Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/12143 E. 2023/13122 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12143
KARAR NO : 2023/13122
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2046 E., 2023/1632 K.
KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/219 E., 2021/946 K.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı Kurum tarafından düzenlenen 12.02.2020 tarih, 2019/030021, 2019/030025, 2019/030026 sayılı ödeme emirlerinin iptali gerektiğini, Kurum tarafından davacıya 11.06.2016 ile 13.07.2017 tarihleri arasında Eskişehir Spor Kulübü yönetim kurulu üyesi olduğunu, bu nedenle Eskişehir Spor Kulübünün borcundan sorumlu olduğundan bahisle ödeme emirleri düzenlenerek 21.02.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı Kurum alacağının öncelikle zamanaşımına uğradığını ve bu nedenle ödeme emirlerinin iptali gerekeceğini, yönetim kurulu üyesi olan müvekkilinin temsil ve ilzama yetkisi olmadığını, Kulübün şirket değil dernek tüzel kişiliğine sahip olması nedeniyle 6183 S.K. mükerrer 35 inci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesine dayanılarak takip yapılamayacağını, zira Eskişehir Spor Kulübü’nün şirket değil dernek tüzel kişiliğine sahip olduğunu, Kulübün tüzük ve Yönetim Kurulu ve Genel Kurul tutanakları incelendiğinde müvekkilinin temsil ve ilzam yetkisi olmadığı gibi, mali işlerden sorumlu üye, genel sekreter yada başkan vekili de olmadığını, Kulübün mal varlığından alacağın tahsili konusu araştırılmadan yönetim kurulu üyelerine takip başlatılmasının 6283 sayılı Kanun’un mükerrer 35 inci maddesine göre mümkün olmadığını, müvekkilinin ödeme emri gönderilen dönem aralığında görev yapmadığını, 2018 yılında Kulüp borçlarının yapılandırıldığını, borcun yapılandırılma tarihinde yenilenmiş olduğunu, borcun doğumunda da bu tarihin esas alınması gerektiğini, bu nedenlerle müvekkilinin Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili; müvekkili Kurum nezdinde 0006302 sicil sayılı dosyada işlem gören Eskişehir Spor Kulübü Derneği Yönetim Kurulu üyesi davacının, yönetim kurulunda asil üye olarak bulunduğu dönemlere ait borçlarının muhtelif icra dosyaları ile 6183 sayılı Kanun kapsamında işlemlere başlandığını, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesi gereği sorumlu olduğunu, ayrıca Eskişehir Spor Kulübü Derneği Tüzüğü’nün 32 nci maddesi gereği de başkan ve yönetim kurulu asil üyelerinin görevde bulundukları süreler boyunca, derneğin kanuni temsilcisi olduğundan, tüzel kişiliğe ait borçlardan yönetim kurulu asil üyeliği olduğu dönemde sorumlu olduğunu, dosya kapsamında temsil yetkisinin üyelerden birine veya üçüncü bir kişiye devredildiğine dair bir belge bulunmadığını, Kurum tarafından Kulüp adına tüm takip işlemlerinin yapılmasına rağmen Kurum alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması dernek kanuni temsilcisi yönetim kurulu üyelerine karşı takip işlemlerine başlandığını, yapılandırmanın idari bir işlem ve Kanunun amir hükmü gereği olduğunu, müvekkili Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1-Mahkememizin 2020/219 esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulü ile;

Davacı hakkında davalı Kurum tarafından tesis olunan 2019/030021, 2019/030025 ve 2019/030026 takip nolu dosyalara konu ödeme emirlerinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile adı geçen ödeme emirlerinin iptaline,

Eskişehir 1. İş Mahkemesi’nin 2020/225 esas ve 2020/209 karar sayılı birleşen dosyası yönünden davanın kabulü ile;

Davacı hakkında davalı Kurum tarafından tesis olunan 2019/030043 takip nolu dosyaya konu ödeme emrinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile adı geçen ödeme emrinin iptaline,

Eskişehir 1. İş Mahkemesi’nin 2020/221 Esas ve 2020/210 Karar sayılı birleşen dosyası yönünden davanın kabulü ile;

Davacı hakkında davalı Kurum tarafından tesis olunan 2019/030046 takip nolu dosyaya konu ödeme emrinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile adı geçen ödeme emrinin iptaline,

Eskişehir 1. İş Mahkemesi’nin 2020/223 esas ve 2020/208 karar sayılı birleşen dosyası yönünden davanın kabulü ile;

Davacı hakkında davalı Kurum tarafından tesis olunan 2019/030044 takip nolu dosyaya konu ödeme emrinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile adı geçen ödeme emrinin iptaline,

Eskişehir 1. İş Mahkemesi’nin 2020/220 esas ve 2021/19 karar sayılı birleşen dosyası yönünden davanın kabulü ile;

Davacı hakkında davalı Kurum tarafından tesis olunan 2019/030042, 2019/030040, 2019/030041 ve 2019/030045 takip nolu dosyalara konu ödeme emirlerinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile adı geçen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; tek vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken birleşen her dosya için ayrı ayrı vekalet ücreti verilemeyeceğini, dosya kapsamında temsil ve ilzam yetkisinin bir kişi veya kişilere devredildiğine dair karar bulunmadığını ve yönetim kurulu üyesi olan davacının prim borçlarından sorumlu olduğunu ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacıya tebliğ edilen tüm ödeme emirlerinin 2016 ila 2017/6. aylara ait olduğu, dernek karar karar defteri ve tutanaklarına göre davacının teknik as başkan yardımcısı olduğu ve mali konularda temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, ayrıca 5510 sayılı Kanun’un 102 nci maddesi gereğince düzenlenen idari para cezasılarına ilişkin ödeme emirleri bakımından ise, neticede bir cezai yaptırım olup cezaların şahsiliği ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerine göre asıl borçlu Spor Kulübü Derneği hakkında düzenlenen idari para cezasından, temsil ve ilzama yetkili kişi sıfatı ile hareket edenlerin şahsen sorumlu tutulamayacağı belirgin olduğundan dava ve birleşen davaların kabulüne dair maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; asıl ve birleşen davalarda ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 88, 102 nci maddeleri, 6183 sayılı Kanun’un 35 inci ve mükerrer 35 inci maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.