YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1393
KARAR NO : 2023/1952
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2797 E., 2022/2894 K.
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 10.10.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/427 E., 2022/121 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkette 20.08.2012 – 04.07.2014 tarihleri arasında asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında İş Kanunu’nda tanımlanan anlamda hizmet akdinin dolayısıyla geçerli bir iş ilişkisinin olmadığını, şirketin mühendislik ve mimarlık hizmetleri konusunda faaliyet gösterdiğini, 01.06.2014 tarihli ortaklar kurulu kararı öncesi … Mahallesi’nde, bu tarihten sonra ve halen … Mahallesi’nde olduğunu, davacının işyerinde ücretli ve sürekli çalışmasının olmadığını, müşterek tanıdıkları … isimli bir kişinin aracılığı ile …’te bulunan ofisin temizliği için 2012 yılı yaz döneminde, ayda bir ya da iki kez temizliğe geldiğini, günlük temizlik ücretini aldığı, bu durumun 5 ya da 6 ay sürdüğünü, bundan sonra temizliğe gelmeyeceğinin söylenmesi üzerine irtibatlarının kesildiğini, belirtilen tarihlerde davalı işyerinde sekreterlik işini yapan elemanının mevcut olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının eylemli çalışmasının açıkça ortaya konulması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 20.08.2012 tarihinden itibaren (6 ay süre sonu olan) 20.02.2013 tarihleri arasında ayda 2 gün olmak üzere davalıya ait 1051330 sicil sayılı iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer’i müdahil vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacının söz konusu şirkette 22 ay 14 gün çalıştığını, sonrasında ise işveren şirket tarafından herhangi bir haklı sebep ve ihbarda bulunulmaksızın işten çıkarıldığını, söz konusu fesihten sonra davacının sigortasının yapılmadığı, 22 ay 14 gün boyunca davalı şirket tarafından sigortasız çalıştırıldığını fark ettiğini, davalı şirketin çalışma sırasında sürekli olarak sigortanın yapılacağı konusunda davacıyı oyaladığını, maaş alacağını dahi tamamen alamadan haksız olarak işten çıkarıldığını, mahkemece deliller yeterince toplanmaksızın ve yalnızca davalı tanıklarının ifadesine dayanılarak davanın kısmen reddine karar verildiğini, kamu tanığının beyanı daha objektif ve tarafsız olmasına rağmen mahkemece davalı tanığı ile davalı bordrolu tanığının beyanları kabul edilerek davacı aleyhine hüküm tesis edildiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında İş Kanunu’nun tanımladığı anlamda bir hizmet akti, dolayısıyla da geçerli bir iş ilişkisi olmadığını, dinlenen tüm tanıkların davacının davalı işyerinde düzenli bir iş ilişkisinden söz etmediğini, belirli bir güne tahsis edilmemiş, belirsiz, tarafların isteğine bağlı ve geçici, gündelikçi temizlik işinden bahsedildiğini, gerekçeli kararda da izah edildiği üzere, sigortalılığın oluşması için düzenli bir çalışma ilişkisinin varlığının zorunlu olduğunu, davacının iddialarının asılsız olmakla birlikte talep ve dava hakkınında zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı nedeniyle de reddi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden işverenin tek taraflı kabulü veya yalnızca tanık anlatımlarının davacının davasının kabulünde yeterli olmadığını, tanıkların davacı ile aynı işyerinde çalışmış bordro tanıkları ya da komşu işyerlerinde çalışmış yani bordro tanıkları olması gerektiğini, işyerinin çalışıldığı iddia edilen tarihle 506 sayılı Kanun kapsamında veya bu kapsama alınabilir nitelikte olması da gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, tanık anlatımları hep birlikte değerlendirildiğinde ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacının, davalının ve fer’i müdahilin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir ” gerekçesine dayalı olarak
“Davacı vekilinin, davalı vekilinin ve fer’i müdahil vekilinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer’i müdahil vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile Çalışılan işyerinin site içerisinde ve apartmanın giriş katında olduğunu, ayak üstü bir yer olmadığını, site içerisinde bu iş yerinden başka bir iş yerinin olmadığını, bu durumda davacıyı olsa olsa tanıdıklarının ziyareti dışında, posta veya kargo dağıtım görevlisinin görmesinin mümkün bulunduğunu, işyerinin irtibat bürosu niteliğinde olduğu için ihtiyaç duyulduğunda davalı şirket sahibi …’ın ara sıra büroya uğradığını, İlk Derece Mahkemesince davacı tanıklarından … ve … dinlenmemiş ise de davacı tarafından … 6. İş Mahkemesinin 2019/189 Esas sayılı dosya ile davalı aleyhine işçilik alacakları davası açıldığını, açılan davada her iki tanığın beyanlarının alındığını, tanıkların davacının davalı iş yerinde yaklaşık iki yıl süreyle çalıştığını bildiklerini beyan ettiklerini, temizlik işçisi olarak ayda 2 defa iş yerine gelen bir kişinin de davalıya gelen resmi evrakları imzalayarak teslim alamayacağını, davalı işverenin de böyle bir yetkiyi temizlik işçisine vermeyeceğini, davacının iş yerindeki sıfatının sekreter olduğunu, PTT’den gelen evrakların da davacı imzasıyla teslim alındığını, ancak PTT’ yazı cevabı ile davalı iş yerine teslimler olduğu belirtilmekle beraber, arşiv yönetmeliği gereğince beş yıllık sürenin geçmesi sebebiyle söz konusu evrakların gönderilemediğinin bildirildiğini, bu durumun da iddialarını doğruladığını, hükme esas alınan tanık beyanlarını kabul etmediklerini, Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın hakkaniyeti yansıtmadığından usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işyeri vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile davacının tarafların müşterek tanıdıkları olan ve tanık olarak da dinlenen … isimli bir kişinin aracılığı ile davalı şirketin Zerdalilik’te bulunan ofisinin temizliği için 2012 yılı yaz döneminde , büronun ihtiyaçlarına göre değişik günlerde olmak üzere ayda 1 ya da 2 kez temizliğe geldiğini, günlük temizlik ücretini de aldığını, bu durumun 5 ya da 6 ay kadar sürdüğünü, bu sürenin sonunda davalının artık temizliğe gelmeyeceğinin söylenmesi üzerine davacıyla irtibatlarının kesildiğini, taraflar arasında iş kanunu’nun tanımladığı anlamda bir hizmet akti, dolayısıyla da geçerli bir iş ilişkisi olmadığından, belirtilen sürelerde davacının davalı işyerinde çalıştığının tespitinin hatalı olduğunu, davacının davalı işyerine en son 2013 yılı ocak ayı başında geldiği ve daha sonra gelmediği tanık beyanları ile sabit iken, sürenin talep tarihinden itibaren 20.02.2013 tarihine kadar götürülmesinin doğru olmadığını, tanık beyanlarında davacının 5 aylık süre içinde ayda bazen 1 kez, bazen de 15-20 günde bir temizliğe geldiğinin ifade edilmesine rağmen “ayda 2 gün ” temizliğe geldiğinin kabulünün yanlış olduğunu, aradan 6 yıllık bir süre geçtikten sonra hizmet tespiti davası açan davacı, iddiasında haksız ve samimiyetsiz olduğunu, davacının talep ve dava hakkının zamanaşımına uğradığını beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Feri Müdahil Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğinden işverenin tek taraflı kabulü veya yalnızca tanık anlatımlarının davacının davasının kabulünde yeterli olmadığını, tanıkların davacı ile aynı işyerinde çalışmış bordro tanıkları ya da komşu işyerlerinde çalışmış yine bordro tanıkları olması gerektiğini, yine işyerinin çalışıldığı iddia edilen tarihte Kanun kapsamında veya bu kapsama alınabilir nitelikte olması gerektiğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı şirkette 20.08.2012 – 04.07.2014 tarihleri arasında asgari ücret ile çalıştığının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Somut olayda; Mahkemece ihtilaf konusu tüm dönem yönünden yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidilmiştir.
2.Mahkemece yapılması gereken iş, davalı işyerinin bulunduğu adres belirtilmek suretiyle Kurumdan, gerekirse zabıta, vergi dairesi, nüfus müdürlüğü ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine o tarihte komşu olan konut sahipleri, apartman görevlileri ve bulunması halinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri sahipleri ile çalışanları araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği (tam zamanlı- kısmi zamanlı) ile gerçek ve eylemli bir çalışma olup olmadığı, çalışma süreleri yönünden bu kişilerin duruşmalarda tanık sıfatıyla beyanlarına başvurmak, gerektiğinde araştırmayı genişletmek, toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik incelemeyle yazılı şekilde karar tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…