadelerinde tarafların birlikte yaşayıp yaşamadıklarını bilmedikleri, davacının … ilinde oturduğunu ara sıra … Mahalllesine geldiğini, eski eşi ile birlikte yaşayıp yaşamadığını bilmediğini denetmenlerin kendilerini araması nedeniyle denetmenlerin bulunduğu gittiğinde tutanak içeriğini okumadan imzaladıklarını sadece imza atmaya denetmenin yanına gittiklerini beyan ettikleri, davacının kocası olan …’in de çocuklarının İstanbulda olması nedeniyle zaman zaman çocuklarını ziyarete gitmesinin olağan olduğu ve yaşları gereği tedavilerinin çocuklarının gözetiminde yapılmasının da olağan olduğu, yapılan zabita araştırmalarındanda görüldüğü üzere davacının eski eşinin Karadeniz Ereğlisi … Mahallesinde yalnız yaşadığı davacının ise …’daki çocuklarında kızı … ile birlikte yaşadığı ancak zaman zaman diğer çocuklarının yanına da gidip kaldığı, kızı …’nin eşi olan tanık …’nın beyanında açıkça anlaşıldığı, ülkemizde anne babaların belli bir yaştan sonra çocukları ile birlikte yaşamasınında olağan olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile … TC Kimlik numaralı …’ün babadan aldığı maaşının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacının buna bağlı olarak davacının babadan aldığı aylıklarının ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2014/262 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce 13.03.2017 tarihli ve 2016/13396 Esas, 2017/2026 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:

“…Yapılan yargılamada, davacı ve boşanmış olduğu eşine ait tespit edilen adreslerden; Osmanlı Beldesi…Mahallesi …/… ve …Mahallesi …/… adreslerinde, kolluk vasıtasıyla araştırma yapılmış, davacı ve tutanak tanıkları dinlenmiştir. Davacıya ait tespit edilen diğer … adreslerinde araştırma yapılmamış, davacı ve tutanak tanıkları dışında re’sen tespit edilmiş başka tanıklar dinlenilmemiştir. Bu kapsamda, tespit edilen tüm adreslerde, kolluk vasıtasıyla araştırma yapılmalı, yönetici, kapıcı, yeterli sayıda komşu tanık tespit edilerek dinlenilmeli, dosya kapsamındaki tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.”

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 26.12.1997 tarihinde eşinden boşandığı, bozma kararı öncesinde Kurum Denetmen raporuna esas alınan tanıklar muhtarlık azaları … ve …’ın talimat aracılığıyla alınan beyanlarında, SGK denetmeni tarafından düzenlenen tutanağı okumadan imzaladıklarını, davacı ile eşinin birlikte yaşayıp yaşamadıklarını bilmediklerini beyan ettikleri, 15.05.2015 ve 19.03.2016 tarihli kolluk araştırma tutanaklarında davacı ile eski eşinin fiilen birlikte yaşadıkları yönünde bir tespit yapılamamış olduğu; bozma sonrasında davacının ve eski eşinin tüm kayıtlı adreslerinde yaptırılan kolluk araştırması neticesinde yukarıda isimleri belirtilen tanıkların tespit edilerek dinlenildikleri ve tanıkların davacı ile eski eşinin fiilen birlikte yaşamadıklarını beyan ettiği; Kurum denetmen raporlarında dinlenen tanıkların Mahkeme önünde alınan beyanlarında tutanağı okumadan imzaladıklarını, davacının fiilen eski eşiyle birlikte yaşayıp yaşamadıklarını bilmediklerini beyan ettikleri, Mahkememizce dinlenen diğer tanıkların da aynı yönde beyanda bulundukları anlaşıldığından, Kurum denetmen raporunun dayanağı olan tanık beyanlarının aksinin ispat edilmiş olduğu, tarafların aynı günlerde hastane kaydı bulunmasının fiilen birlikte yaşadıklarını ispata elverişli olmadığı, durumun başkaca delillerle ispat edilemediği, dosyada yapılan araştırmada Kurum denetmen raporunun aksinin ispat edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının kesilen yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının davalı Kuruma borcu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının muvazaalı boşanarak babasından dolayı yetim aylığı aldığına ilişkin Kurum tarafından yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde, davacının komşuları tarafından verilen ifadeler davacı ile eski eşinin birlikte yaşadığına yönelik olup, bu beyanlar dikkate alınarak Kurumca yetim aylığını kesme işlemi yapıldığı, Kurumun denetim ve kontrol memurları vasıtasıyla alınan ifadelerde tanık komşuların söylediğinin hilafına Kurum görevlilerince tutanak tutulup, tanıklara imzalatılması söz konusu olamayacağı gibi, hayatın olağan akışına da aykırı olduğu, tanıkların ifadelerini reddetmeleri ve okumadan imzaladıklarını beyan etmeleri, tanıkların ifadelerine güvenmemeyi gerektirdiği, dolayısıyla inandırıcılıktan uzak bu ifadeler dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, bozma sonrası alınan tanık ifadeleri de inandırıcılıktan uzak ve davacının iddiasını ispata yeterli olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ve 96 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.