Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/12419 E. 2023/11526 K. 21.11.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 18:25
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12419
KARAR NO : 2023/11526
KARAR TARİHİ : 21.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2009/251 E., 2016/103 K.
DAVA TARİHİ : 17.09.2009
KARAR : Davacı Kurum ve davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden kabulüne
Taraflar arasında görülen rücuan tazminat davasında Mahkemece, davacı Kurumun davalı ... yönünden davayı atiye bıraktığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta İl Müdürlüğü'nün 38103.58 sicil sayılı dosyada işlem gören ... A.Ş. konsorsiyumundan taşeron olarak iş alan ... İnş.ortak girişimin yaptığı ... Boru Hatta işyeri sigortalısı ... sigorta sicil nolu ...'ın 02.10.2004 tarihinde geçirdiği bir iş kazası neticesinde öldüğünü, hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle Kurumun 56.109,72 TL zarara uğradığını, olayın Kahraman Maraş ili, ... ilçesi, Geben mevkiinde meydana geldiğini, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/127 Esas, 2008/73 Karar sayılı dosyası ile yapılan kamu davası yargılaması sonucunda davalıların kusurlu bulunarak cezalandırıldığını, sigortalının da müterafık kusurunun tespit edildiğini, ancak henüz kararın kesinleşmediğini, işverenlerin 506 sayılı Kanun'un 26/1 inci maddesine göre 3.kişiler ile 26/2 nci maddesine göre sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulmak kaydıyla uğranılan kurum zararının şimdilik 5.610,97 TL'nin 10.02.2005 onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil esaslar muvacehesinde tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili hazır bulunduğu 27.10.2014 tarihli celsedeki beyanında; davalılardan ...'in adresinin tespit edilememesi nedeniyle daha fazla masraf ve vakit kaybı yaşanmaması açısından ... Başkanlığı Hukuk Müşavirliğinin 3858617 sayılı oluru üzere davalarını anılan şahıs yönünden atiye bıraktıklarını belirtmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri, davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...toplanan tüm deliller dosya kapsamı ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde; iş kazası sonucu vefat eden sigortalı ...'ın hak sahiplerine ödenen gelirlerin kontrole imkan verecek bir açıklıkta ve hükme esas teşkil edecek nitelikte olduğu mahkememizce değerlendirilen kusur ve hesap raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılarak, davalı ... yönünden davayı atiye bıraktığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile 5.610,97 TL.nin onay tarihi olan 10.02.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (... haricindeki) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı kuruma verilmesine..." dair karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili, verilen kusurun hatalı olduğunu yapılan hesap ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi halinde vekalet ücretinin daha yüksek olması gerektiğini belirterek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine, ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dukuzuncu fıkraları, 492 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.