Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/150 E. 2023/5439 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/150
KARAR NO : 2023/5439
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2260 E., 2022/1971 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/392 E., 2022/92 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maluliyetinin tespitine, tespit edilecek maluliyet oranına göre davacının Kuruma başvuru tarihi olan 16.01.2017 Tarihi itibariyle malulen emekliliğe ve emekli aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Davacı …’a ait şahsi sicil dosyasının incelenmesinde; … ve …oğlu, … 30.01.1959 doğumlu davacının ilk kez 01.02.1977 tarihinde 1479 sayılı Kanun kapsamında yurtdışı çalışması nedeni ile 4/1-b kapsamında tescil edildiği, 01.10.2008-26.09.2013 tarihleri arasında 1826 gün 1479 sayılı Kanun kapsamında çalışmasının bulunduğu, davacının 16.01.2017 tarih, 647603 sayılı dilekçesi ile maluliyeti nedeni ile tahsis talep dilekçesi verdiği,

… Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinin düzenlemiş olduğu 25.04.2017 tarih ve 305-110 sayılı raporu Kurum Sağlık Kurulu tarafından incelenerek 28.06.2017 tarih ve 20173502492 sayılı karar ile davacının çalışma gücünün % 60’ını kaybetmediğine dair karar verildiği, bu durumun 14.07.2017 tarih 8.918.063 sayılı yazı ile davacıya bildirilerek 16.01.2017 tarihli tahsis talebinin reddedildiği anlaşılmıştır.
Yüksek Sağlık Kurulu tarafından verilen 11.06.2018 tarih, 2018/6745 E-45/9949 sayılı karar ile; “mevcut belgelere göre davacının çalışma gücünün en az % 60’ını kaybettiği anlaşılmış ise de, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı iş yerine maluliyetini gerektirecek düzeydeki bu hastalığı veya arızası ile girdiği tesbit edildiğinden maluliyet aylığından yararlanamayacağına dair karar verildiği,

Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 02.10.2019 tarih, 16799 sayılı raporu ile; Kişinin 85/95 Karar Sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü 10. bölüm A2 maddesi kapsamında çalışma gücünün en az 2/3’ünü kaybetmiş olduğu, 11.10.2008 tarih 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri Ek 1, A1 maddesi kapsamında çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmiş olduğu,

03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmiş olduğu, malul sayılması gerektiği, Mevcut belgelerde ve kişinin kurulumuzda tespit edilen nörolojik tablosunun 2003 yılında geçirmiş olduğu diseksiyon tablosundan itibaren bulunduğunun anlaşıldığının belirtildiği,

Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 25.03.2021 tarih, 455 sayılı raporu ile; Kişinin 85/95 Karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü 10. bölüm A2 maddesi kapsamında çalışma gücünün en az 2/3’ünü kaybetmiş olduğu, 11.10.2008 tarih 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri Ek 1, A1 maddesi kapsamında çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmiş olduğu, 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmiş olduğu, malul sayılması gerektiği,Maluliyetinin 2003 yılında geçirmiş olduğu diseksiyon tablosundan itibaren başladığı oy birliği ile mütalaa olunduğu anlaşılmaktadır.
SGK … İl Müdürlüğünün 16.01.2020 tarih, 1021902 sayılı yazısı ile davacının Kurum tarafından gönderilen Borç Tahakkuk Cetveline göre 01.10.1974 tarihinde yurtdışında çalışmaya başladığı bilgisi verilerek, 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanma belgelerinin gönderildiği, gelen belgelerin incelenmesinde davacının 16.11.2016 tarihli dilekçesi ile yurtdışı borçlanması Federal Almanya’da geçen 01.02.1977-28.02.1977 arasındaki 30 günlük borç tutarını 13.01.2017 tarihinde ödediğinin bildirildiği görülmüştür.

Dava konusu olayda davacı 16.01.2017 tarihli dilekçesi ile çalıştığı Kuruma müracaat ederek maluliyet sigortasından faydalanmak istemesi sonucunda, … Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinin düzenlemiş olduğu 25.04.2017 tarih ve 305-110 sayılı raporu Kurum Sağlık Kurulu tarafından incelenerek 28.06.2017 tarih ve 20173502492 sayılı karar ile davacının çalışma gücünün % 60’ını kaybetmediğine dair karar verildiğinden davalı Kurum tarafından davacının maluliyet aylığı bağlanması talebi reddedilmiştir.

Bilahare davacı iş bu davayı açtıktan sonra Mahkememiz kanalı ile dosyanın gönderildiği Yüksek Sağlık Kurulu tarafından verilen 11.06.2018 tarih, 2018/6745 E-45/9949 sayılı karar ile; “mevcut belgelere göre davacının çalışma gücünün en az % 60’ını kaybettiği anlaşılmış ise de, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı iş yerine maluliyetini gerektirecek düzeydeki bu hastalığı veya arızası ile girdiği tesbit edildiğinden maluliyet aylığından yararlanamayacağına” dair karar verildiği görülmekle bu defa dosya Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve Adli Tıp 3 İhtisas Kurulunun 02.10.2019 tarih, 16799 sayılı raporu ile ve bunu teyit eden Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 25.03.2021 tarih, 455 sayılı raporu ile; “Kişinin 85/95 Karar Sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü 10. bölüm A2 maddesi kapsamında çalışma gücünün en az 2/3’ünü kaybetmiş olduğu, 11.10.2008 tarih 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri Ek 1, A1 maddesi kapsamında çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmiş olduğu, 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmiş olduğu, malul sayılması gerektiği, Maluliyetinin 2003 yılında geçirmiş olduğu diseksiyon tablosundan itibaren başladığı”nın oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir.

Olayda davacının ilk defa 01.10.1974 tarihinde 1479 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başladığı, ancak 30.01.1959 doğumlu olduğundan sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu 01.02.1977 olarak kabul edildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından da maluliyetinin 2003 yılında başladığı tesbit edildiğinden, ilk defa çalışmaya başladığı tarihte de malul sayılmayı gerektirecek düzeyde bir hastalık ve arızasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. 1479 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinde; “Malûllük aylığı, malullüğün tespit edildiği tarihi takibeden aybaşından başlar.” hükmü yer almakta olup, her ne kadar dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden davacının maluliyet sigortasından faydalanmak istediğine dair Kuruma ilk müracaatından sonra sevk edildiği … Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinin düzenlemiş olduğu 25.04.2017 tarih ve 305-110 sayılı raporunun değerlendirildiği 28.06.2017 tarih ve 20173502492 sayılı kararı ile “davacının çalışma gücünün % 60’ını kaybetmediğine” dair karar verilmiş ise de, YSK’nun 11.06.2018 tarih, 2018/6745 E-45/9949 sayılı karar ile; “mevcut belgelere göre davacının çalışma gücünün en az % 60’ını kaybettiği, ancak sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı iş yerine maluliyetini gerektirecek düzeydeki bu hastalığı veya arızası ile girdiği tesbit edildiğinden maluliyet aylığından yararlanamayacağına dair karar verildiği” görülmekle davacının çalışma gücünün % 60’ını kaybetmiş olduğu YSK tarafından da kabul edildiğinden davacının maluliyetinin tesbit edildiği tarihin 25.04.2017 olduğu ortaya çıkmış bulunmaktadır.

Bilindiği üzere Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar SGK Kurumunu bağlayıcı nitelikte olup, her ne kadar YSK tarafından yukarıda belirtilen kararda davacının işe malul girdiği belirtilmiş ise de, davacı vekili tarafından sonradan dosyaya sunulan Dr.Karin Schlecker tarafından 22.11.2018 tarihinde düzenlenmiş raporun aslından tercüme edilmiş belgesinde; davacıda mevcut rahatsızlıkların hiçbirisinin 2003 yılından önce mevcut olmadığının belirtildiği ve dosyada mevcut Adli Tıp Raporları ile maluliyetinin 2003 yılında geçirmiş olduğu diseksiyon tablosundan itibaren başladığı oy birliği ile mütalaa olunduğundan, YSK’ nun davacının ile işe girdiğinde malul olduğu tezinin de çürütülmüş olduğu anlaşılmaktadır.

O halde malul olduğu tesbit edilen davacının maluliyet aylığı bağlanması için gerekli şartları taşıyıp taşımadığının da incelenmesi gerekmekte olup, 1479 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde “en az 5 tam yıl sigorta primi ödemiş olmak, yazılı istekte bulunmak ve istek tarihi itibariyle her türlü borçlarını ödemiş olmak” şartlarını da sağlamış olması gerekmektedir.

Davacının şahsi dosyasın incelenmesinde; yurtdışı borçlanması ile Federal Almanya’da geçen 01.02.1977-28.02.1977 arasındaki 30 günlük borç tutarını 13.01.2017 tarihinde ödediği ve 01.02.1977-26.09.2013 tarihleri arasında toplam 1826 gün zorunlu MYÖ sigortası primi ödenmiş gün sayısının bulunduğu, Kuruma müracaat tarihi olan 16.01.2017 tarihinde her türlü borcunu ödemiş olduğu tesbit edilmiştir.

Bu durumda davacının … Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinin düzenlemiş olduğu 25.04.2017 tarih ve 305-110 sayılı raporu ile çalışma gücünün % 60’ ını kaybettiği tespit edildiğinden, bu tarihi izleyen aybaşı olan 01.05.2017 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanmasına hak kazanmış olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle;

Davanın kabulü ile;
Davacının yaşadığı kaza nedeniyle %60 oranında meslekte kazanma gücü kaybının olduğunun tespitine,
Davacıya … Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinin düzenlemiş olduğu 25.04.2017 tarih ve 305-110 sayılı rapor ile çalışma gücünün 2/3’ünü kaybettiği anlaşıldığından, maluliyetinin tespit edildiği tarihi izleyen aybaşı olan 01.05.2017 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri
Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
Adli Tıp 2. Üst Kurulu’nca; 11.10.2008 Tarih 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri Ek 1, A1 maddesi kapsamında davacının çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmiş olduğunun, 03.08.2013 Tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmiş olduğunun, malul sayılması gerektiğinin ve maluliyetinin 2003 yılında geçirmiş olduğu diseksiyon tablosundan itibaren başladığının bildirilmiş olması, her ne kadar Yüksek Sağlık Kurulu’nun 11.06.2018 tarihli kararında; davacının ilk defa çalışmaya başladığı iş yerine maluliyetini gerektirecek düzeyde hastalık ve arızası ile girdiği belirtilmiş ve davacı da 01.10.2008 – 26.09.2013 tarihleri arasında 5510 sayılı Yasa’nın 4/1-b maddesi kapsamında sigortalılığı görünmekte ise de; davacının 16.11.2016 tarihli yurtdışı borçlanma talep dilekçesi ile 18 yaş da dikkate alınarak 30.01.1977 tarihinden itibaren 30 gün borçlanma talep ettiğinin, davacının yurtdışındaki çalışmalarının 1974 yılında başladığının, davalı Kurum tarafından talebin kabul edilmesi ve davacının da borçlanma bedelini ödemesi nedeni ile davacının 01.02.1977 – 28.02.1977 tarihleri arasındaki dönemi borçlandığının, bu itibarla; davalı Kurum tarafından davacının ilk defa çalışmaya başladığı tarihte maluliyetini gerektirecek düzeyde hastalık ve arızasının bulunduğunun kabulünün mümkün olmadığının, davacının maluliyet aylığı şartlarını da haiz olduğunun anlaşılmış olması nedeni ile; ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,

… 1. İş Mahkemesi’nce verilen 21.04.2022 Tarih, 2017/392 Esas ve 2022/92 Karar sayılı karara yönelik davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının maluliyetinin tespitine, tespit edilecek maluliyet oranına göre davacının kuruma başvuru tarihi olan 16.01.2017 tarihi itibariyle malulen emekliliğe ve emekli aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un geçici 7 inci maddesinin 1’inci fıkrası delaletiyle 1479 sayılı Kanun’un 25 ila 33 üncü maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.