Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/12529 E. 2023/13518 K. 26.12.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 21:10
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12529
KARAR NO : 2023/13518
KARAR TARİHİ : 26.12.2023
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2800 E., 2022/3094 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/43 E., 2022/70 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı ... Alışveriş İş ve Yaşam Merk. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... Alışveriş İş ve Yaşam Merk. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 21.08.2015 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle davacılar murisi sigortalının vefat ettiği, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurları bulunduğundan bahisle davacı eş ... için 326.404,20 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuk ... için 5.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuk Arda için 5.847,51 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, davacı kardeşler Mustafa, Hülya ve Kemal için 20.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Mimarlık İnş. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; 21.08.2015 tarihinde ... AVM sinema şantiyesine vinç operatörü ile birlikte ... Mimarlığa mobil vinç hizmeti veren ... Vinç Ltd. Şti. 'ne ait ... Marka mobil vinçin saha içerisindeki görevinin bitirmesinin sonrasında şantiye dışına alınması amacıyla yine Aslan Kardeşlere ait iki adet vinç yardımıyla dışarıya alınması üzere nakliyesinin yapıldığı sırada, ... görevli ...’in sinema şantiyesi alanına aşağıdaki vinç operatörlerini yönlendireceğini söyleyerek çıktığını, gerekli koruyucu donanımları kullanmadıkları için şantiye sahasından uzaklaştırıldığını, ancak maktulün tahliye edilecek vinçin sapan halatlar ile bağlantısının yapıldığı sırada, yangın kaçış yolundan sinema salonunda çalışan personelin göremeyeceği şekilde tahliye alanına ulaştığını, bu sırada çelik ekibinde görevli 2 personelin de maktulü gördüğünü ve uzaktan seslendiğini, şantiye sorumlusuna haber verilmeye gidildiği sırada, vincin dışarı alınmaya başlandığını, vinçin kasa kısmının dışarı çıkarıldığını, kupa kısmı çıkarılmak üzere iken maktulün kupa ile duvar arasında kalarak yaralandığını, olayın 1,5-2 dakikada gerçekleştiğini, şantiye sorumluların bu sürede gelerek müdahale etmelerinin mümkün olmadığını, kazanın gerçekleşmesinde maktulün ve ... Vinç Ltd. Şti. çalışanı vinç operatörünün kusurunun açık olduğunu, müvekkili firmasına kaza ile ilgili herhangi bir kusur ve sorumluluk yüklenmeyeceğini beyanla müvekkili şirket hakkında açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Kardeşler Vinç İşl. İş Mak. Mak. ve Teçh. Nak. İnş. Taah. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydan geldiği şantiyede asıl işverenin ... AVM inşaatını yaptıran ...., alt İşverenin ... Mimarlık İnşaat Tur. İth. İhr. Ltd. Şti. olduğunu, müvekkili ... Vinç İşletmeciliği İş Mak. Mak. Ve Teç. Nak. İnş. Taah. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. nin de ... Mimarlık İnşaat Tur. İth. İhr. Ltd.nin alt işvereni olduğunu ve müvekkil firmanın kusurunun bulunamadığını, vinç indirilmesi sırasında, çalışma alanın boşaltılmış olduğunu ve müteveffaya alana yaklaşmaması konusunda uyarılar yapıldığını, buna rağmen alan girmesi sonucunda olayın meydana geldiğini, müvekkil firmanın iş güvenliği kapsamında tüm tedbirleri almış olduğunu, hiçbir kusurunun bulunmadığını, müteveffanın tam kusurlu olduğu ve bu nedenle müvekkilinin olayla illiyet bağının kesilmiş olduğunu, 360.000,00 TL’lik fahiş bir tazminat talebinin kabul edilemez olduğunu, müvekkil firma tarafından meydana gelecek iş kazaları sonucu uğranılacak zararlara karşı ... Türk Sigorta Şirketine 25.03.2015 başlangıç tarihli, 25.03.2016 bitiş tarihli 180651713 poliçe numaralı İşveren Sorumluluk ve Ferdi Kaza Sigortasının yaptırıldığını, davanın ilgili sigorta şirketi tarafından takibinin temini için HMK m.61 hükmüne göre davanın sigorta şirketine ihbarı kararını verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazasının meydana gelişinde davacılar murisinin %10, davalı asıl işveren ... şirketinin, %10, davalı alt işveren ... şirketinin %30, davalı alt işveren ... şirketinin alt işvereni davalı ... Kardeşler şirketinin %50 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle davacılar eş ve çocukların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 75.000,00 TL, çocuklar lehine 65.000,00’er TL, kardeşler lehine 10.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... Alışveriş İş ve Yaşam Merk. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, müteveffa işçinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın meydana geldiği işyerinde, davalı işverenler tarafından yasada öngörülen ve alınması zorunlu olan güvenlik tedbirlerinin alınmamış olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalıların asli ve tam kusurlu olduklarını, müvekkilleri için hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını,
Davalı ... Alışveriş İş ve Yaşam Merk. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, vefat eden işçinin, diğer davalıların çalışanı olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin işveren değil iş teslim eden olduğunu, Ceza Mahkemesi'nin müvekkili şirketin yetkilisinin iş kazası sebebiyle taksirle adam öldürme suçundan beraatine dair hükmü nazara alınmadan hatalı rapor tanzim edilmiş olduğunu, bu rapora itibar edilerek verilen hükmün hukuka aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararının aksine, davada karar verildikten sonra taraf teşkili sağlanarak aktif husumet ehliyeti tesisinin hukuka aykırı olduğunu, iş yerindeki güvenliği ve işçiler için güvenli bir çalışma ortamını sağlamanın asıl işveren olan ... Mimarlık şirketinin sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin gözetim ve denetim yükümlülüğünü eksiksiz ve tam olarak yerine getirmiş olduğunu, olayda kusurunun bulunmadığını, müteveffa işçinin ağır ve asli kusurlu olduğunu, müvekkili şirket açısından illiyet bağının kesilmiş olduğunu, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasının hatalı olduğunu, müteveffa işçinin maaşının yüksek belirlenmiş ve fahiş bir hesaplama yapılmış olduğunu, fahiş manevi tazminat tutarlarına hükmolunduğunu, maddi tazminatı aşacak şekilde manevi tazminata hükmedilmiş olmasının hukuka ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, müvekkili aleyhinde ve lehinde hükmolunan vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu, mahkemenin, maddi ve manevi tazminat davasını iki ayrı dava gibi nitelendirilerek vekalet ücretine hükmetmiş olduğunu, vekalet ücretine ilişkin hükmün hatalı kurulduğunu beyanla kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... Alışveriş İş ve Yaşam Merk. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, müteveffa işçinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesi'nin kararında müvekkilleri için hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararı ile davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığını İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı ... Alışveriş İş ve Yaşam Merk. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle müvekkili şirkete husumet yöneltilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin bu olayda sadece yer sağlayan olduğunu, üst işverenin diğer davalı ... firması olduğunu, müvekkilin herhangi bir inşaat çalışanı olmadığından sorumlu olduğunun değerlendirilemeyeceğini, müvekkili şirket yetkilisinin ceza dava dosyasında beraat ettiğini, bu husus gözetilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, hukuk hakiminin ceza hakiminin delil yetersizliğinden beraat kararı ile bağlı olmadığını ancak ceza yargılamasındaki maddi olguya dair tespitlerle bağlı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararının aksine, davada karar verildikten sonra taraf teşkili sağlanarak aktif husumet ehliyeti tesisinin hukuka aykırı olduğunu, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlemlerin alınması ve kontrollerin yapılmasının müteveffa işçinin bağlı olduğu ... Mimarlık ve Arslan Kardeşler şirketlerinin sorumluluğunda olduğunu, aslen AVM işletmesi ile iştigal eden inşaata yönelik bir faaliyeti olmayan müvekkili şirketin söz konusu sinema salonlarının yapım işi sırasında çalışmakta olan hiçbir işçisi bulunmadığını, öyle ki müteveffa işçinin SGK’ya giriş işlemlerinin de diğer davalı firmalar tarafından yapıldığını, bu itibarla iş yerindeki güvenliği ve işçiler için güvenli bir çalışma ortamını sağlamanın asıl işveren olan ... Mimarlık firmasının uhdesinde olan bir yükümlülük olduğunu, müvekkili şirketin gözetim ve denetim yükümlülüğünü eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, firmaların iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygun çalışılmadığı hallerde sözlü ve yazılı uyarılarda bulunarak sürekli aktif bir kontrol mekanizması oluşturduğunu, kaza ile müvekkili şirket arasında illiyet bağı olmadığını, hükme dayanak bilirkişi raporlarında kusur oranı tespitinin müvekkilinin hangi kusurlu ya da ihmali davranışlarına dayandığının dahi belirtilmediğini, sonuç bölümündeki soyut ifadelerle kusurlu olduğunun belirtilmesi ile yetinildiğini, bu nedenle soyut kusur atfetmek amacıyla, eksik inceleme sonucunda hazırlanan, kusur oranları konusunda birbirini teyit etmeyen bilirkişi raporları esas alınarak oluşturulan hükmün de usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteveffa kazalıya verilen kusurun az olduğunu, kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu, müteveffanın ücretinin gerçek durumu yansıtmayacak şekilde yüksek belirlendiğini ve emsal içtihatlara aykırı düşecek, sebepsiz zenginleşme yaratacak şekilde fahiş bir hesaplama yapıldığını, akabinde yapılan bu hesaplamadan mevzuata ve yasaya aykırı olarak düşük bedeller üzerinden mahsup kalemleri belirlenerek neticeten hatalı, gerçeğe uygun olmayan ve davacıların zenginleşmesine sebebiyet verecek tutarda maddi tazminata hükmedildiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu, müvekkili lehine ve aleyhine hükmolunan vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
a. Temyiz eden taraf vekillerinin davacı eşin manevi, davacı çocukların maddi ve manevi, davacı kardeşlerin manevi tazminat talepleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin davacı eş ... için 326.404,20 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuk ... için 5.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuk Arda için 5.847,51 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, davacı kardeşler Mustafa, Hülya ve Kemal için 20.000,00'er TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi'nin 17.02.2022 tarihli kararında davacılar eş ve çocukların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 75.000,00 TL, çocuklar lehine 65.000,00’er TL, kardeşler lehine 10.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 20.09.2022 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran taraf vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, davacı eşin manevi, davacı çocukların maddi ve manevi, davacı kardeşlerin manevi tazminat talepleri hakkında kurulan hükümlerin Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin ayrı ayrı altında kaldığı anlaşıldığından temyiz eden taraf vekillerinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
b. Taraf vekillerinin davacı eşin maddi tazminat istemi hakkında kurulan diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371'inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunun 77 inci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunun 8 inci ve 31 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, temyiz eden taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir.
Dosya kapsamından davalı ... Kardeşler şirketinin ticaret ünvanı ... Vinç İşl. İş Mak. Mak. ve Teçh. Nak. İnş. Taah. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. şeklinde olduğu halde İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında "..." şeklinde eksik olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz eden taraf vekillerinin davacı eşin manevi, davacı çocukların maddi ve manevi, davacı kardeşlerin manevi tazminat talepleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine,
2.Temyiz eden taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları yönünden temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığında yer alan "3- ..."ibarelerinin silinerek yerine geçmek üzere "3- ... Vinç İşl. İş Mak. Mak. ve Teçh. Nak. İnş. Taah. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti." ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.