Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/145 E. 2023/1339 K. 17.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/145
KARAR NO : 2023/1339
KARAR TARİHİ : 17.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2385 E., 2022/2150 K.
DAVALILAR : 1- …
vekili Avukat …
2- … vekili Avukat …
3- …. vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 06.03.2017
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/106 E., 2022/190 K.

Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti ve gelir bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı kurum ve … vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum ve … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 26.08.2010 tarihinde, …. ye ait … mahallesinde bulunan inşaatının 3. katında henüz 17 yaşında sigortasız inşaat işçisi olarak çalışırken düşerek ağır yaralandığını, ancak acilen … Devlet Hastanesi Acil servisine kaldırılan davacının, işyerinde sigortasız olarak çalıştırılması sonucu işverenin işverenin baskı ve diktesi altında, işini de kaybetmemek için gerçek dışı konuşarak, kazanın meydana geldiği olay mahallini kendi evi olarak resmi belgelere yazdırdığını, davalı işverenin, inşaat işyerinde sigortasız ve küçük yaşta işçi çalıştırması, sağlık raporu almaması ve yasal mevzuat gereği iş ve işçi güvenliği yönünden işyerinde gerekli tedbirleri almaması nedeniyle, işyerinde meydana iş kazasının oluşmasında % 100 kusurlu olduğunu, iş kaza sonucunda davacının omurlarında ve bileğinde kırıklar oluştuğunu, travma sonucu yaralanmalar meydana geldiğini, ameliyatlar, uzun tedaviler ve aradan geçen yıllar sonucu halen sağlığına kavuşamadığını, vücudundaki fonksiyon kaybından dolayı anılan işkazasının tespiti ve sürekli iş görmezlik aylığı bağlanması talebiyle … İş Mahkemesinde tespit davası açıldığını, halen derdest olduğunu, olayda işyeri İş ve İş Güvenliği Tüzüğü kapsamı içinde gerekli tedbirleri almayan ve sigortalının % 10 un çok üstünde oranla iskeletinde fonksiyon kaybına uğrayarak malul kalmasına neden olan davalı işverenin % 100 kusuruyla meydana gelen iş kazası sonucunda, malul kalarak, nafakasını zor karşılayacak duruma düştüğünü, davalı işverenin ağır kusuru sonucu, meydana gelen iş kazası ile müvekkilinin vücut fonksiyonlarında yetersizlikler meydana gelmesi olayında, sebep- sonuç arasında uygun bir illiyet bağı olduğunu, davacı …‘ın 26.08.2010 tarihinde geçirdiği olayın iş kazası olduğunun tespitine, 1. maddedeki talebin kabulü halinde, 5510/19.md. yasa kapsamında davacının maluliyet oranının %10 un üzerinde olması halinde, dava tarihinden itibaren davacıya sürekli iş görmezlik ödeneğinin verilmesi gerektiğinin tespitine dair karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, 26.08.2010 tarihinde … Mimarlık Mühendislik İnşaat Turz.Nakl.San.ve Tic.Ltd.Şti.’ne ait … Mahallesinde bulunan bina inşaatından düşerek yaralandığını iddia ettiğini, yanında çalıştığını belirttiği işvereni davaya dahil etmesi gerektiğini, kurum kayıtlarının tetkikinde; …,… oğlu, … Van doğumlu davacı … adına 17.11.2012 tarihinden itibaren … sigorta sicil no ile 5510 sayılı yasanın 4.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık kaydı ile dava tarihine kadar farklı işyerlerinden çalışma bildiriminde bulunulduğu, Konak SG Merkezince yapılan araştırma neticesinde “..Anılan kaza olayının iş kazası mahiyetinde olduğuna, kendisi hakkında iş kazası sigortasından Kurumuca işlem yapıldığına, geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini, sürekli iş göremezlik geliri bağlandığına dair herhangi bir kayda rastlanılmadığını..” bilgisinin verildiğini, dava dilekçesinde iddia olunan olay tarihi 26.08.2010 itibariyle yanında çalıştığı iddia olunan işverenin açık adresi vb. bilgilerinin bulunmaması nedeniyle Kurum kayıtlarında işyeri kaydının tespit edilemediğini, Kurumca nizaya sebebiyet verecek herhangi bir işlem tesis edilmediğini, bu nedenle Kurum aleyhine kusur izafesinin mümkün olmadığı beyanla davanın reddine karara verilmesini talep etmiştir.

Davalı Mimarlık Mühendislik İnş. Tur. Nakl. San. ve Tic. ve Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, davacının, konusu ve tarafları aynı olan … 9. İş Mahkemesi’nin 2017/11 le. sayılı dosyası ile iş kazası nedeniyle maluliyet oranının tespitini talep ettiğini, iş bu dava ile … 9. İş Mahkemesindeki davanın açılmasının sebebi davacının sürekli iş göremezlik ödeneğine hak kazanabilmesini sağlamak olduğunu, bu nedenle tarafları ve konusu aynı olan bir davanın halihazırda zaten mevcut olduğundan iş bu davanın derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davaya konu olayla hiçbir bağlantısı bulunmadığını, iş kazasının gerçekleştiği iddia edilen inşaatın müvekkili şirkete ait olduğu yönündeki beyanların tamamı mesnetsiz olduğunu, söz konusu inşaatta mimar olarak dahi görev almayan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirket esas itibariyle bir mimarlık şirketi olduğunu, inşaat sektöründe sadece mimar ünvanı ile proje ve plan çizimi hizmeti verdiğini, bugüne kadar müvekkili şirketin, herhangi bir inşaatın sahibi olması veya yüklenici olarak o inşaatın yürütülmesini sağlamasının söz konusu olmadığını, davacı tarafından dava dilekçesinde iş kazasının yaşandığını iddia ettikleri inşaatın adresine ilişkin hiçbir bilgi verilmediğini, fakat SGK Başkanlığı’na yapmış oldukları başvuruda iş kazasının yaşandığını iddia ettikleri inşaatın adresinin “ …,…:33 Buca/…” adresini bildirdiklerini, iş bu adreste yer alan inşaatın Yapı Ruhsatının haricen temin edildiğini, iş bu inşaatın “ … ,…” ve “Yapı Müteahhidi: M.T. İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.” olarak gözüktüğünü, ayrıca SGK Başkanlığının 29.03.2011 tarihli “ … (01 Nolu Taşeron) – 4.917.120” sayılı yazısı uyarınca, 05.07.2010 tarihi itibariyle yine iş bu adreste bulunan inşaatın sahibi olan … İnşaat Taah. Tur. Oto. San. Tic. A.Ş.’nin taşeronu olarak …’ın çalışmakta olduğu hususu açıkça gözüktüğünü, gerek Buca Belediyesi nezdinde bulunan gerekse de SGK nezdinde bulunan resmi belgelerden ve yapı ruhsatlarından açıkça görüleceği üzere müvekkili şirketin söz konusu inşaat ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, söz konusu inşaata ait yapı ruhsatı incelendiğinde, yapı projesinde mimar sıfatı ile görev alan kişinin … olduğunu, müvekkilinin ilgili yapıda mimar olarak dahi görevi bulunmadığını, davaya konu inşaatın yapım sürecinde Yapı Ruhsatında Yapı Müteahhidi olarak ismi yer alan .. İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. firmasının, maddi nedenlerden dolayı inşaatı devam ettiremediğini, akabinde diğer davalı …’ın taşeron olarak inşaatın devam etmesinin sağlandığını, mimarlık şirketi olarak sadece plan ve proje çizimi hizmeti veren müvekkili şirketin iş bu inşaatla ilgili bağlantısı olan tek noktanın, söz konusu yapının mimarı olan … ile taşeron …’ın görüşmesine aracılık etmesi olduğunu beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı … vekili cevap dilekçesinde, davacının, konusu ve tarafları aynı olan … 9. iş Mahkemesi’nin 2017/111 E., sayılı dosyası ile iş kazası nedeniyle maluliyet oranının tespitini talep ettiğini, bu nedenle tarafları ve konusu aynı olan bir dava halihazırda zaten mevcut olduğundan iş bu davanın derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının 26.08.2010 tarihinde müvekkiline ait iş yerinde iş kazası geçirdiğini bu nedenle iş kazasının tespitini talep etmişse de davacının müvekkilinin iş yerinde o tarihlerde hiç bir şekilde çalışmadığını, bu davanın tamamen asılsız ve gerçek dışı olduğunu, şöyle ki; davacının hastane evrakları incelendiğinde 3. Kattan kendi evinin balkonundan düştüğünü görüldüğünü, o dönemlerde … Cumhuriyet Başsavcılığı 2010/84606 Soruşturma numaralı soruşturma dosyası açıldığını ve balkondan düşmesi nedeniyle dosyanın takipsizlikle sonuçlandığını, müvekkilinin davacı tarafın babası olan …’a ve abisi olan …’a defalarca iş verdiğini, fakat son vermiş olduğu işi abisi …’ın zamanında tamamlamayınca müvekkiliyle arası bozulduğunu ve müvekkilince bir daha kendisine inşaat işi verilmediğini, bu nedenle davacının müvekkilinin iş yerinde kazanın olduğunu belirttiğini, davacının müvekkilinin yanında hiç bir şekilde çalışmadığını, davacının 26.08.2010 tarihinde çalıştığı iş yerinin … Mimarlık Mühendislik İnş. Tur. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu ve müvekkilinin de taşeron olarak çalıştığını iddia etttiğini, müvekkilinin o dönem … Mimarlık Mühendislik İnş. Tur. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ‘yle birlikte hiç bir şekilde çalışmadığını, müvekkilinin o dönemde yapmış olduğu sadece inşaatın mimarlık projesini … Mimarlık Mühendislik İnş. Tur. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin yaptığını, davacının nerede çalıştığını dahi bilmediğini uydurma iş yerleri göstererek sürekli iş göremezlik aylığının bağlanması için evinde gerçekleşen bu kazayı iş kazası olarak göstermeye çalıştığını beyanla davanı reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş göremezlik geliri bağlanması talebi yönünden davanın tefrikine, iş kazasının tespiti yönünden ise 26.08.2010 tarihinde yaralanması ile sonuçlanan olayın, davacının işyerinde bulunduğu sırada ve işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla meydana geldiği, sigortalının uğradığı zarar ile olay arasında uygun illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu belirtilerek davalı … Mimarlık Mühendislik İnşaat Turizm Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın reddine, davalılar SGK ve … hakkındaki davanın kabulü ile davacının 26.08.2010 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum ve … vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı, mahkemece iş kazasının tespitinde davacı tanıklarının anlatımlarının etkili olduğunu, tanık anlatımlarının birbiri ile çeliştiğini, davacının esasını ortaya koyacak yazılı delil bulunmadığını, davacının davasını ispat edemediğini, meydana gelen zarar verici olay ile sonuç arasında uygun illiyet bağının olup olmadığı hususunun yeterince irdelenmediğini, Yargıtay içtihatları gereği yeterli deliller toplanmadan, yeterli vasıfları taşıyan tanıklar dinlenmeden, yazılı delillere aykırı olarak, yetersiz ve eksik araştırma ile davanın esasını oluşturan tüm hususlar yeterince araştırılmadan ve açıklığa kavuşturulmadan, davacının 26.08.2010 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı … vekili, olayın iş kazası olmadığına ilişkin dosyada birden fazla delil olmasına rağmen bilirkişinin sadece davacı tanıklarının beyanları doğrultusunda olayın iş kazası olduğunu bildirdiğini, davacı tanıkları olarak dinlenen davacının abilerinin müvekkilinin yanında sigortalı olarak çalıştıklarını, müvekkilinin davacının abilerinin sigortasını yapıp davacının sigortasının yapmamasının ve bu durumun davacı tarafından bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının 2.kattan kendi evinden düştüğünü, herhangi bir iş kazası geçirmediğini, kazaya ilişkin olarak … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2010/84606 soruşturma numaralı dosyasında; davacının balkondan düşmüş olması nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, bilirkişi tarafından yapılan tespitin hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında çalışmaları kayda yansıyan davalı tarafın tanık olarak bildirdiği …,…’in beyanları ile davacının bildirdiği tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı … tarafından yapılan inşaat işyerinde duvar ördüğü sırada 4 üncü kattan aşağı düşerek yaralandığı anlaşılmakla iş kazası tespitine dair ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, davalı taraf ceza soruşturmasındaki takipsizlik kararının içeriğine göre kazalının kendi evinde düştüğünün belirlendiğini savunmuş ise de takipsizlik kararı içeriği ile davacının ilk hastaneye başvuru sırasındaki olayın öyküsüne dair rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde iki bildirimin birbiri ile çeliştiği görüldüğü, bu durumun kazalı ve ailesi üyeleri olaydan hemen sonra işvereni koruma amacı ile gerçeğe uygun beyanda bulunmadığını gösterdiğini, zira davacının kardeşlerinin de o dönemde hala işveren nezdinde çalışmaya devam ettikleri gerekçeleri ile ilk derece mahkemesi hükmünün usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davalı kurum ve …’ın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum ve … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili, istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı Mevlit Taşkıran vekili, istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 26.08.2010 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası niteliğinde olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı kurum ve davalı … vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.