Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1250 E. 2023/1473 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1250
KARAR NO : 2023/1473
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/147 E., 2022/98 K.
DAVALILAR : 1-…
2- … vekilleri Avukat …
DAVA TARİHİ : 20.06.2012
HÜKÜM/KARAR : Asıl davanın kabulüne-Birleşen davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurum sigortalılarından … ‘nun 25.04.2007 tarihinde davalı … – …’ın işçisi olarak torna makinesinde çalışırken iş kazası geçirmiş olduğunu, iş kazası sonucu yaralandığını, kurum tarafından sigortalıya 87.106,56 TL peşin sermaye değeri ile 1.379,12 TL istirahat ödemesi ve 163,30 TL de hastane masrafı olmak üzere toplam 88.648,98 TL masraf yapıldığını, işverenin olayda kusurlu olduğunu, bu nedenle 39.006,38 TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; daha önce Sigortalı işçi tarafından müvekkilleri hakkında açılmış ve 1. İş Mahkemesinin 2008/490 esasında kayıtlı bulunan davanın sonuçlandığını, Antalay 1. İş mahkemesi 04.07.2012 tarih 2008/490 E 2012/467 Karar sayılı kararı ile iş kazasının oluşumunda müvekkillerinin %6 oranında kusurlu olduğuna karar verildiğini, 1. İş mahkemesinin mahkeme kararı ile bilirkişi raporunun bu dosya içerisine alınmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2012/230 Esas,2016/571 Karar sayılı kararıyla; kusur raporuna göre davalıların olayda % 30, kazalı işçinin olayda % 70 oranında kusurlu oldukları kabul ederek davacının davasının kabulü ile 49.705,72 TL peşin sermaye değerli bağlanan gelirin onay tarihi olan 22.04.2009 tarihinden itibaren, 896,43 TL istirahat ödemesinin, 828,10 TL’sinin 08.01.2008 tarihinden, 68,33 TL’sinin 13.09.2007 tarihinden, 106,14 TL hastane masrafının 25.04.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 25.04.2019 tarihli 2016/17339 Esas, 2019/3895 Karar sayılı ilamı ile; mahkemece Yargıtay onamasından geçerek kesinleşen tazminat dosyasından alınan kusur raporu ile dosyadan alınan kusur raporu arasında, meydana gelen olay ile ilgili farklı oran ve aidiyetler belirlenerek çelişkinin oluştuğu, bu nedenle iş kazasının gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden, tarafların kusur oranı ve aidiyeti konusunda raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken çelişkili kusur raporuna dayanılarak hüküm kurulması, dosya kapsamından, davacı kurum tarafından talep edilmiş olmasına rağmen, mahkemece, davalı işveren yönünden 506 sayılı Kanun’un 9 ve 10 uncu madde koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda araştırma ve değerlendirme yapılarak elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir, gerekçesi ile karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı; davalı işverenlerin kusur oranının % 82,50 olduğu nazara alındığında, sigortalıya bağlanan 76.184,75 TL peşin sermaye değerli gelirin 62.852,42 TL’sinden, sigortalıya ödenen 1.379,12 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin 1.137,77 TL sinden, sigortalıya yapılan 163,30 TL tedavi giderinin 134,72 TL sinden olmak üzere toplam 64.124,92 TL kurum zararından dolayı sorumluluğunun bulunduğu, sigortalıya bağlanan peşin sermaye değerli gelir, geçici iş göremezlik ödeneği ve yapılan hastane masraflarının davacı kurumca kusur ve maluliyet durumuna göre davalılardan tahsilinin istenebileceği dikkate alındığında dosyaya sunulan hesap raporu ve ıslah dilekçesi doğrultusunda asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde: Kusura itiraz ederek, hesaplamada ilk PSD ye SYZ eklenmemesinin hatalı olduğunu, onay tarihinin hatalı alındığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 9., 10. ve 21/1 maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Davada, mahkemece ilk Peşin Sermaye Değerli gelirin SYZ eklenmemiş hali ile76.184,75 TL olarak hesaplamasına esas alındığı, oysa Kurumca bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin SYZ ile birlikte toplam 76.469.72 TL olduğu, yine bağlanan gelirin onay tarihinin 22.04.2009 olmasına karşın mahkemece 22.04.2019 tarihinin onay tarihi kabul edildiği ve faizin de bu tarihten itibaren başlatıldığının anlaşılmasına göre, ilk peşin sermaye değerli gelirin SYZ dahil edilmeden eksik alınması, yine onay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken hatalı olarak 22.04.2019 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “62.852,42 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin onay tarihi olan 22.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı kuruma ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
” ibaresinin çıkartılarak yerine “63.087,50 -TL ilk peşin sermaye değerli gelirin onay tarihi olan 22.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı kuruma ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ” ibaresinin yazılması,

3.Hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “Alınması gerekli olan 4.380,37 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Alınması gerekli olan 4.396,43 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,”

4. Hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 10.259,99 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 10.297,60 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.