YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/124
KARAR NO : 2023/2002
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1351 E., 2022/2256 K.
…
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/197 E., 2022/91 K.
Taraflar arasındaki boşandığı eşi ile ayrı yaşadığının tespiti ile maddi ve manevi zararlarının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; … 6. İş Mahkemesinde 2016/101 Esas ve 2017/358 Karar numarasıyla görülmüş olan dosyada müvekkilinin ve eşinin boşanmış oldukları dönemde de birlikte yaşadıklarına dair karar verildiğini, kararın istinafı üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi tarafından istinaf taleplerinin reddedildiğini, bu kararın temyiz edildiğini, Yargıtay Hukuk Dairesince 2019/1945 Esas ve 2019/9807 Karar numarasıyla temyiz süresinin geçtiğinden bahisle başvurunun usulden reddedildiğini, müvekkili ve eşinin Bağcılar Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.04.2001 tarih, 474 E. ve 890 K. sayılı kararı ile boşandıklarını, Haziran 2014 tarihinde ise yeniden evlendiklerini, boşandıktan sonra çocuklarının müvekkili ile yaşamaya devam ettiğini, müvekkilinin 2017 yılında Bursaya taşındığını, müvekkilinin boşandıktan sonra 06.01.2001 tarihinde vefat eden babasının maaşı ile geçinmeye başladığını, müvekkilinin 2007 yılında çocuklarıyla birlikte …’ya taşındıktan sonra müvekkilinin boşandığı eşinin de çocuklarını görmek amacıyla …’ya gelip gittiğini, müvekkili ve eşinin boşanmış oldukları dönemde birlikte yaşamadıklarını, müvekkil ve eşinin yalnızca 2005 yılında müşterek çocukları yüzünden görüştüklerini, temyiz süresinin geçmesi üzerine bu tespit davasını açtıklarını ve en nihayetinde müvekkili ve eşi hakkında hukuka ve hakkaniyete uygun bir karar verilmesi beklediğini, müvekkili ve boşanmış olduğu eşinin belirli tarihlerde ayrı yaşadığını tespitine müvekkil ve eşinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu, davacı ile boşandığı eşinin boşandıktan sonraki dönemde birlikte yaşamaya devam ettiklerinin Kurum denetmelerince hazırlanan 2015 tarih 2015/MTE/151 sayılı Denetmen Raporu ile tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanun’un 59/2 inci maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir” düzenlemesine yer verilmiş olup Kurum denetmenlerince hazırlanan rapora istinaden yapılan işlemlerde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kesin hüküm oluşmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Somut olayda; eldeki davadan daha önce açılan ve … 6. İş Mahkemesi’nin 2016/101 E. 2017/358 K. sayılı dosyasında görülen davada da eldeki davada olduğu gibi davacı tarafça aynı davalıya yönelik olarak boşanmış olduğu eşi ile boşanma sonrası dönemde birlikte yaşamadıklarının tespiti isteminde bulunulduğu, … 6. İş Mahkemesi’nin 2016/101 E. 2017/358 K. Sayılı dosyasında “davacının boşanmış oldukları eşi ile dava konusu dönemde birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi sebebiyle talebinin ve davasının reddine” kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, şu halde eldeki davanın tarafları, konusu ve sebebi ile … 6. İş Mahkemesi’nin 2016/101 E. 2017/358 K. sayılı dosyasının tarafları, konusu ve sebebi aynı olduğundan, önceki hüküm bu dava açısından 6100 sayılı HMK’nın 303/1 inci maddesi gereğince kesin hüküm oluşturduğundan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk davanın tespit, bu davanın tespit ve tazminat talebi olduğu, taleplerin farklı olduğunu, kesin hüküm oluşmadığını kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, boşandığı eşi ile ayrı yaşadığının tespiti ile maddi ve manevi zararlarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96 ıncı madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeler yerinde görülmekle birlikte, taraflar arasındaki davada kesin hüküm oluşmadığı, birlikte yaşama olgusu kurum işlemi iptali davasında verilen kararla kesinleşmiş olup bu bağlamda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
3.Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 inci maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında yer alan ” davacının davasının kesin hüküm nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine” sözcüklerinin silinerek yerine “…davacının davasının reddine”, hüküm fıkrasında yer alan 1. Fıkranın silinerek yerine “Davanın reddine”
ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…