Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1347 E. 2023/4698 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1347
KARAR NO : 2023/4698
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/123 E., 2022/419 K.
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/176 E., 2021/542 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince 01.02.2022 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.

Davalı Kurum vekili tarafından yapılan temyiz incelemesinde; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçeleri ile; 2 4942 01 01 0013373 003 01-21 işyeri sicil nolu Dempaş Demirayak Gıda Turizm İşletmeciliği Müzecilik Otomotiv Pazarlama Dağıtım Ticaret ve Sanayi A.Ş. nin üst düzey yöneticisi ve ortağı olduğu gerekçesiyle; 2015/11-2016/11, 2017/03-7, 2017/9-11 ayları ile ilgili olarak toplam 124.993,72 TL prim 120.854,47 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 245.848,19 TL borcun davacıdan talep edildiğini, söz konusu ödeme emirlerinin iptali gerektiğini, zira davacının en son 27.12.2011-31.07.2012 tarihleri arasında yönetim kurulunda yer aldığını, en son şirket ortaklığınında 28.12.2015 tarihinde devredilerek sona erdiğini, gönderilen ödeme emirlerinin davacının şirket ortaklığının son bulmasından ve yönetim kurulundan ayrılmasından sonraki dönemlere ilişkin olduğunu, belirterek davalı kurumca gönderilen 2019/011545 – 011546 – 011547 – 015321 – 015322 – 015323 – 011834 – 011836 – 011835 – 019903 – 019904 no’lu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı/birleşen davalı kurum vekili; ilgili şirketin kuruma olan borçlarından dolayı işveren şirket ile birlikte davacının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu bağlamda düzenlenmiş olan ödeme emirlerinde herhangi bir şekilde usul ve yasaya aykırılık söz konusu olmadığını, şirket esas sözleşmesinde şirketin yönetimi ile ilgili herhangi bir görevlendirme bulunmazsa tüm yönetim kurulu üyelerinin müşterek ve müteselsil sorumlulukları dikkate alınarak haklarında işlem yapılabileceğini belirterek haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle, 2021/53-54-55-56-57-58-59-60-64 ve 65 Esas sayılı dosyaların iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, davalı kurum tarafından dava açıldıktan sonra davaya konu tüm ödeme emirlerinin iptal edildiği belirtilerek dava ve birleşen davaların konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davacı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı/birleşen davacı vekili istinaf dilekçesi ile; Davaların birleştirilmesi durumunda asıl dava ve birleşen davalar açısından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmaması ve harçlara ilişkin hukuka aykırı hüküm kurulması nedeniyle kararı kabul etmediklerini, taraflarınca açılan davalarda müvekkil aleyhine tebliğ edilen ödeme emirlerinin tarih aralıkları, tebliğ tarihleri, konuları, içerikleri, miktarlarının farklılık arz etmesi üzerine ayrı dava açılma zorunluluğu hasıl olduğunu, iş bu nedenle mevcut 11 adet dosya için ayrı ayrı dava açıldığını, yerel mahkemece taraflarınca Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesi’nde açılan 2021/53 E.,2021/54 E., 2021/55 E., 2021/56 E., 2021/57 E., 2021/58 E., 2021/59 E., 2021/60 E., 2021/64 E., 2021/65 E., Sayılı dosyalarının dava konusu, tarafı, sebebi yönünden fiili irtibat bulunduğu gerekçesi ile HMK 166/1 maddesi uyarınca Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesi’nde bulunan 2021/52 E. sayılı dosyaları ile birleştirilmesine karar verildiğini, dava açıldıktan sonra SGK tarafından dava konusu tüm ödeme emirlerinin iptal edilmesi üzerine davanın ve birleşen davaların konusuz kalması nedeniyle Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesi’nde bulunan 2021/52 E. sayılı dosyası ile karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulduğunu, asıl ve birleşen 11 adet dosyada başvurma harcı, peşin/nispi harç, vekalet harcı, tedbir talebi harcı olmak üzere toplam 2.472,8 TL harç yatırıldığını, taraflarınca dava açma tarihindeki haklılık payları ve hukuki yararı esas alınarak yatırılan harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm kurulması gerektiğini, bu duruma ilişkin asıl dosyada ayrı ayrı hükme yer verilmemesi hukuka aykırı olduğunu, iş bu nedenle yerel mahkeme tarafından 2021/176 Esas 2021/542 Karar sayılı ilamında harçlara ilişkin net bir şekilde hüküm kurulması gerektiğini, kararın hatalı olduğunu, birleşen davaların birbirlerinden bağımsız ve ayrı davalar olduğu, her dava için verilecek olan vekalet ücreti, yargılama gideri ve harçların birbirinden bağımsız olduğu değerlendirilerek mevcut dosyalar yönünden tek bir vekalet ücreti, yargılama giderine hükmedilmesi ve ayrı ayrı harçlara ilişkin hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu, dava açma tarihindeki haklılıkları ve hukuki yararları gözetilerek asıl ve birleşen davalar yönünden harçlara ilişkin ayrı ayrı hüküm kurulması davalıdan alınarak davacıya verilmesi ve vekalet ücreti, yargılama giderlerinin asıl ve birleşen dosyalar için ayrı ayrı kesin net şüphe uyandırmayacak şekilde davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hüküm kurulması gerektiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı/birleşen davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile; yerel mahkeme dava açıldıktan sonra müvekkil kurumun dava konusu tüm ödeme emirlerinin iptal edildiğine dair davacıya göndermiş olduğu yazı karşısında davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verdiğini, müvekkili kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkemece verilen kararın belirtilen yönden kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; karar verilmesine yer olmadığına dair kararın yerinde olduğu, davalı Kurumun dava açılmasına sebebiyet verdiği, vekalet ücreti yönünden yapılan değerlendirmenin isabetli olduğu belirtildikten sonra Kurumun harçtan muaf olduğunun gözetilmemesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle; isinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 331 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.