Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/149 E. 2023/925 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/149
KARAR NO : 2023/925
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1698 E., 2022/2143 K.
vekili Avukat …
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 28.02.2017
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/100 E., 2020/65 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı, davalı ve fer’i müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ve fer’i müdahil kurum vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.07.2000 ile 15.02.2017 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitini talep etmiştir.

Davacı vekili, davalı şirketin … Kapı’da bulunan … Kuyumculukta 15.07.2000 tarihinden 15.02.2017 tarihine kadar çalıştığını, müvekkilinin işyerinde en son aldığı ücretin 2.500 TL olduğunu, müvekkilinin, davalı işyerinde çalışmaya başladığında 15 yaşında olduğunu ve bu zamana kadar da başka hiç bir işyerinde çalışmadığını, belirtmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline ait işyerinde 02.05.2007 ile 22.12.2014 tarihleri arasında ve 03.06.2015 ile 10.02.2017 tarihleri arasında fasılalı olarak çalıştığını, davacının çalıştığı süre boyunca sigortasının fiili çalışması olan tüm dönemlerde yapıldığını, işyeri kayıtlarının gerçeğe uygun olduğunu belirterek ; davanın reddini istemiştir.

2. Fer’i müdahil SGK cevap dilekçesinde; yetki itirazlarının bulunduğunu, kayıtların incelenmesinde; davacının iddia ettiği dönemlere dair çalışmalarına ilişkin bilgi ve belge bulunamadığını, hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı …’in 1005805 sicil numaralı davalı şirkete ait işyerinde 01.07.2004 ile 20.05.2005, 13.10.2006 ile 22.12.2014 ve 03.06.2015 ile 10.02.2017 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden giriş ve çıkışı 3880 gün çalıştığı, 3441 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği, bildirimi yapılmayan 01.07.2004 ile 20.05.2005 ve 02.12.2006 ile 31.03.2007 tarihleri arasında asgari ücret ile 439 günlük çalışmasının kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine; karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; … ile birlikte çalışmış olup 2000 ile 2005 yılları arasında Akbank ve İşbankası … şubelerinden hemen her hafta …’ın kızlarına kendi ıslak imzası ile para gönderdiğinin müvekkilinin 2000 yılından beri davalıya ait işyerinde çalıştığının somut kanıtı olduğunu belirterek; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hak düşürücü süre yönünden yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, işe başlama tarihinin 01.07.2004 olarak tespit edilmiş olmasının dosya kapsamına ve toplanan delillere uygun olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitin aksine davacının sigorta tespitini istediği dönem yönünden; …’ün kaydının bulunmadığını, davacının, davalı işverene ait iş yerinde 02.05.2007 ile 22.12.2014 tarihleri arasında ve 03.06.2015 ile 10.02.2017 tarihleri arasında fasılalı olarak çalıştığını, kuruma tam olarak bildirildiğini belirterek; davanın reddini istemiştir.

3. Fer’i müdahil kurum vekili istinaf dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreye uğradığını, kurum kayıtlarının incelenmesinde davacının iddia ettiği dönemlere ilişkin herhangi bir çalışmasına rastlanılmadığını, davanın tanık beyanlarıyla dahi ispatlanamadığını belirterek; davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile imzalı ücret bordrolarında davacının işe giriş tarihlerinin 03.06.2015 ve 02.05.2007 olarak gözüktüğü, bu tarihlerin kurum kayıtları ile örtüştüğü, yine davacının imzasını taşıyan fesih bildirimi tebligatı, ibraname ve tazminat hesaplama tablosunda 02.05.2007 ile 22.12.2014 tarihleri arasında çalışıldığı belirtilmiş olmakla birden fazla işe giriş bildirgesinin kesintili çalışmaya karine teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle her bir çalışma döneminin kendi içinde değerlendirilmesi gerektiği, davacının ilk bildiriminin yapıldığı 13.10.2006 öncesine ilişkin tespit talebinin 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü yönünde hüküm verilmesi isabetsiz olduğu, davacının 02.05.2007 tarihinden sonraki bildirimlerinin davalı işverenin diğer işyeri olan … sicil sayılı kuyumculuk işyerinden yapılmış olduğu görülmekle bu tarih öncesine dair çalışmanın ayrı olarak değerlendirilmesi yine zorunlu olduğu bildirimsiz kalan 01.01.2007 ile 31.03.2007 ve 23.12.2014 ile 02.06.2015 tarih aralığında ise davacının imzasını taşıyan fesih bildirimi tebligatı, ibraname ve tazminat hesaplama tablosunda 02.05.2007 ile 22.12.2014 tarihleri arasında çalışıldığı belirtilmiş olmakla yazılı deliller karşısında tanık beyanlarına itibar edilmesi mümkün olmadığı gerekçeleri ile davalı ve fer’i müdahil SGK vekillerinin başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf yoluna başvuru nedenleri ile aynı gerekçelerle kararın kaldırılması gerektiğini belirtilerek; davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86 ncı maddesi .

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyiz taleplerinde yapılan itirazların hizmet tespiti talebinin hak düşürücü süre yönünden reddine ve de kalan kısım yönünden de davanın sübut bulmadığına dair karara yönelik olduğu , yukarıda anlatılan mevzuat kapsamında, imzalı ücret hesap pusulaları, davacı tarafından imzalı fesih bildirim tebligatı, ibranameler ve tazminat hesap tablolarının varlığı karşısında çalışmaların kesintili olduğu, dava tarihinin de 02.03.2017 tarihi olması ve de davacının davalı nezdinde ilk işe girişinin 13.10.2006 olması karşısında, işbu tarih öncesi kararın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiği; sonraki süreler yönünden de taleplerin imzalı belgeler karşısında sübut bulmadığı anlaşılmakla, Mahkemece verilen karar yerinde görülmektedir .

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.