Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1252 E. 2023/1767 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1252
KARAR NO : 2023/1767
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2939 E., 2022/305 K.
DAVALILAR : 1-…
vekili Avukat …


HÜKÜM/KARAR : İstinaf istemi kabul, dava red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/20 E., 2021/204 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, kararın ortadan kaldırılmasına, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davacı murisi …’nın, davalı …’na bağlı … Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kreşi’nde bakıcı anne olarak 15.11.1991 – 20.10.2006 tarihleri arasındaki bildirilmeyen hizmetlerin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; öncelikle hak düşürücü süre yönünden itirazlarının bulunduğunu, sonrasında ise davacının murisi ile … arasında bir iş sözleşmesinin bulunmadığını, hastanede çalışan annelerin talebi üzerine mağduriyetlerini gidermek üzere hastane idaresince annelere yardımcı olmak için bakım odası olarak yer tesis edildiğini, Bakanlık yönünden davanın husumet yönünden reddi gerektiğini belirterek, davanın öncelikle husumet yönünden reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; öncelikle dava konusu çalışma iddialarının 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ileri sürüldüğünü, bu nedenle davanın hak düşürücü süre yönünden reddini, sonrasında ise davacının murisinin diğer davalıya ait kurumda sigortalı olarak tescil kaydının bulunmadığını, dava konusu döneme ilişkin çalıştığına dair işe giriş bildirgesi de dahil olmak üzere herhangi bir kayda rastlanmadığını, kurum kayıtlarına intikal etmeyen çalışmalarının yazılı belge ile ispatının zorunlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisinin 18.09.2006 tarihinde kalp ameliyatı için hastaneye yatışının yapıldığı, hastaneden çıktıktan sonra da 26.09.2006 tarihinde cezaevine hükümlü olarak girdiği anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacının murisi …’nın …’na bağlı Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi kreşinde 15.11.1991 – 18.09.2006 tarihleri arasında toplam 5.343 hizmet günü yasal asgari ücret üzerinden kesintisiz çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; hizmet tespit davası açmak için hak düşürücü sürenin 5 yıl olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, Bakanlığın bu davada husumeti bulunmadığını, Bakanlık ile davacı arasında herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacının çalıştığının ispatını iş yerine ait yazılı belgeler ve bordrolar ile ispatlaması gerektiğini, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun’un 79 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddelerinde bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliğinin kamu düzenini ilgilendirdiğini ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini beyanla eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin 19.11.2008 tarihinde vefat etmesi, davalı işyerinden Kuruma bildirim ya da prim kesintisi bulunmaması, hizmetin geçtiği yılın sonunun 31.12.2006 tarihi olması, 5 yıllık hak düşürücü sürenin 31.12.2011 tarihinde dolması nedeni ile 28.03.2013 tarihinde açılan davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararı tamamen ortadan kalkmakla, İlk Derece Mahkemesi kararı yerine, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yargılama sırasında toplanan delillerle müvekkillerin murisinin belirtilen tarihlerde davalı kuruma ait kreşte kesintisiz çalıştığı açıkça ortaya çıktığını, Anayasal zorunluluğa uymaksızın sigortasız işçi çalıştırmış olan davalı kamu kurumunun hak düşürücü süreden faydalanmasının mümkün bulunmadığını, aynı işyerinde sigortasız çalıştırılan diğer işçiler yönünden açtığımız aynı nitelikteki davalardan dört tanesi derecattan geçerek kesinleşmiş ve bu kişilerin bu işyerindeki çalışmaları tespit edilerek sigortalılık sürelerine işlendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle davalı işveren yanından Kuruma bildirim yapılmadığı gibi prim kesintisi bulunmaması, hizmetin geçtiği yılın sonunun 31.12.2006 tarihi olması, 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunun anlaşılması karşısında, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.