YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12265
KARAR NO : 2023/13619
KARAR TARİHİ : 28.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/938 E., 2023/1724 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/64 E., 2022/366 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle, 30.03.1994 – 18.04.1999 tarihleri arasında belediye başkanı olarak 4/c sigorta kolundan daha sonra 2926 sayılı Tarım Bağ-Kur sigortalılığı ile birlikte toplam 4.812 gün hizmet süresine istinaden 01.11.2014 tarihinden itibaren aylık aldığını, 13.08.2020 tarihli dilekçesiyle Kuruma yapmış olduğu görev tazminatı ödenmesi isteminin ret edildiğini, kendisinin askerlik borçlanmasının yapılmadığını görmesi üzerine askerlik süresini borçlanma isteminde bulunduğunu ancak Kurum tarafından ret edildiğini beyanla, Kurum işleminin iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; 5510 sayılı Kanun’a göre söz konusu tazminatın ödenebilmesi için Kurumdan yaşlılık aylığı alanların 2008/Ekim tarihinden önce belediye başkanı olarak görev yapmış olmaları, bu görevlerine seçimle gelmeleri ve bu görevlerini en az iki yıl sürdürmeleri gerektiğini, kadın ise 58, erkek ise 60 yaş ve 9000 gün veya kadın ve erkek için 61 yaş ve 5400 gün şartlarını yerine getirmeleri gerektiğini, 2013/11 sayılı Genelgenin 10. Kısım 1. Bölümünde yer alan 1. Borçlanma yapacak kimseler başlıklı alt bölümünde ise çalışmaya başlaması nedeniyle ödenmekte olan malullük, yaşlılık veya emekli aylığı kesilenlerin Kanun kapsamında yer alan sürelere ilişkin borçlanma talepleri kabul edilmeyecektir hükmü yer aldığını, söz konusu hüküm göz önüne alındığında davacının askerlik borçlanması yapmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının, 15.04.1994-14.05.1999 tarihleri arası için 5434 sayılı Kanun ve 01.07.2004-12.10.2012 tarihleri arası için 2926 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak ve %49 oranında malul olduğu tespiti yapılarak, 4812 gün üzerinden 01.11.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya başladığı, 5510 sayılı Kanun’un 41 inci maddesi gereğince sigortalı sayılanların er veya erbaş olarak silah altında geçen süreleri borçlanabilecekleri, bu maddeyi kısıtlayan yurt içindeki borçlanmalar için başka genel ya da özel kanun hükmü bulunmadığı, davalı Kurumun dayandığı genelgenin idari düzenleyici işlem olmasına karşın, Kanunla verilen bir hakkı kısıtlayamayacağı, borçlanma başvuru tarihinde davacının fiilen sigortalılığını gerektiren bir çalışmasının bulunmadığı, zaten yaşlılık aylığı alan davacının askerlik borçlanması yapmasında hukuki yararı bulunmadığı düşünülse de, davacının askerlik borçlanması yaparak, diğer şartların varlığı halinde makam tazminatı, temsil tazminatı ya da görev tazminatı alabileceğinin anlaşılması karşısında askerlik borçlanmasında hukuki yararı olduğu, bu şekilde davalı Kurumun davacının askerlik borçlanması talebinin reddine dair işleminin hukuku aykırı olduğu kanaati oluşmakla davanın kabulüne, davalı Kurumun davacının askerlik borçlanması talebini reddeden işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2013/11 sayılı Genelge’nin 10. kısım 1. bölümünde borçlanma yapacak kimselerin çalışmaya başlaması nedeniyle ödenmekte olan malullük yaşlılık veya emeklilik aylığı kesilenlerin borçlanma taleplerinin kabul edilemeyeceğine ilişkin hüküm uyarınca borçlanma yapılamayacağını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan incelemede, özellikle, askerlik borçlanmasını düzenleyen 1479 sayılı Kanun’un ek 9 uncu maddesinde ve 5510 sayılı Kanun’un 41 inci maddesinde, borçlanma yapabilecek sigortalılarda aktif ve pasif sigortalı olarak bir ayrıma gitmediği, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu dikkate alındığında, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun ve ilgili Kanun hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.