YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1370
KARAR NO : 2023/1636
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1579 E., 2022/1753 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 25.01.2016
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/296 E., 2021/259 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı taraf ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin … sigorta sicil numarası ile hizmet akdine dayalı, … Bağ-Kur numarası ile de Bağ-Kur hizmetleri itibariyle sigortalılık süresini doldurarak 2013 yılından itibaren tarafına yaşlılık aylığı bağlandığını ancak sonradan davalı kurum tarafından 2009-2010-2011 yıllarına ait hizmetlerinin iptali ile yaşlılık aylığı koşullarını kaybettiği gerekçesiyle aylığının kesildiğini kurum işlemlerinin yasal dayanağı bulunmadığını, iptale konu hizmetlerinin fiili çalışmaya dayandığını beyanla kurumun aylık kesme işleminin iptali ile aylığının kesilme tarihi itibariyle tekrar bağlanmasına ve ödenmeyen aylıklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, kurum işlemlerinin yasa ve usule uygun olduğunu,davacının yaşlılık aylığının 29.09.2014 tarihve 2014/MO/136 sayılı denetmen raporuna istinaden … dış Tici. Ltd.Şti.’nde geçen 2008-2009 yıllarına ait hizmetlerinin fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle durdurulduğunu, davacının dilekçesi üzerine yapılan inceleme sonucu 16.12.2015 tarihli raporla da iptal edilen çalışmalarının fiili çalışmaya dayandığının tespit edilemediğini, bu nedenlerle iş bu davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile trafik cezaları, davacının beyanı ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı nedeniyle 07.08.2008 ile 30.09.2009 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi için davacı taraf ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı, dinlenilen tanıkların işyeri çalışanları olmadığını, komşu işyeri çalışanları olarak nitelendirebileceğini, bu tanıkların beyanlarının davacının iddiaları ile işyeri sahibi …’ın ifadesini destekler nitelikte olduğunu, ayrıca … Dış Tic. Ltd. Şti.’ne ait … plakalı aracı kullanırken davacının almış bulunduğu 03.03.2008, 08.04.2009, 06.11.2009 ve 10.11.2009 tarihli trafik cezaları ile de teyit edildiğini, davacının iş yerinde fiilen çalışmadığına dair hukuken geçerli bir kanıt tespit edilemediğini ve Kurumca kanıt sunulamadığını, bilirkişi raporunun davalı … savunur nitelikte düzenlendiğini, bilirkişinin sosyal güvenliğin evrensel ilkesi kabul edilen koruyuculuk, güvenilirlik, devamlılık ilkelerini dikkate almadan kanaat belirttiğini, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı kurum vekili, davanın kısmen kabulünün hiçbir somut delile dayanmadığını, gerekçeli kararda dinlenilen komşu tanık beyanlarının davacının iddiasını destekler nitelikte kabul edildiğini ancak bu beyanların açık ve net olmadığını, davacının kendi işini yaptığını, sahte sigortalılığa ilişkin ceza dosyasının da bulunduğunu, hiçbir somut delil ile desteklenmeyen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında … Dış Tic. Ltd. Şti.’ne ait … plakalı aracın 12.11.2008 tarihinde davacı adına devredilmiş olması, davacının, Kurum denetmenine verdiği yazılı ifadesinde anılan iş yerine 2008 yılı Temmuz veya Ağustos ayında girdiğini ve aracı kendi üzerine aldıktan sonra bağımsız olarak çalışmaya başladığını, şirketle bir ilgisinin kalmadığını açıkça beyan etmesi, Mahkemece tanık olarak dinlenilen ve 16.10.2008 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığı anlaşılan … ile diğer tanıkların beyanları, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ilk derece mahkemesi gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde, … Dış Tic. Ltd. Şti.’ne ait 1042834 sicil sayılı işyerinden davacı adına 2008/8. ayında yapılan 25 günlük, 2008/9. ayında yapılan 30 günlük ve 2008/10. ayında yapılan 30 günlük olmak üzere toplam 85 günlük bildirimin fiili ve gerçek çalışmaya dayandığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince anılan bildirimlerin geçerli olduğunun tespitine, bu tarihten sonra yapılan bildirimlerin ise fiili ve gerçek çalışmaya dayanmadığı anlaşıldığından ve bunun akside somut ve inandırıcı deliller ile kanıtlanamadığından fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, tespit edilen fiili çalışma nazara alındığında yaşlılık aylığı şartlarının da gerçekleşmediği gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davacı taraf ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili, istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, fiili çalışmanın ve yaşlılık aylığı bağlanmasının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…