YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1256
KARAR NO : 2023/5276
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2845 E., 2022/594 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/219 E., 2022/34 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Selim Tantuni Gıda Maddeleri Otomotiv Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinde 01.10.1999- 20.08.2015 tarihleri arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.10.1999 tarihi olarak tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne,
1- Davacının 01.10.1999 – 26.11.2004 ve 06.03.2006 – 20.08.2015 tarihleri arasında (2014 Haziran eksik 5 gün, 2014 Temmuz eksik 6 gün, 2014 Ağustos eksik 6 gün, 2014 Eylül eksik 5 gün hariç) davalı adına kayıtlı işyerinde aralıksız kesintisiz çalıştığının tespitine,
2- 506 sayılı Kanun 60/G maddesi gereğince sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşının tamamlandığı 01.05.2002 olduğunun tespitine ve bu tarih öncesinin prim gün sayısına dahil edilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davacının çalıştığını iddia ettiği dönemlerde davacının çalışmadığını beyan eden tanık ifadelerinin dikkate alınmadığını, davacının müvekkili şirkette işe girdiği 17.10.2006 sonrası dönem için bordro tanıkları …, …, …, …’in davacının çalışmasının aralıksız olmadığını, birçok defa işten ayrılıp tekrar işe girdiğini belirtmelerine rağmen Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, cevap dilekçesinde belirtildiği üzere; davacının 31.07.2012 tarihli çıkışında abisi … ile Mersin İli Akdeniz İlçesi Yenimahallede mülkiyeti Bülent Kuyumculuğa ait yerde …adıyla tantuni dükkânı açtıklarını, bu işyerini çalıştırdıkları süre içerisinde davacı ile işyerinde yemek yiyen müşterileri arasında ciddi bir kavga çıktığını ve bu kavgada müşterilerin ağır yara aldıklarını, bu olayla ilgili Mersin Mağazalar Polis karakolunda ifade ve kayıtların mevcut olduğunu, bu hususun davacının o dönemde abisiyle beraber açtığı işyerinde çalıştığını ve müvekkili firmadan bu nedenle ayrıldığını doğruladığını, dolayısıyla burada sürekli bir çalışmanın mevcut olmadığını, bu hususun da araştırılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, bir kısım komşu işyeri tanıklarının davacıyı tanımadıklarını belirtmelerine rağmen Mahkemece bu tanık ifadelerinin göz ardı edildiğini, 16.10.2006 tarihli işe giriş bildirgesinde davacının imzasının bulunması, davacının 17.10.2006 tarihinde işe girdiğini açıkça ortaya koyduğunu, bunun aksinin yazılı belgeyle ispatlanması gerektiğini, davacının müvekkili şirkette çalıştığı tüm dönemlerde sigortasının yapıldığını, davacının sigortasız çalışmasının bulunmadığını, dava zamanaşımı/hak düşürücü süreye uğramış olmasına rağmen Mahkemece davanın hak düşürücü süreye uğramadığının belirtildiğini, davacın çalıştığını iddia ettiği 1999 yılından itibaren karar tarihine kadar 23 yıl geçmesine rağmen tanıkların olayları hatırlamasının mümkün olmadığını, davacının 17.10.2006 tarihinden önce işe girdiğini kabul etmemekle birlikte davacının işe girdiğini beyan ettiği 01.10.1999 tarihi itibariyle 15 yaşında olduğunu ve Mahkemece bu husus üzerinde de yeterince durulmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigortalının işyerinde çalışmış olduğunu gösteren belgenin sigortalı adına işverence müvekkili Kuruma verilmiş olan dönem bordrosu veya aylık prim ve hizmet belgesi olduğunu, bu sebeple işe giriş bildirgesinin, hizmet akdinin varlığına dair tek başına delil teşkil etmediğini, bu tür davaların yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemesi, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının, sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresiyle birlikte kazandıracağı hakların da dikkate alınması, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının, giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığının özellikle araştırılması, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu iş yerleri çalışanların, kayıtlarla ya da kolluk yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenmesi, sigortalının hangi işte hangi süre ile çalıştığı, çalışmanın konusu, sürekli, kesintili, mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında beyanlarının alınması, bu beyanların değerlendirilmesinde bunların inandırıcılığı üzerinde durulması, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceğinin göz önüne alınması beyanların diğer yan delillerle desteklenmesi, mahkemelerce bu yönlerden yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna göre karar verilmesi gerektiği hususlarına dikkat edilmesi gerektiğini, öte yandan da dosya kapsamında davacının talebinin zamanaşımına uğradığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
“1.1. Ortadan kaldırma ilamı doğrultusunda gerekli inceleme ve araştırmaların yapıldığı, 2015 yılı Mart bordrosunda işe giriş tarihinin 01.10.199 olarak gösterildiği, işverenin kaşe ve imzasının yer aldığı ayrıca dosya arasına alınan bilgi, belge ve tanık beyanlarına göre 01.10.1999-20.08.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde askerlik dönemi hariç kesintisiz çalıştığı ispatlandığından davanın kısmen kabulü yerindedir. Hükümde yazılmamış ise de, davacının çalışmasının asgari ücret üzerinden olduğu (ortadan kaldırma ilamı öncesi verilen ilk kararda asgari ücretle çalıştığı tespit edilmiş ve bu yönde istinaf bulunmayıp Dairemizce de ortadan kaldırma nedeni yapılmamıştır) anlaşılmaktadır. Kuruma kesintili bildirim bulunduğundan dava hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Davalı ve fer’i müdahil vekillerinin bu yönleri amaçlayan istinaf talepleri yerinde değildir.
1.2. Bu açıklamalar altında; davalının istinaf talepleri isabetsiz olup tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre davalı tarafından yapılan istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.” gerekçesine dayalı olarak;
2. “-Davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri sunmuş oldukları temyiz dilekçeleri ile, istinaf dilekçelerinde yer alan itirazlarını yinelemek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası, 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.