Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1471 E. 2023/3512 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1471
KARAR NO : 2023/3512
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/90 E., 2021/623 K.
DAVALILAR : 1- … İnş. San. Tic. Taah. A.Ş. 2- Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 31.10.2008
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İkinci kez verilen karar davalı Kurum vekili temyiz edilmiş olup Dairece temyiz istemlerinin kabulü ile ikinci kez bozma kararı verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen üçüncü karar davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2008/1993 yılında … İnşaat adı altında faaliyet gösteren Kahta İlçe Merkezinde alt yapı, kanalizasyon işleri ve arıtma tesisi yapan şirkette işe başladığını, müvekkilinin her yıl düzenli olarak yenilenen hizmet akdiyle bugüne kadar çalıştığını, hizmet akdi belirsiz süreli zincirleme hizmet akdine dönüştüğünü, müvekkilinin fiilen çalıştığı şirket ile 20.08.1993 ile müvekkilinin işten çıkarılma tarihi olan 13.05.2008 yılları arasında … İnşaa A.Ş.-…İnşaat A.Ş. ve … İnşaat San. Tic. Taah. A.Ş. adı altında değişik ünvanlarla kullanıldığını, müvekkilinin bu şirkette işe başladığı tarih olan 20.08.1993 ile işten çıkarılma tarihi olan 13.05.2008 tarihleri arasında dini bayramlar hariç, müvekkilinin haftanın bütünr günleri sabah saat 07:00 ile öğlen yemeği saati hariç akşam 19:00 saatleri arasında bilfiil aralıksız çalıştığını, müvekkilinin yılın tümünde, günde 12 saat sürekli olarak çalıştığını, müvekkilinin çalışma süresi boyunca sigorta primleri işveren şirket tarafından müvekkilinin maaşından eksik bildirildiğini, beyan ederek, müvekkilinin fazla çalışmış olduğu hizmet sürelerinin tespit edilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 20.08.1993 tarihinden dava tarihine kadar diğer davalı işyerinde sürekli çalıştığının tespitini istediğini, davacının anılan işyerinde ki çalışmalarına ilişkin işe giriş bildirgelerinin kuruma verildiğini, bu farklı zamanlarda verilen bildirgelerin davacının hizmetinin kesintili geçtiğinin karinesi olduğunu, bu karineninde aksi ancak eşdeğerde ki yazılı belgelerle ispatlanabileceğini, Yargıtay’ın görüşününde bu yönde olduğunu, davacının 01.11.1993 yılında ilk kez davalı işyerinde işe girdiği ve 1993 yılında 35 gün çalışmasının olduğu daha sonra 01.01.1997 yılında yeniden işe girdiği ve 1997 yılında 35 gün çalışmasının olduğu daha sonra 01.01.1997 yılında yeniden işe girdiği ve 1997 yılında 120 gün çalışmasının olduğu 1998 yılında 165 gün, 1999 yılında 225 gün, 2000 yılında 148 gün, 2001 yılında çalışma olmayıp 2002 yılında 219 gün, 2003 yılında 46 gün, 2004 yılında 121 gün, 2005 yılında 152 gün, 2006 yılında 219 gün, 2007 yılında 345 gün ve 2008 yılında (13.05.2008 yılından işten çıkışı) 133 gün çalışmış olduğunun görüleceği, bu nedenlerle usul ve yasaya uygun olmayan davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı … İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tespiti istediği süreler için yazılı delil sunmadığı halde bilirkişice sürelerin tamamının hesaplandığını, bu nedenle bilirkişi raporuna açıkça itiraz ettiklerini, ayrıca davacının tespitini istemiş olduğu sürelerin tamamının müvekkil şirketin bünyesinde yapılan çalışmalar olmadığını, bilirkişi raporunda bu hususun belirtilmesine rağmen sanki tespiti istenilen sürelerin tamamının müvekkil şirketin bünyesinde çalışılmış gibi hesaplama yapıldığını, davacının diğer şirketler bünyesinde yaptığı çalışmalar için müvekkil şirkete karşı dava açmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek, bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesine karar verilmesini ve neticede haksız açılan davanın reddine karar verilmesine, ayrıca alacak davası için tespit davasının sonuçlanmasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2011 tarihli ve 2008/328 E., 2011/749 K. sayılı kararıyla; “Davanın kabulü ile, davacı tarafın davalı … İnşaat Tic. A.Ş.’den SGK’ya bildirilen gün sayısının dışında toplam 3289 gün asgari ücretle çalıştığının tespitine,” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 21.Hukuk (kapatılan) Dairesinin 04.11.2013 tarihli ve 2012/13445 E. 2013/19498 K. sayılı ilamı ile; ” Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına ilki 01.11.1993 tarihi olmak üzere Mayıs/2005 tarihine kadar 9 adet işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği, Kasım/1993-Mayıs/2008 davalı tarafından kısmi bildirim yapıldığı, kısmi bordro (1993/3.dönem) tanıklarının fiili çalışmayı doğruladıkları, dönem bordrolarının getirtilmediği, alınan bilirkişi raporunda davacının 01.11.1993-13.05.2008 tarihleri arası kesintisiz çalıştığı ve bu dönemde 3289 günlük hizmetin bildirilmediği kanaatinin belirtildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının 01.11.1993-13.05.2008 tarihleri arasında davalı nezdinde kesintisiz çalışıp çalışmadığı noktasında çıkmaktadır. Hizmet tespiti davasının kamu düzenine ilişkin olduğu dikkate alınarak, dönem bordrolarının getirtilip bordro tanıklarının mahkemece resen tespit edilip dinlenmediği, davacının gösterdiği gösterdiği tanıklar beyanlarında fiili çalışmayı doğrulamışlar ise de, bildirimlerinin çok kısmi olduğu ve tanıkların uyuşmazlık konusu dönemin tamamında çalışmadıklarını belirttikleri ve böylece çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Yapılacak iş, öncelikle uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde dönem bordrolarını getirtmek ve bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya ayrıntılı zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, komşu işyeri tanıklarının çalışma süresini tereddütsüz belirlemek amacıyla gerek görüldüğü takdirde hizmet döküm cetvellerini getirtmek, davacıya yapılan ücret ödemeleriyle ilgili belgelerini istemek ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.” hususlarına işaret edilerek bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 06.11.2018 tarihli ve 2014/207 E. 2018/1087 K. sayılı kararıyla; “Davanın kabulüne, davacı asilin davalılardan … İnş. San. Tic. Taah. A.Ş. Bünyesinde 01.11.1993-13.05.2008 tarihleri arasında kesintisiz olarak asgari ücret üzerinden çalıştığının ve SGK’ya bildirilen gün sayısının dışında toplam 3289 gün asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine,” karar verilmiş; karara karşı davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Yargıtay 21.Hukuk (kapatılan) Dairesinin 05.03.2020 tarihli ve 2019/1393 E. 2020/1479 K. sayılı ilamı ile; “Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Mahkemenin “davanın kabulüne,” dair ilk kararının Dairemizce eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozulduğu, 02.01.1951 doğumlu davacının ağır vasıta şoförü olarak çalıştığı, hizmet cetvelinde 01.11.1993 yılında ilk kez davalı 16475 sicil numaralı … İnşaat San. Tic. Taah. A.Ş. işyerinde işe girdiği ve 1993 yılında 35 gün çalışmasının olduğu daha sonra 01.01.1997 yılında 15941 sicil numaralı …İnşaattan bildirim yapıldığı ve 1997 yılında 120 gün çalışmasının olduğu, 1998 yılında 165 gün, 1999 yılında 225 gün, 2000 yılında 148 gün, 2001 yılında çalışma olmayıp 2002 yılında 234 gün, 2003 yılında 46 gün, 2004 yılında 121 gün, 2005 yılında 152 gün, 2006 yılında 219 gün, 2007 yılında 345 gün ve 2008 yılında (13.05.2008 işten çıkışı) 133 gün çalışmanın 15941 sicil numaralı …İnşaattan bildirildiği, davacı adına 01.11.1993 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin 16475 sicil numaralı … A.Ş.’ den verildiği, bundan sonraki 8 tane işe giriş bildirgesinin 15941 sicil numarasıyla …ve … A.Ş. olarak verildiği, 16475 sicil numaralı … İnşaat San. Tic. Taah. A.Ş. nin Kahta yolu 3. km. Kahta Adıyaman adresinde, 131503 sicil numaralı … İnşaat San. Tic. Taah. A.Ş. merkez ofisinin Kurumda … adresinde kurulu olduğu, 15.10.1984 tarihinden itibaren yasa kapsamında olduğu, 1993/3. dönem bordrosunun dosyada bulunduğu, Kahta SGM den 16475 sicil numaralı … İnşaat San. Tic. Taah. A.Ş. nin 15941 sicil numaralı …İnşaat Ltd. Şti’nin taşeronu olarak işlem gördüğünün bildirildiği, 15941 sicil numaralı …İnşaat Ltd. Şti’nin 1998/2-2008/5 arası dönem bordrolarının gönderildiği, 15941 sicil numarasında … adıyla 2008/Eylül-2007/Ocak ücret bordrolarının gönderildiği, 15941 sicil numarasında … adıyla 1993-2003 arası dönem bordrolarının dosyada olduğu, bozma sonrası 3 tane bordro tanığı dinlendiği, birinin tüm dönem , ikisinin uzun süreli çalışması bulunduğu ve çalışma iddiasını doğruladıkları, Mahkeme kararının 1997-2008 yılları arasındaki hizmetin tespitine ilişkin kısmının yerinde olduğu, ancak 1993-1997 yılları arasındaki çalışmanın ispatı için tanık beyanlarının yeterli olmadığı, talebin çok uzun süreli bir çalışma iddiasına ilişkin olması ve 1993 yılındaki 35 günlük bildirimden 4 yıl sonra 1997 yılında tekrar bildirimde bulunulduğu, bu arada hiç kayıt bulunmadığı, yapılan işin mahiyeti (kamyon şoförü) gereği bu süreçteki çalışmayı ispatlayacak görevlendirme yazısı, trafik cezası vs. gibi başka yazılı delil sunulması gerektiği, eylemli çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla sağlıklı bir biçimde belirlenmeden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılacak iş; 1993-1997 yılları arasındaki çalışmanın ispatı için davalı şirket veya taşeron şirket tarafından düzenlenmiş görevlendirme yazısı, iş çizelgesi veya yapılan iş nedeniyle düzenlenmiş trafik ceza tutanağı, gibi yazılı delil araştırmak, toplanan delilleri değerlendirerek sonucuna göre karar karar vermekten ibarettir.” gerekçesi ile karar bozulmuştur.

C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…bozma öncesi ve sonrası alınan tanık beyanları ile dosya evraklarının tetkik edilmesi neticesinde özellikle davacının hizmet bildiriminin eksik yapılmış olmasından kaynaklı dava açıldığından davacının davalı şirket bünyesinde hizmet akdine tabi bir çalışmasının bulunduğu, söz konusu çalışmanın davalı iş yeri bünyesinde faal olan bir iş yerinde yapıldığı ve davacının iş akdine tabi çalışmasının eylemli ve istem konusu edilen tarihler arasında sürekli olduğuna kanaat getirilmiştir.1993-1997 yılları arasındaki çalışmanın ispatı için davalı şirket veya taşeron şirket tarafından düzenlenmiş görevlendirme yazısı, iş çizelgesi veya yapılan iş nedeniyle düzenlenmiş trafik ceza tutanağı, gibi yazılı delil araştırmak, toplanan delilleri değerlendirilerek davacı tarafından 1993-1997 tarihleri arasındaki çalışma olgusunun ispatlanamadığı anlaşılarak asilin davalılardan … İnş. San. Tic. Taah. A.Ş. bünyesinde 01.01.1997-13.05.2008 tarihleri arasında, asgari ücret ile hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının ve sigortasız geçen bu çalışmaların sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği” belirtilerek “Davanın kısmen kabulüne – kısmen reddine, davacı asilin davalılardan … İnş. San. Tic. Taah. A.Ş. bünyesinde 01.01.1997-13.05.2008 tarihleri arasında, asgari ücret ile hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının ve sigortasız geçen bu çalışmaların sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi kanaat ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve amacına aykırılık teşkil ettiği, davacı tarafın öncelikle talebi hakkında müvekkil kuruma yazılı olarak müracaat etmesi gerekirken, doğrudan dava açmasının kanun usul ve esasına aykırı olduğu, müvekkil kurumun fer’i müdahil sıfatı ile davaya kabulü ile aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği, Mahkemece sadece dinlenen tanık beyanlarına itibarla kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu, eksik inceleme sonucu karar verildiği belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine yöneliktir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.