YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12352
KARAR NO : 2023/13664
KARAR TARİHİ : 28.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1853 E., 2023/1345 K.
KARAR : Davanın Açılmamış Sayılmasına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/156 E., 2019/730 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde hizmet tespiti davasında davalı … yönünden kabulüne, davalı …’e yönelik açtığı davanın reddine dair verilen kararın davacı, davalı …, fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı … vekilinin ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davacı mirasçıları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı mirasçıları, muris …’ın 01.06.2008 – 01.03.2016 tarihleri arasında davalıların yanında çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.06.2008 olduğunun tespiti ile bu sürelerde yatırılmayan primlerinin ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili, 4857 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi uyarınca tarım işyerlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanların bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirilmesi işlerinde çalışanların İş Kanunu’na tabi olmadığını, hayvan bakıcılarının SSK kapsamında sigortalı sayılmadığından görev itirazında bulunduklarını, ayrıca zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, 4857 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi uyarınca tarım işyerlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanların bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirilmesi işlerinde çalışanların İş Kanunu’na tabi olmadığını, hayvan bakıcılarının SSK kapsamında sigortalı sayılmadığından görev itirazında bulunduklarını, ayrıca zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının müvekkiline ait işyerinde hiç çalışmadığını, müvekkilinin hayvancılık işi ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin patates ekim işi yaptığını, husumet itirazında da bulunduklarını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, çalışma olgusunun hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde, resen deliller toplanmak suretiyle aydınlatılması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.07.2019 tarih, E.2017/156, K.2019/730 sayılı kararıyla “1-Davacı … TC Kimlik nolu …’ın 26.10.2011 – 01.03.2016 tarihleri arasında davalı … nezdinde çalıştığının tespitine,
2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
3-Davacının davalı …’e yönelik açtığı davasının reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı … ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı murisleri, İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı … adına kayıtlı işyeri olmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinin haksız olduğunu, davalıların ortak olduğunu, davalı …’e ait çiftlik ve hayvan bulunması, diğer davalı …’in üzerine kayıtlı işyeri ve hayvan olmaması davalıların birlikte çalışmadığı anlamına gelmediğini, müvekkilinin çalışırken her ikisinden de emir ve talimat aldığını, kabul anlamına gelmemek üzere davalı … beyanıyla 26.06.2010 tarihinde çalışmaya başladığının ifade edildiğini, bu ifade gerçeği yansıtmasa da davalının kabulünde olan bu tarihin esas alınmamasının hatalı olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı … vekili, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, yapılan işin tarım işi olduğunu, Kuruma başvuru yapmadığını, hüküm kısmının net ve açıklayıcı olmadığını, davacının müvekkilinin yanında çalışıp çalışmadığının belirtilmediğini, eksik inceleme ile delilleri doğru değerlendirmeden usul ve yasaya aykırı karar verildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesinin bilirkişi raporu doğrultusunda karar verdiğini, bilirkişi raporunun varsayımlara ve tahminlere dayandığını, raporun tamamen tanık anlatımlara dayalı hazırlandığını, hiçbir yazılı belgeye dayanılmadığını, davacının iddiasını somut delillerle ispat edemediğini, dosya kapsamındaki tanık anlatımlarının çalışma olgusunun ispatı yönünden yeterli olmadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2021 tarih ve E.2019/1866, K.2021/1629 sayılı kararı ile “A-) davalı … vekilinin ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının reddine,
B-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Ödemiş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 02.07.2019 tarih, 2017/156 Esas ve 2019/730 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
Davanın kısmen kabulü ile
1- … TC Kimlik nolu davacı …’ın 26.06.2010 – 01.03.2016 tarihleri arasında davalı …’e ait … sicil sayılı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak sürekli ve asgari ücretle çalıştığının ve bu çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Davalı …’e yönelik açılan davanın reddine” karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 28.04.2022 tarih ve E.2022/10, K.2022/6625 sayılı kararında; “Eldeki davada, davacı …’ın yargılama aşamasında 31.10.2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, mahkemece, mirasçıların tespiti ile davaya devam edip etmeyecekleri belirlendikten sonra sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.” gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… 5235 sayılı Kanun uyarınca bölge adliye mahkemelerinin denetim ve hüküm mahkemesi sıfatlarına haiz adli yargı ikinci derece mahkemeleri olduğu, ilk derece mahkemesi kararlarına karşı tarafların itirazları doğrultusunda istinaf kanun yolu incelemesi görevini yerine getirirken istinaf başvurusunun esastan reddi veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dâhil denetim ve hüküm mahkemesi olarak gerekli tüm kararları verebileceği, ancak ilk derece mahkemesi kararına müdahale ettiği noktalarda Yargıtay’ın bozma kararı vermesi durumunda dosyanın karar verilmek üzere bölge adliye mahkemesine gönderildiği, bu noktada Bölge Adliye Mahkemesinin alt derece hüküm mahkemesi olarak İlk Derece Mahkemesiyle aynı sıfatla yargılama yaptığı, denetim görevini kullanmadığı, yukarıda yirmi birinci bentte bozucu kanun yolu olduğu belirtilen temyiz incelemesi sonucunda verilen Yargıtay bozma ilamına yönelik karar vermek üzere alt derece hüküm mahkemesi olarak hukuki dinlenilme hakkı kapsamında aynen İlk Derece Mahkemesi gibi duruşma açmak zorunda olduğu, açılan bu duruşmada istinaf kanun yolu incelemesi yapmadığı…”(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 04.03.2021 t., 2021/2-96 E., 2021/205 K.) irdelemesine yer verilmiş olup; bozma ilamı üzerine sürdürülen yargılama gereğince yapılması zorunlu duruşma yönünden davacının davayı takip iradesinin aranması gereğini öngören HMK 358 inci maddesi hükmü uyarınca, takip edilmeyen davaya ilişkin dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç aylık yasal süre içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından, davanın açılmamış sayılmasına” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacı mirasçıları temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davacı mirasçıları, davanın kabulü gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlıklı 150 nci maddesinde (1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
(3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.
(4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
(7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.” düzenlemesine; aynı Kanun’un 320/4 üncü maddesinde ise, ”Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dava, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz sebeplerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı mirasçılarının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.