Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1208 E. 2023/1752 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1208
KARAR NO : 2023/1752
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2838 E., 2022/3035 K.




KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/686 E., 2022/99 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ve haczin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esasten reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların babası …’e ait taşınmaza davalı Kurum tarafından haciz konulduğunu, babaları hakkında düzenlenmiş ödeme emri olduğu konusunda bilgileri bulunmadığını, babalarının borcu olmadığını, borç var ise 6183 sayılı Kanun gereği zamanaşımına uğradığını, taşınmaz haczinin kalkması için davalı kuruma müracaat edildiğini ancak yanıt verilmediğini beyan ederek taşınmaz haczinin kaldırılmasını istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davacılar miras bırakanı … hakkında herhangi bir icra takibi bulunmadığı, icra takibinin işveren şirket ve davacı … hakkında olduğu, borçlu işveren şirket tarafından 6736 sayılı Kanun gereği yeniden borçların yapılandırılması yoluna gidildiği, bu son borç yapılandırmasına ait ödemelerin son taksit tarihinin 31.10.2019 olduğu, dava dışı şirket tarafından 31.10.2019 tarihine kadar ödeme emirlerine konu borçların taksitlendirilmiş olduğu bu nedenle kamu alacağının tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı olarak değerlendirilemeyeceği bu sebeple henüz şirketten tahsil imkanı bulunan alacak bakımından limited şirket ortağının sorumlu olmayacağı böylelikle dava dışı limited şirket prim borçlarından dolayı davacıların murisinin sorumluluğunun bulunmadığı ve ayrıca muris hakkında yapılmış bir takip bulunmadığı” gerekçeleriyle “Davacıların davasının kabulüne;

1-… ,… Parsel sayılı taşınmaz ile …Parsel sayılı taşınmazlar üzerinde muris … oğlu … adına … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından konulan 05.04.2013 tarih 2306 yevmiye sayılı hacizlerin kaldırılmasına,

2-… İli … parsel sayılı taşınmaz ile … parsel sayılı taşınmazlar üzerinde muris … oğlu … adına … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından konulan 08.04.2013 tarih 762 yevmiye sayılı hacizlerin kaldırılmasına” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; dava açmadan önce Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, Mahkemece eksik inceleme yapılarak hüküm verildiğini, … sicil numaralı işyeri borçları hakkında şirket ortağı olan … ile ilgili her hangi bir işlem yapılmamış olmakla birlikte, davacıların murisinin 2011/05 dönemine kadar olan şirket borçlarından %99 sorumlu olduğu 2011/05 ve 2011/09 arasındaki borç dönemlerinden %1 hissesi oranında sorumlu olduğunu, 6736 sayılı kanun kapsamından yararlanarak hissesi oranında ödemek için 29.11.2016 tarih 16622217 sayı ile posta yolu ile başvurusu bulunduğu, 6183 sayılı Kanun’un 5766 Kanunla değişik 35 inci maddesi gereği hakkında icra takibine geçilerek ödeme emri gönderilip, 16.04.2013 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edildiğini, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar miras bırakanının taşınmazları üzerine haciz konulmasına ilişkin Kurum kayıtları incelendiğinde; davacılar miras bırakanı aleyhine yapılmış bir icra takibi bulunmadığı, Kurum tarafından konulan haczin yerinde olmadığından bahisle davanın kabulü yönündeki ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçeleriyle, “Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.