Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/13009 E. 2023/13111 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/13009
KARAR NO : 2023/13111
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1426 E., 2023/2148 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/430 E., 2021/296 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 05.02.2013 tarihinde eşinden boşandığını ve boşandıktan sonra annesi üzerinden ölüm aylığı aldığını, 2018 yılının Mayıs ayında aylığının kesildiğini ve kendisine 78.436,73 TL borç tahakkuk edildiğini, borç bildirim belgesinin 05.10.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, maaşının kesilme nedeninin tahmine dayalı bir şekilde boşanmasının muvazaalı olması nedeniyle olduğunu, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığını, kalacak yeri olmadığı için eski eşinin üst katındaki dairede çocuklarıyla birlikte yaşadığını, iddialarının tanık anlatımları ile destekleneceğini, davalı Kurum tarafından kesilen ölüm aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesini, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum dosyasının tetkikinde davacıya 01.03.2013 tarihinden itibaren annesi üzerinden yetim aylığı bağlandığını, 26.04.2018 tarih 2018/SÇK-43 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen Raporu ile davacının boşandığı eşi ile beraber yaşadığının tespit edildiğini ve aylıklarının kesilmesine karar verildiğini beyanla davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/146 Esas sayılı dosyasında davacı ve eski eşinin 01.02.2013 tarihinde anlaşmalı boşandığı, … ve …’den gelen yazı cevabında davacı adına abonelik kaydına rastlanılmadığı, eski eşi … adına abonelik kaydı olduğu yönünde cevap geldiği, davacı eski eşine ait evin üst katında oturduğunu eski eşi ile birlikte yaşamadığını ayrı dairelerde oturduğunu beyan ettiği, dinlenen tanık beyanlarında … davacıyı aynı mahallede oturmaları sebebi ile tanıdığını, …’nun davacının eşi olduğunu, birlikte yalayıp yaşamadıklarını bilmediğini, mahalle muhtarı … davacının eşiyle boşandığını bilmediğini, SGK müfettişlerine verdiği beyanın aynen doğru olduğunu davacının sonradan gelerek boşandıklarını söylediğini, davacının gelini …, …, … davacının eski eşi ile boşandığını, ona ait evin üst katında oturduğunu, davacının eski eşi davacı ile aynı evde kalmadıklarını davacının üst katta oturduğunu, SGK denetim raporunda beyanı bulunan … davacı ve eski eşinin birlikte yaşadıklarını beyan ettiği, tüm dosya kapsamı incelendiğinde davacının SGK inceleme raporunun aksini her türlü şüpheden uzak delille ispatlayamadığı görüldüğünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekili İstinaf Sebepleri;
Davacının 01.03.2013 tarihinden itibaren yetim aylığı aldığını, Kurum tarafından muvazaalı boşanma nedeniyle aylığının kesildiğini ve icra takibi başlatıldığını, borca itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğunu, Yerel Mahkeme tarafından keşif talebinin reddedildiğini, davacı ile eski eşinin fiili olarak birlikte yaşamadığının 27.10.2020 tarihli duruşmada Mahkemece tespit edildiğini, denetmen raporu ve Mahkeme huzurunda dinlenen tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden eksik ve hatalı karar verildiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı annesinin 13.12.20012 tarihinde vefat etmesinin akabininde Mahkemeye 28.01.2013 tarihinde başvurarak anlaşmalı olarak boşanmak istedikleri, boşanma kararının 05.02.2013 tarihinde kesinleştiği, 18 yaşından küçük çocukların velayetinin babaya bırakıldığı, anlaşma protoklü ile davacının boşandığı eşine ait evde oturmasına izin verildiği, ancak tapusunun boşandığı eşinde kalacağının kararlaştırıldığı, nafaka ve tazminat istenmediği, davacının ve boşandığı eşinin aynı binada oturdukları, binanın üç katlı olduğu, en alt katta davacının boşandığı eşinin atölyesinin bulunduğu, orta katta davacının boşandığı eşinin ikamet ettiği, üst katta davacının oturduğu, davacının kira ödemediği, binanın bahçe ve avlusunun ortak olduğu, davacının oturduğu evde herhangi bir fatura ödemediği, aboneliklerin boşandığı eşi adına kayıtlı olup faturaların da boşandığı eşi tarafından ödendiği, Kurum denetmeni tarafından yapılan tespite göre davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı, aynı binanın orta katında kiracı olarak bulunan …; davacı ile boşandığı eşinin çocukları ile birlikte yaşadıklarını Kurum denetmenine beyan ettiği, mahalle muhtarının da davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarını beyan ettiği, yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, davacının, Kurum denetmeni tarafından yapılan tespitin aksini ortaya koyamadığı, aksine dosyadaki delillere göre fiili olarak birlikte yaşama olgusunun sübuta erdiği kanaatine varılmakla İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunduğu, sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun’un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf Kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; Bodrum İş Mahkemesi’nce verilen 13.04.2021 tarih, 2018/430 Esas ve 2021/296 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava boşandığı eşi ile fiili birliktelik gerekçesi ile babadan dolayı almış olduğu aylığın yersiz olduğuna dair iddiadan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi ile 59 uncu maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.