YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1317
KARAR NO : 2023/1679
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1375 E., 2022/2075 K.
vekili Avukat …
2- … Teks. San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 16.12.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/453 E., 2019/279 K.
Taraflar arasındaki iş kazasının olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 04.06.2006 tarihinden itibaren davalı … firmasının alt üretim elyaf bölümünde çalışmaya başladığının işyerinde müvekkilinin çalıştığı bölümde elyaf üretimi yapıldığını, pet plastik türü maddelerin eritilierek hammaddeye dönüştürülüdüğünü, 15.08.2013 tarihinde akşamüstü saatlerinde müvekkilinin yanlız çalışırken yukarıdan gözüne hammadde sıvısı geldiğini, bu maddenin sıvak ve yakıcı bir sıvı olduğunu, bu sıvı müvekkilinin gözbebeğinin siyah bölümüne döştüğünün olayın akabininde işyerinde hiçbir yetkiliye müvekkilinin ulaşmadığını, olayın sıcaklığı ile gözünde fazla bir sıkıntı olmamadığını, güvenlik görevlisi İlker’e durumunu anlattığının ertesi gün 16.08.2013 tarihinde çalışmaya devam ettiğinin müvekkilinin gözünde dayanılmaz boyutta acı oluştuğunu, ve müvekkilinin işyerinni güvenlik persone ile birlikte devlet hastanesi acil servisine başvruduğunu, yapılan müdahalede ağrısının hafiflediğini ve ilacın etkisi geçince tekrardan ağrılarının başladığının Afyon ilindeki göz polikliniğine bu tarz yaralanmalarda çok başarılı tedavi uyguladığını öğrenen müvekkilinin kendi imkanlarıyla hastaneye gittiğini ve halende bu hastanede tedavisi devam ettiğnii, kazadan kısa bir süre sonra 13.09.2013 tarihinde işveren fesih bildirgesi ile fesih edildiğini ve işakdinden doğan alacakları ödenerek işten çıkarıldığını, müvekkilinin 02.07.2014 tarihinde tedavisi devam ederken davalı kuruma başvurduğnu geçirmiş olduğu iş kazasını ihbar ettiğini ve maluliyetinin tespiti ile sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasını talep ettiğniin davalı kurumun buna cevaben müvekkiline gönderdiği 19.09.2014 tarih 4626449 sayılı yazı ile birtakım belgeler talep ettiğini ve müvekkilinin bu belgeleri temin ettiğini davalı kuruma verdiğini, davalı kurumunu bu belgelerin ibrazından sonra 10.03.2016 tarihinde 1461231 sayılı yazısı ile müvekkilinin iş kazası ile ilgili talebini hiçbir gerekçeye dayandırmadan reddettiğini, müvekkilinin söz konusu işyerinde geçirmiş olduğu kaza bir iş kazası olduğunu, açıkladıkları nedenlerde gerçekleşen kazasının iş kazası olduğunun tespitini, yargılama masraflarıyla vekalet ücretinin davalılar üzerine yüklenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, davacı müvekkilinin işyerinde çalışmış ve arkasından iş akdi ekonomik kriz, işlerin durgunluğu ve personel ihtiyacı olmaması gibi nedenlerden dolayı hakları da ödenmek suretiyle çıkartıldığını ve hizmet akdi sona erdirildiğini,müvekkili şirketin böyle bir iş kazası olayından haberi olmadığını ve olayın incelendiğinde davacının iş kazası geçirdiğini iddia ettiği tarihten 1 sene sonra kuruma bildirip, 3,5 sene sonra iş bu davayı açtığı görüleceğini,davacının iddiaları hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira bir kimsenin iş kazası geçirip arkasından 1 sene sonra iş kazası geçirdim diye kuruma başvurması ve kendisinin dahi olaydan haberdar olmayıp seneler sonra iş kazası geçirdim diye işlemler yapması iddianın inandırıcılığından çok uzakta oluduğunu, müvekkile şirkete ile ilgisi olmayan bir olaydan dolayı müvekkili sorumlu tutmak istemekte olduğunu ve haksız olarak bu talepler ile iş bu davayı açtığını,bu nedenlerle açılan davayı kabul etmediklerini ve yapılacak yargılama sonucunda açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, müvekkili kurum aleyhine açılna davanın haksız ve yersiz olduğunu davanın reddi gerektiğini müvekkili kurumun gerekli tüm araştırma ve incelemeyi yaptığını, müvekkili kurumun iş kazasının geçirildiği iddia edilen işyerinden bilgi ve belgeleri istediğini ve yazı cevabında işyerinde geçirmiş olduğu bir iş kazası bulunmadığını ve evrakların bulunmadığına ilişkin cevap aldıklarını, herhangi bir soruşturma kaydına rastlanmadığını, kurumlarının iş kazası başvurusuna dair gerekli bütün araştırmayı yaptıklarını, ve haksız ve yersiz açılan bu davanın reddini yargılama giderlerini ve vekalet ücretinni davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosya içeriğine göre davacının tedavi evrakları, dinlenen tanık beyanları, davacının çalışmış olduğu alan ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıya ait işin yapılması sırasında ve davalı iş yerinde gözüne sıcak madde gelmesi şeklinde 15.08.2013 tarihinde meydana gelen olayın her ne kadar davalı işveren tarafından yetkili makamlara bildirilmemiş olsa da iş kazası sayılması gerektiği ve aksi yöndeki kurum işleminin iptali gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulüne, davacının davalı işveren… Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. nezdinde çalışırken 15.08.2013 tarihinde geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanun’un 13/1 a-b bendi uyarınca iş kazası olduğunun tespiti ile aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, emniyet ve savcılıkta iş kazasıyla ilgili herhangi bir kayda rastlanılmadığından komisyon iş kazası bildirimi de bulunmaması nedeniyle davacının isteminin ret edildiğini, aksine belge bulunmadığını, davanın sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş kazası geçirdiğini iddia ettiği tarihten 1 yıl sonra Kuruma başvurduğunu, savcılık ve emniyet ifadeleri ile denetmen raporunda iş kazasına dayanak belge bulunmadığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu, tanıkların dava konusu olayla ilgili bizzat görgüsünün bulunmadığını, davanın ispatı yönünde somut delil olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosya kapsamındaki kayıtlardan; davalı şirket adına kayıtlı işyerinde alt üretim elyaf bölümünde çalışan davacının, 15.08.2013 tarihinde akşamüstü saatlerinde yalnız çalıştığı sırada yukarıdan gözüne hammadde sıvısı gelmesi nedeniyle yaralandığı, davacının Kuruma başvurusunun, iş kazası komisyonunun 23.06.2015 tarihli kararı ile, iş kazası bildiriminin süresi içinde yapılmaması, ceza soruşturması evrakı bulunmaması, iş kazasına ilişkin hastane kaydı olmaması nedeniyle ret ettiği, davacının Uşak Devlet Hastanesi Acil Servis bölümüne 16.08.2013 tarihinde saat 01:28:52 de müracaat ettiği, konjonktivit teşhisi verildiği, davacının Afyon Kocatepe Üniversitesi Ahmet Necdet Sezer Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ndeki 26.08.2013 ila 10.04.2014 tarihleri arasındaki göz ve kornea polikliniklerindeki tedavi evraklarının dosya içerisine alındığı, davacının, Uşak Devlet Hastanesi Acil Poliklinik kaydı ve yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanlarında davacının işyerinden hastaneye götürüldüğüne ilişkin beyanlar dikkate alınarak, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 15.08.2013 tarihinde geçirdiği olayın iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı … Teks. San. ve Tic. A.Ş.’ye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…